

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Ayşe Erenel Margossian
Her yıl sonu, yeni yıl itibariyle hayatımızda daha iyi olmasını istediğimiz öğeleri geliştirmek adına yeni kararlar alıyoruz. Bunlar bazen kısa dönemli kürler, bazen de uzun vadeli, kökten değişimler olabiliyor. Yılın ilk ayı olan Ocak ayı boyunca ve hatta yılın geri kalanında bitki bazlı beslenmeyi ve vegan yaşam tarzını teşvik eden küresel bir hareket olan Veganuary de bunlardan biri. İsminden de anlaşılacağı gibi vegan ve İngilizce Ocak ayı anlamına gelen January kelimelerinin ulamasından meydana gelen Veganuary, 2014’de İngiltere’de kurulan kar amacı gütmeyen, insanları veganlık hakkında bilgilendiren ve yüreklendiren bir organizasyon.
İklim krizi ve çevre sorunlarıyla yakından ilgilenenlerin aşina olduğu vegan kelimesi; çeşitli nedenlerden, hayvan kökenli ve diğer hayvansal ürünleri kullanmayı reddetmek anlamına geliyor.
Jane Land ve Matthew Glover tarafından kurulan ve ilk eylemini 2014’te gerçekleştiren Veganuary Hareketi, en azından Ocak ayı boyunca ve hatta tüm yıl boyunca kişileri vegan beslenme için bilgilendiriyor ve vegan yaşam tarzı için teşvik ediyor.

İlk uygulandığı sene, 12,800 olan katılımcı sayısı, 2021’de 582,538 katılımcıya kadar ulaştı. Bu sayının katlanarak çoğalacağı da aşikâr. Veganuary web sayfası konuyla ilgili birçok bilgi, rehber ve destek içermekte. Bu hızla büyüyen hareket, dünyanın birçok ülkesinde restoranlar, süpermarketler ve hatta büyük fast food zincirleri tarafından bile desteklenmekte.
Artık ülkemizde de vegan olmak geçmişe nazaran daha bilindik ve kolay. 90’lardan ve hatta evvelinden bu yana vegan olanlar, vegan diş macunu ya da şampuanı bulmanın ne kadar zor olduğunu hatırlayacaktır. Şimdilerde ise vegan ve zulüm uygulanmadan üretilmiş kozmetik ürünlere ulaşım oldukça mümkün.
Ülkemiz, özellikle Akdeniz ve Ege mutfağının etkisiyle zeytinyağlı ve ot çeşitleriyle veganlara büyük kolaylık sağlarken, artık bitki bazlı peynir, süt gibi alternatif ürünlerin yerel üretimi de her geçen gün artmakta. Hatta, ben etten asla vazgeçemem diyenleri bile vazgeçirebilmek ya da en azından haftalık tüketimlerinin bir kısmını azaltmak adına vegan et alternatifleri üretilmekte ve piyasaya her geçen gün yeni bir vegan dostu marka eklenmekte.
Biliyoruz ki hayvansal beslenmeden dönemsel olarak ya da tamamen vazgeçmenin sadece bedenimize değil, yuvamız Dünya’ya da faydası büyük.

Yuvam Dünya Kitaplığı’nın ilk yayını ve Türkçe’ye çevirilmiş karbon ayak izi için bir rehber niteliğinde olan ‘Muz Ne Kadar Kötüdür’ kitabına baktığımızda;
- 115 gram bir peynirli burger 2,5 kg karbondioksit eş değeridir.
- Kırmızı et ve hayvansal tarımcılıkta başka bir önemli sorun daha vardır. İnekler de aynı koyunlar gibi geviş getiren hayvanlardır. Bunun anlamı, karbondioksitten yirmi beş kat daha tesirli olan metan gazını çıkarmalarıdır.
- Yarım litre süt 723 gram karbondioksit eş değeridir.
- Süt tamamen kırmızı etteki gibi nedenlerden dolayı yüksek karbonlu bir gıdadır. Çoğu hayvan gibi inekler de, sadece et ve süt üretmek için değil aldıkları gıdanın çoğunu ısınmak ve etrafta dolaşmak için harcarlar.
diyor kitabın yazarı Mike Berners-Lee.
Et ve süt ürünlerini özetlediği bölümündeyse insanların, hayvanların tükettiği bitkileri doğrudan yemelerinin daha etkili olacağını ve bu sayede bitki enerjisinde eksilme yaşamadan kendi vücutlarımıza alabileceğimizden bahsediyor. Süt ürünleri de hayvansal et ürünleriyle benzer sorunları taşıyor yani etten peynire geçiş yapmanın pek de bir anlamı olmuyor.
İster sağlık, ister iklim krizi, ister hayvan hakları için olsun ya da aslında gönül ister ki bu sebeplerin hepsi ve adil bir gelecek için Veganuary deneyimlemeye karar verin, birçok konuda fayda sağlayacağınız tartışmasız.
Halihazırda Veganuary’i deneyimlemiyorsanız çok da geç sayılmazsınız. Ocak ayının son haftasına yaklaşırken, bugün itibariyle önümüzdeki 31 gün boyunca bitkisel temelli yani vegan yaşam tarzını benimseyebilirsiniz. Veganuary’nın geçtiğimiz yıllardaki raporlarına göre katılımcıların yarısından fazlası Ocak ayından sonra da vegan olmayı sürdürdü. Katılımcılardan bazıları vegan beslenmenin zannedildiği gibi zor olmadığını, bazıları ise yaşam kalitelerinin artması üzerine vegan yaşam tarzına devam ettiklerini belirttiler.
Yine de sağlığınız ya da ne tarz bir beslenme yöntemi takip etmeniz gerektiği konusunda kafanızda soru işaretleri var ise bir uzmana danışabilirsiniz. Yalnızca beslenmede değil, hayatta vegan olmakla ilgili sorularınıza ise Emel Ernalbant & Hazal Yılmaz’ın yazdığı ‘50 Maddede Veganlık’ kitabında cevap bulabilirsiniz. Bir gün artık bugün olsun!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR



