Enerji Çözümleri

Geleceğimiz için en temiz enerji üretim sistemleri
Enerji Çözümleri

Dünyahali - Galata Wind - 145
Galata Wind ile birlikte

Bu sayı 11-16 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında Dünyahali ve Yuvam Dünya Çatı Destekçisi Galata Wind ortaklığında hazırlanmıştır.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Levent Kurnaz

Tarım ve sağlıkla beraber vazgeçilmez diyebileceğimiz en önemli üç teknolojiden biri enerji üretimidir. Özellikle gittikçe daha fazla bilgisayar teknolojilerine dayanmaya başlayan günümüzde enerji üretim teknolojileri belki de bir adım öne geçmiştir. Ne yazık ki uygarlığımızı üzerine bina ettiğimiz enerji üretimi, belki de uygarlığımızın sonunu getirecek yönde ilerliyor. Bir yandan enerji üretmeye çabalarken diğer yandan da doğaya oldukça büyük zarar veriyoruz.

Doğaya hiç zarar vermeden enerji üretebilmek mümkün mü? 

Mümkün değil. Eğer bir mağarada yaşamıyorsak ve tükettiğimiz enerji ağaçların kopan dalları değilse ürettiğimiz her enerji mutlaka doğada bir değişikliğe neden olacaktır. O nedenle de her zaman en sürdürülebilir ve doğaya zarar vermeyen enerji türü tüketmediğimiz enerjidir diyoruz. 

  • Daha az tüketim ve artan enerji verimliliği bizim ve gezegenin sürdürülebilirliği açısından en başta gelen ilk çözüm.

Ama günümüzün dünyasında 8 milyarı buna ikna etmemize imkan yok. O nedenle de ikinci en iyi çözüme doğru gitmek zorundayız. Her ne kadar “ikinci en iyi çözüm” desek de başta söylediğim gibi, bir mağarada yaşamadığımız müddetçe mutlaka bir zararımız olacaktır. Bilim insanları olarak bizim görevimiz bu değişik enerji üretim sistemleri arasından en az zararlı olanını belirlemektir. 

  • Bugün için en iyi ikinci çözüm ise, rüzgar ve güneş kullanarak elektrik enerjisi elde etmek. 

Hidroelektrik, doğru yapıldığı müddetçe bir sonraki çözümdür, ama ülkemiz gibi su kaynakları gittikçe kısıtlanan bölgelerde hidroelektriğe güvenerek planlama yapmak sürdürülebilir değildir. Nükleer bunun ardından gelir, doğal gaz ve kömürden enerji elde etmek de en son ihtimaldir. Hatta eğer gezegenimizin sürdürülebilirliğinden söz ediyorsak kömürü bir enerji kaynağı olarak kullanmaya derhal son vermemiz gereklidir.

  • En iyi ikinciler olarak nitelediğimiz güneş ve rüzgarın da kullanıma göre artıları ve eksileri var. 

Ülkemiz açısından bakıldığında güneş enerjisi neredeyse her bölgede kullanılabilir ve nispeten ucuz. Yani çoğumuz çatımıza bir güneş enerjisi sistemi kurarak en azından sıcak su ve biraz daha fazla yatırımla elektrik enerjisi üretebiliriz. Ancak bu noktada çoğumuz konunun “yatırımı çıkartma” kısmına takılıyoruz. Haklısınız, herkes cebini düşünecek. Benim söylediklerim ise daha çok neyin mümkün olduğunu anlatmaya yönelik. Yatırdığınız parayı üç senede değil de on senede çıkartmayı göze alırsanız kendi enerjinizi bu şekilde üretebilmeniz mümkün. Elbette bunun için en iyi enerji olan tasarrufu ön plana çıkartmak gerekli.

Rüzgar ise bu denli kolay elektrik üretmiyor. O koca pervanelerin döndüğü direkleri dikmek ve o pervaneleri yerleştirmek oldukça bir iş. Dolayısıyla, bahçenize bir rüzgar türbini dikmeniz o denli kolay ve ucuz değil. Ayrıca, bu büyük pervaneler oldukça nazlılar, fazla ve az rüzgarda çalışmıyorlar, oysa hava bulutlu da olsa az miktarda güneş enerjisi üretmeniz mümkün. Rüzgarın güneşe bir avantajı ise geceleri de esmesi. Bir de teknik olarak rüzgar santralleri güneş santrallerinin yaklaşık iki katı ömre sahip. 

Rüzgar santralleri de güneş santralleri de yapımı esnasında doğaya zarar veriyor. Ancak bu noktada bilim insanlarının yaptığı yaşam döngü analizlerine değer vermemiz gerekiyor. Yani, 1MWh enerji üretmek için kullanacağımız çeşitli enerji kaynaklarının doğaya verdiği tüm hasar ne kadardır? Bu sorunun cevabı size yukarıda verdiğim sıralamayı getiriyor. 

  • Kömürü hemen kullanmaktan vazgeçmek zorundayız, doğal gaz ise oldukça hızlı hayatımızdan çıkartmamız gereken bir yakıt. 

Ama bu sefer de karşımıza süreklilik sorunu çıkıyor. Kömürlü termik santraller doğaya çok zarar veriyor fakat 24 saat elektrik üretmemiz mümkün. Oysa güneş sadece gündüzleri, rüzgar ise sadece estiği sürece var. O zaman da batarya ile güneş ve rüzgarı depolamamız gerekiyor. Bu da hem çevreye verilen zararı hem de maliyeti artırıyor. 

Başka bir çözüm gerçekten mi yok?

Aslında var ama insanlığın gelecek için ortak çalışmasını gerektiriyor. Dünya’nın bir noktasında herhangi bir anda güneş mutlaka var, bir yerlerde de rüzgar devamlı esiyor. Enerji hatlarını sadece ülke içinde ya da yakın ülkeler arasındaki yapılar olarak görmeyi bırakıp küresel düşünsek gece Grönland’daki rüzgardan üretilen elektrik ABD’ye yeter de artar bile. Gobi Çölü’ndeki güneş enerjisi üretimi Avrupa’yı güneş doğana kadar besleyebilir. İletimden kaynaklanan enerji kayıpları mı? CERN’e Avrupa senelerdir sadece Higgs bozonunu bulsun diye mi para akıtıyor sizce? Orada kullanılan süperiletken kablolar günü geldiğinde enerji sistemlerimizi de çalıştırmayacak mı?

Çözümler var, hem de çok. 

Pahalı olduklarını da çok düşünmeyin. Bu çözümler hem ucuzluyor, hem de yaygınlaşıyor. Sadece dünya devletleri henüz sürdürülebilirlik ve doğa için değil zenginler ve savaş için para harcıyor. Parayı doğru alana aktaracak olsak çözülmeyecek sorun yok yeryüzünde. Yeter ki biz isteyelim!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

145: Gezegenin Enerjisi: Rüzgar ve Güneş☀️

Türkiye'deki yenilenebilir enerji kaynakları ve Galata Wind'in sektördeki rolü, temiz enerji üretim sistemlerine detaylı bakış, rüzgara dair film önerileri ve çok daha fazlası..

10 Oca 2025

Galata Wind ile birlikte
Galata Wind Rüzgar Türbinleri

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR