Et üreticilerinin emisyon azaltımına Cargill’den destek

Cargill, yem katkı maddelerinin etkisinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak üzere metan emisyonlarındaki azalmayı izlemek ve ölçmek için üreticilere yönelik yeni bir metodoloji geliştirdiğini duyurdu. Şirket, söz konusu sistemin Birleşmiş Milletler'in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden en az üçüne uyum gerektiren Altın Standart sertifikasına sahip olduğunu söyledi. Geliştirilen metodolojinin yem katkı maddelerine olan ilginin artmasıyla et endüstrisinin karbon ayak izini düşürmeye yönelik ihtiyacını karşılayacağı düşünülüyor. Hayvansal üretimi insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %14,5'ine sebep olurken bu payın büyük kısmı sığır eti üretiminden kaynaklı.
- Neden önemli? Illinois Üniversitesi’nin 2021’de yaptığı araştırmasına göre gıda tedarik zinciri kaynaklı emisyonun %60'lık kısmına et üretimi sebep oluyor. Sığır eti, endüstrinin toplam karbon ayak izinin dörtte birini oluşturuyor. Bunun başlıca nedeni oldukça güçlü olan sera gazı metanın geğirme ve gübre yoluyla salınması. Yem katkı maddeleri, hayvanlarda metan salınımını önlediği için endüstrideki bazı kesimler tarafından etkili bir çözüm olarak savunuluyor. Cargill geçen yıl piyasaya sürdüğü yem katkı maddesi SilvAir'in üretimi etkilemeden sığırlardaki metanı %10'a kadar azaltabileceğini belirtti.
- Arka plan: Diğer işlenmiş et ve tarım şirketleri de metanı azaltma yöntemi olarak yem katkı maddeleriyle deneyler yapıyor. 2021'de sığır eti devi JBS ve içerik üreticisi Royal DSM, sığırların ürettiği metanı %90 oranında azalttığı iddia edilen Bovaer adlı bir yem katkı maddesini kullanmak üzere ortaklık kurduklarını duyurdu. DSM bu yılın başlarında katkı maddesinin Hollanda'daki süt çiftliklerinde uygulanan başarılı bir pilot programın ardından daha geniş kullanıma hazır olduğunu söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Hindistan'dan Galler'e ama öncesinde Türkiye'ye: İklim değişikliğinden tarıma, coğrafi işaretten ihracat yasaklarına topraktan sofraya haberler.
28 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




