Fontaines D.C. 90'lara geri dönüyor

Fontaines D.C.'nin davulcusu Tom Coll ile 20 Ağustos'ta İstanbul'da verecekleri konser öncesinde konuştuk, yeni albümlerinden ve müziklerindeki değişimden bahsettik.
Fontaines D.C. 90'lara geri dönüyor

10 Haziran - Zorlu PSM - Duende
Zorlu PSM ile birlikte

Dans pistine davetlisin: PSM Loves2Dance Festival Nedir? Dans ayakkabılarını parlatman gereken PSM Loves2Dance Festival ’da house’tan disco’ya, electronica’dan progressive teknoya ruhunu dans ettirecek her ritmin peşinden gideceğiz. Nerede ve ne zaman? PSM Loves2Dance Festival 29 Haziran Cumartesi günü Zorlu PSM’de . Neden gitmeli? Nedenlerimizi sağ baştan sıralamak isteriz; deneysel tınılarına her defasında bir daha düştüğümüz dingin bir tekno mucizesi Christian Löffler , Berlin’den misafir etmeyi hep çok sevdiğimiz isim Parra For Cuva , müziğini doğal ve açık hava seslerinden oluşturan Hamburglu konuğumuz Stimming , bizi 90'ların IDM'inden fazlaca etkilenen trip hop, chillwave ve downtempo rüzgârına sürükleyecek Dejan Dejado ve Andreas Schültz ikilisi il:lo , indie ve folk geçmişiyle de tanıdığımız melankolik seslerin üreticisi Natascha Polké , türlerarası bir hız trenine bineceğin Panta du Prince ve lokal yeteneklerimiz Abanoz , MFY , Moophy ve Konuralp sahnede olacak. Not almalı: Carbone Black ve TKO ’nun görsel-işitsel performanslarını PSM Led Ekran’da kaçırmamanı öneririz. Dansın yeni festivali PSM Loves2Dance Festival için biletleri burada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İrlandalı post punk grubu Fontaines D.C. son yıllarda tüm dünyada hızla büyüyen fanatik bir hayran kitlesi edindi. ABD’de konser biletleri çıktığı anda tükeniyor ve dünyadaki en önemli festival ya da konser salonlarında öne çıkan isim olarak sahne alıyorlar. 23 Ağustos’ta yayımlayacakları dördüncü stüdyo albümleri Romance ise grubun yeni döneminin başlangıcı niteliğinde. Uzunçalarda yer alan 11 şarkı, grup üyelerinin ilk kez İrlanda’dan uzaklaşmasına ve kariyerlerinin romantik çağının başladığına işaret ediyor. Albümün ilk single’ı Starburster, şimdiden milyonlarca dinlenmeye ulaştı.

Fontaines D.C., PSM Loves Summer etkinlikleri kapsamında 20 Ağustos’ta Zorlu PSM'de sahne alacak. İrlanda'nın dünya müzik sahnesine hediyesi olan grubun davulcusu Tom Coll ile Zoom’da biraraya geldik ve bu yeni dönemi konuştuk.

Selam Tom, günün nasıl geçiyor?

Fena değil. Bu, bugünkü üçüncü röportajım. Ama gördüğün gibi her şey yolunda. Sen nasılsın?

Ben de güne yeni albümünüz Romance’i dinleyerek başladım.

Peki, nasıl buldun? Umarım beğenmişsindir...

Hem sözler hem de müzik diğer üç albümünüzden çok farklıydı. Biraz kafam karıştı. Müziğinizdeki bu değişimin nedeni ne sence?

Evet, bu kesinlikle farklı bir albüm. Hazırlıklara geçen yıl başladık ve tüm süreç diğerlerinden farklı gelişti. Son turnenin ardından hepimiz farklı yerlerde zaman geçirdik. Dünyanın dört bir yanına dağıldık. Grian (Chatten) Los Angeles’ta vakit geçirdi. Ben Londra’daydım, Carlos (O’Connell) İspanya’da, (Conor) Deegan Paris’teydi. Bu yüzden şarkıları ayrı ayrı yazmaya başladık.

Geçen yılın sonlarına doğru Londra’da biraraya geldik ve kafamızdaki fikirleri konuştuk. Hepimiz daha bireysel yazarlar haline gelmiştik. Bu değişik bir süreçti. Son birkaç yılda etki alanımız biraz genişledi. Sanırım iki gitar, bas, rock and roll tarzından biraz uzaklaştık. Elektronik sesleri şarkılarımıza daha fazla entegre ettik. Bizim için biraz farklı bir yol oldu, ama kesinlikle çok eğlenceli bir süreçti.

Albümdeki bazı şarkılar 90’lar nostaljisine sahip. Hatta albüm kapağınız, klip ve kıyafetleriniz de 90’ları hatırlatıyor.

Evet, doğru. Sahne arkasında dinlediğimiz müzikler bu albüme ilham kaynağı oldu. Konser öncesi havaya girmek için Smashing Pumpkins ve onun tarzında müzikler çalıyorduk. Bunun bizi çok etkilediğini hissediyorum. Bu albüm biraz daha grunge biraz daha 90’lar. Sanırım eski bir plak hissine de sahip. 20’li yaşlarınızın sonuna geldiğinizde, gençken sevdiğiniz müziklere geri dönüyorsunuz. 20’li yaşlarımın başında grunge müziği reddetmiştim ama biraz daha yaşlanınca geri döndüm. O müzik türünde özel bir şey olduğunu fark ettim. Sen de eski müzikleri dinler misin?

Ben de günün sonunda yine eski şarkıları dinlerken buluyorum kendimi. Romance’i dinlerken sanki o yıllara döndüm. Korn ve Smashing Pumkpkins’in yeni nesil versiyonlarını duymak gibiydi. Albümde Motorcycle Boy ve In the Modern World’ü çok beğendim.

Sevindim, böyle düşünmen harika. Bu albümde birçok yavaş şarkı da var. Bahsettiğin parçalar gibi. Daha sinematikler. Bu da bizim için yeni bir şey.

Grunge’a dönüp Nirvana dinledim

Davul tarzında ne gibi değişikliklere gittin? Yavaş şarkılara pek alışkın değilsindir...

Grunge müziğe geri döndüm, bol bol Nirvana dinledim ve bu müziğe olan aşkımı yeniden alevlendirdim. Bilirsin o hissi. Daha ağır vuruşlar ve zillerin baskın olduğu bir tarza yönelmek alışık olduğum bir şey değildi. Son birkaç albümde bu stile biraz karşıydım. Daha sade tarzları, post punk ve rock and roll’u benimsemiştim. Bu albümde daha fazla 90’lar rock’ına yöneldim. Serbestçe çalmak ve işleri biraz ileriye götürmek eğlenceliydi.

Bu stilde kendini özgür hissettin mi? Bilirsin bazen yapımcıların baskısı ile de tarz değiştirmek zorunda kalabiliyorsunuz...

Kesinlikle özgürdüm. Müzikal anlamda biraz daha fazla şey yapmak oldukça eğlenceliydi.

Albümün prodüktörlüğünü James Ford yaptı. (James Ford, Arctic Monkeys, Blur, Depeche Mode, Foals, Florence and the Machine, Haim, Gorillaz, Klaxons, Jessie Ware, Kylie Minogue ve The Pet Shop Boys’un albümlerinde çalışmış, günümüzün önemli prodüktörlerinden.) Müziğinizdeki bu değişimin sebebi de James Ford mu?

Hayır, tam olarak öyle değil ama onunla çalışmak harikaydı. Hepimiz son 20 yıldır onun yapımlarının ve müzik dünyasındaki yerinin büyük hayranıyız. Onunla çalışmak muhteşemdi. Her ayrıntı ile ilgilenen bir müzikal zihni var. Sesteki her detayı gerçekten araştırdığını hissediyorum. Bir davulcu olarak, melodileri biraraya getirme konusundaki bilgisini izlemek inanılmazdı. Düzenleme ve armoni konularında harika bir zihni var. Gerçekten, gerçekten çok iyiydi.

Starburster şarkısında panik atağı işitiyorsunuz

Bir süre panik atak tedavisi gördüm. Starburster şarkısındaki nefes alıp verme sesleri bana atak anlarımı hatırlattı. Parçanın ortaya çıkış hikayesi nedir?

Grian, bu şarkıyı geçen yılın ortasında yazdı. Parça Londra’daki bir tren istasyonunda geçirdiği bir panik atak krizinden doğdu. Bir süre panik atakla uğraştı, sen de onu anlayabilirsin. Şarkı, onun yaşadığı ataklardaki yoğun ve ağır nefes alma deneyimine gönderme yapıyor. Parçadaki nefes almalar biraz bunaltıcı, biraz da ağır. Bir nevi panik atağı işitiyormuşsun gibi. Bu yüzden şarkı dinleyiciyi oldukça kaygılı ve bastırılmış gibi de hissettiriyor. Bu melodiyi bize ilk dinlettiğinde çok etkilenmiştik.

Albümün adından yola çıkarsak sence en romantik şarkınız hangisi?

Bence bütün albüm romantizmi farklı yönleriyle ele alıyor. Horseness Is The Whatness çok tatlı, sevimli ve romantik bir parça. Albüme adını veren Romance ise romantizmin daha ağır, melankolik, karanlık tarafını ele alıyor. Romantizme birçok farklı açıdan bakıyor. Ayrıca albümü de en iyi anlatan şarkı. Çünkü bir tür çatı görevi görüyor. İçinde albümün geri kalanı hakkında fikir veren belirli bir karanlık ve melankoli var. Romantizmin getirdiği bu derin duyguları, ama aynı zamanda tatlılığı yansıtıyor. Bu albümdeki en belirleyici şarkı olduğunu düşünüyorum.

Bu daha içe dönük bir kayıt

Bu şarkıların canlı versiyonlarını da çok merak ediyorum. Sahnede çalmayı dört gözle beklediğin şarkı hangisi?

Sanırım albümün sondan bir önceki parçası Death Kink. Canlı çalması eğlenceli bir rock and roll melodisi olacağını düşünüyorum. Here’s the Thing de daha grunge bir parça. Bu 90’lar grunge, rock and roll eserlerini canlı olarak çalmak gibi eğlenceli olacak.

İrlanda’dan Londra’ya taşındınız. Romance sanki en az İrlandalı albümünüz...

Kesinlikle, ben de yüzde 100 öyle hissediyorum. Diğer tüm albümler İrlanda’ya ya da İrlanda’dan uzakta olma fikrine dayanıyordu. Sanırım bu daha içe dönük bir kayıt oldu. Biliyorsun, üç yıldır İrlanda’dan uzaktayım, bu yüzden orası hakkında yazmak tuhaf geliyor. Hâlâ gururlu İrlandalılarız, ama sözlerde biraz değişikliğe gitmek iyi oldu.

Bazen birbirimizin boğazına yapışıyoruz ama sevgimiz öne çıkıyor

Sence, grubu bir arada tutan müzikal kimya nedir?

Bu biraz garip. Yaklaşık 10 yıldır çok iyi arkadaşız. Bu durum kelimelerle ifade edilemeyen bir kimya yaratıyor. Üniversitede arkadaş olduk, bir grup kurduk ve Dublin’de yıllar geçirdik. Birbirimizi bu kadar iyi tanımamız, sahneye ve stüdyoda müzik yazmamıza da yansıyor.

Beş İrlandalı adam turne yollarında bazen kavga ediyor mu?

Ediyor tabii... Dört kardeşle her günü geçirdiğinizde olduğu gibi. (Gülüyor.) Biz bir aileyiz. Birbirimizi dünyadaki her şeyden çok seviyoruz, ama aynı zamanda her ailede olduğu gibi birbirimizin boğazına da yapışabiliriz. Bazen yoğun duygular içinde olabiliriz ama günün sonunda her zaman sevgimiz öne çıkar.

İstanbul zillerinden satın almak istiyorum

Başka ülkelerde performans sergilemek senin için ne anlama geliyor? Mesela İstanbul’da ilk kez çalacaksınız ve pek çok insan bu konseri bekliyor.

İstanbul’da olmak harika olacak. Daha önce hiç gitmediğimiz yerlerde çalmak her zaman eğlenceli oluyor. Batı Avrupa ve Amerika’da birçok kez performans sergiledik ama yeni yerlere gitme fırsatını yakalamak her zaman heyecan verici oldu. İstanbul, tarihi ve müzik sahnesiyle inanılmaz bir yer. Belki biliyorsundur Türkiye çıkışlı psikedelik müziğe ilgi duyuyorum. 

Bu ara Erkin Koray’a bayılıyorum. Ve bir davulcu olarak, İstanbul marka zillerin yapıldığı yere gitmek gibi bir hayalim var. Oradan bir sürü şey satın alacağım.

İstanbul’da vaktin olursa kesinlikle seni zillerin olduğu showroom’a götürmeliler. Bayılacaksın...

Umarım. Gitmek istediğim yerlerin nerede olduğunu bulmam lazım. Sonrasında bir sürü İstanbul marka zil satın almak istiyorum.

Her zaman Filistin’in yanındayız

TikTok’ta viral olan bir müzik yarışmasında kazandığınız parayı Filistin için bir yardım kuruluşuna bağışladığınızı duyurdunuz. Filistin için düzenlenen farklı bağış kampanyalarının içinde de yer alıyorsunuz. Müzik endüstrisinin Filistin’e karşı tutumunu nasıl görüyorsun?

Londra merkezli ve İrlandalı bir grubun üyesi olarak, İrlanda’nın Filistin’le olan dayanışmasının ortak tarihleri nedeniyle güçlü olduğunu düşünüyorum. Sömürgeleştirilmiş bir ülke olmanın getirdiği ortak duygulara sahibiz. Tüm İrlandalı sanatçılar Filistin’le dayanışma gösteriyor ve bu oldukça iyi hissettiriyor. Herkesin yapması gereken bir şeymiş gibi geliyor. Sanırım Avrupa’da farklı bir tutum var ama biz her zaman Filistin’in yanındayız. Menajerimiz yıllardır bu konuda sesini yükseltti ve bize Filistin mücadelesi hakkında bilgi verdi. Bu bizim için çok önemli. Massive Attack ve Young Fathers’ın tüm geliri Gazze için Sınır Tanımayan Doktorlar’a bağışlanacak Ceasefire isimli EP’sine katılma şansına sahip olduğumuz için de mutluyuz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎸Fontaines D.C.'deki grunge etkisi, Spotify'ın evi

Spotify'ın Stockholm'deki 12 katlı ofisinde iki gün geçirdik. Bu yaz İstanbul'da izleyeceğimiz Fontaines D.C. davulcusu Tom Coll ile yeni albümlerini konuştuk.

10 Haz 2024

Zorlu PSM ile birlikte

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?