Elimizden geleni yapmak

Etrafının farkında yaşamak ne demek?
Elimizden geleni yapmak

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Sürdürülebilirlik ve bilinçli yaşam.
Bu kelimeleri duyduğumda bile kaçardım.
Alıştığımı değiştirmek, temellerime dokunmak hep korkutucu gelmiştir. Sorgulamak. Yaşam şeklimi değiştirmek.
Sürdürülebilirlik kavramı etrafımda olgunlaştıkça, ben kendimin karanlık köşeleriyle yüzleştikçe; ihtiyaçlarımı ve önceliklerimi gözden geçirebilme cesaretini bulabildim. 
 

Günlük yaşamımızda düşünmeden, sorgulamadan tükettiklerimizin uzun vadede ne yaratabileceğini düşündük mü hiç?
Tıpkı yaşadığımız ve bir daha konuşmadığımız travmalarımız gibi.
İçimizde dağ olan, her gün beslenen, bastırdıkça gider sandığımız korkularımız gibi. Tükettiklerimiz de bir yerlerde dağ mı oluyor?
Travmalarımız üzerine çalışılmayınca; bizleri limitleyen unsurlar olarak hayatımıza geri dönüyorlar.
Tükettiklerimizin geri dönüşü ise ekolojik olarak oluyor.

Küresel nüfus artıyor.
Arttıkça kaynak kullanımı çoğalıyor.

İnsan git gide doğasından uzaklaşıyor. Uzaklaştıkça içindeki boşluk derinleşiyor.
Derinleştikçe kendini bu düzleme ait hissedebilmek adına tüketiyor.
 

Peki ya ben?

Bütün bunların içinde, moda sektörünün göbeğinde, nasıl baş ediyorum olan bitenlerle?

Farkında olmadığın şeyin nasıl farkına varırsın? Sorgulamadıklarını sorgulayarak mı?
Sorgulanmamış her inanç seni acıya götürür mu? Ortam seni değil, sen ortamı şekillendirmelisin.
Etrafının farkında yaşamak ne demek? Çevreye duyarlı yaşamak ne demek?
Yediğim yemek, kullandığım enerji, atıklarım, bindiğim araba; kısaca günlük, düşünmeden verdiğim kararlarım.

Bence bizim jenerasyonun en büyük sıkıntısı “Ben mi değiştireceğim dünyayı zihniyeti”. Çok çabuk gelen demoralizasyon.
Evet, sen ve ben değiştireceğiz dünyayı.
Önce kendimizin karanlık köşelerini, sonra alışkanlıklarımızı. 

Yaşamak için en kolay seçenek demoralize olmak.
Her yaptığımızı kendi kendimize koyduğumuz sınırlara ulaşmak adına yapmak yıpratıcı.
Bizler el ele verdik ve elimizden geldiği kadarını yapmayı mı unuttuk?
 

Yaptığın sana yetmiyor mu?
Çünkü bir yerlerde insanlar bir şeyleri daha “iyi” yapıyorlar diye. Daha “başarılı”lar diye.
Ve bunu durmadan özenle gözümüze sokuyorlar diye.
Ben nasıl 0 plastik yaşayacağım? 
Nasıl hiç et yemeden duracağım? 
Hiç mi alışveriş yapmamalıyım?
Gözün mü korkuyor bir yerinden tutmaya? 

Bazen elimden “en iyisi” gelmiyor diye hiç yapmamayı tercih ettiğimi fark ettim. Sonra dedim ki kendime, "Ee yapabiliğini yap".
Herkes yapabildiğini yapsa, nasıl bir etkisi olur düşünsenize. Ne basit değil mi?
Hep kafamda koyduğum sınırlara mı ulaşmam lazım başardım diyebilmek için?
İyi de “başarı" kelimesine anlamı ben yüklemedim mi? Tekrar yükleyemez miyim?
Veya benim adıma başka birisi yüklediyse eğer; ona iade edemez miyim?

Benim yapabildiklerim:

Vegan besleniyorum, hayvansal ürün tüketmiyorum. Maalesef vegan giyinemiyorum, henüz orada değilim. Genelde bunu vegan insanlar yargılıyor, umrumda bile olmuyor.

Geri dönüştürüyorum. Çöplerimi ayırıyorum. Kâğıt ve plastiklerimi bizim mahalledeki kâğıtçı çocuklara veriyorum. Bu sayede hem onların işini kolaylaştırmış oluyorum hem de geri dönüştüklerinden emin oluyorum.

Eve plastik almamaya çalışıyorum. Elimden geldiğince dikkat ediyorum.

Nereden alışveriş yaptığıma dikkat ediyorum. Paramı verdiğimi yaşattığımın bilincindeyim. Desteklemediğim iş modellerine, fikirlere kaynaklarımı akıtmıyorum.

Yeni kuracağım işimi yerel üretimi desteklemek adına tasarladım. Madem moda sektöründeyim, tüketici toplumun göbeğindeyim, tüketime boyun eğmek yerine yön verebilir miyim?

Kendime sorular soruyorum. Sorgulamadıklarımı sorguluyorum. Her yaptığım yoruma açık. Her gün gelişmeyi, dönüşmeyi hedefliyorum.
Elimden geldiği kadarını, bana uygun olanı, benim hayatımda sürdürülebilir olacak kararlar vermeye çalışıyorum.

Kendi bilincinde olan birey dünyayla yüzleşebilir, zararını veya faydasını düşünerek hareket edebilir.
Dünyaya faydalı olabilmek için önce kendime faydalı olabilmem gerekir.
Ve toplumun direttiklerine, kendi kendime koyduğum sınırlara değil de sadece elinden geldiği kadarını yapmaya gönüllü olabilmem.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

ANGST 10: YA HEP YA HİÇ DEMEDEN

Elinden geleni yapmaya var mısın?

03 Oca 2021

ANGST 10: YA HEP YA HİÇ DEMEDEN

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Metin V. Bayrak

·

04 Eki 2026

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Metin V. Bayrak

·

27 Eyl 2026

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?