Eve dönüş albümü


Bugün gün Garnier ile aydınlanıyor Cilt bakım dünyasının yeni trendi serumlar, bakım rutinimizin de vazgeçilmezlerinden. Mükemmel cilt serumlarıyla güne parlak ve aydınlık bir ciltle başlamak mümkün… Peki, gününüze C vitamini içeren yeni bir ürünle tanışarak başlamaya ne dersiniz? C Vitamini* Parlak Süper Aydınlatıcı Serum ile güne ışıl ışıl bir ‘merhaba’ diyebilirsiniz. C Vitamini içerikli formülden gelen güzellik: Güzel bir cilt, parlak bir cilt diyenlerden misiniz? Öyleyse parlak ve aydınlık bir cilt sağlayan Garnier C Vitamini* Parlak Süper Aydınlatıcı Serum’u cilt bakım rutininizin vazgeçilmezi yapabilirsiniz. Toplamda %3,5 oranındaki Niasinamid, C Vitamini* ve Salisilik Asit içeren Garnier C Vitamini* Parlak Süper Aydınlatıcı Serum, 3 günde eşitlenmiş ve pürüzsüz bir cilt görünümü sağlarken 6 günde koyu leke görünümünü azaltıyor. Vegan** formüle sahip serum; antioksidan ve parlaklık verici özellikleriyle bilinen limon özü içeriyor. Bir başka özel formül de “Neme doymuş ve yumuşak bir cilt nasıl olurdu?” sorusunu soranlara geliyor. Garnier’ın yine en yenilerinden Hyaluronik Aloe Nemle Dolgunlaştıran Süper Serum , tek kullanımda neme doymuş ve daha yumuşak bir cilt sağlıyor. Toplamda %3 oranında Gliserin, Hyaluronik Asit ve Aloe Vera içeren, vegan formüle** sahip ürünle anında daha pürüzsüz, yumuşak ve daha sıkı görünen; 1 ay kullanım sonrasında ise daha canlı ve sağlıklı görünen bir cilt mümkün. Cilt serumunu uygulamadan önce yüzünüzü temizleyiciyle yıkayabilir, temiz cilde nemlendiriciden önce uygulanan serumları sabah ve akşam kullanabilirsiniz. Bir tam dolum damlalığı cildinize uygulayabilir, bu sırada cildinize nazikçe masaj yapabilirsiniz. * C vitamini türevi ** Hayvansal kaynaklı veya türevi bileşenler içermez
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: My Morning Jacket, My Morning Jacket
Süre: 60 dakika
Plak şirketi: ATO Records
Kartonet: Peki 1998 yılında Louisville’de kurulan ve diskografisinde geçen haftaya kadar sekiz albüm barındıran bir grup neden dokuzuncu albümlerini kendi isimleriyle yayımlar?
2015 çıkışlı The Waterfall albümünün ardından her biri başka bir yana dağılan Jim James (vokalist/gitar), Tom Blankenship (basçı), Patrick Hallahan (davulcu), Carl Broemel (gitarist) ve Bo Koster (klavyeci)’den oluşan beşli için bu albüm açıkça belli ki bir eve dönüş, yeniden başlama albümü anlamı taşıyor.
Bunu pandemi dönemi beşli olarak Los Angeles’taki 64 Sound stüdyosuna kapanan ve içeriye kimsenin girmesine izin vermeden tüm albümü grup olarak tamamlamalarından anlamak da mümkün. 11 şarkıdan oluşan albüm, bir kez daha grubun canlı performans gücünü kayda geçirdi.

My Morning Jacket, My Morning Jacket
Neden dinleyelim? The Waterfalls albümünden sonra geleceği belirsiz gruplar kategorisine geçiş yapan My Morning Jacket, 2019 yılında yer yüzündeki en ikonik performans mekânlarından biri olan Red Rocks’ta verdikleri konserin ardından birlikte üretim motivasyonunu geri kazandı.
Red Rocks’ta ortaya kıvılcım, bugün grubun kendi adını taşıyan albüm olarak karşımızda. Grubun söz yazarlığı görevini üstlenen Jim James’in teknoloji ve doğa dışa vurumları, çağdaş yaşam tarafından yutulmak üzere olanlar için bir tedavi niteliğinde.
2000’li yılların en büyüleyici canlı rock gruplarından biri My Morning Jacket’la retro rock ovasında 60 dakika boyunca bol sürprizli bir yolculuğa çıkmak isteyenler bu albümde toplanabilir.
Benzer işler: Deer Tick, Mayonnaise & Fruit Bats, Siamese Dream.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Karga "Ne olursa olsun birlikte ve beraber" diyerek 25. yaşını kutluyor; My Morning Jacket'tan eve dönüş albümü; Selenay Kıray'la tanış.
29 Eki 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




