

Özlenen festival deneyimi yeniden İstanbul’da: Sónar Istanbul 2021
Hayatı bir festival tadında yaşayan Duende okuyucularını, müziğin farklı deneyimlerle buluştuğu Sónar’la yeniden buluşmak için gün sayarken, Sónar İstanbul 2021’i mercek altına almaya davet ediyoruz. Nedir? #yüzdeyüzmüzik katkılarıyla dört…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İlkini atlatmanın rahatlığı. Artemis, Keşif Sahnesi’nin üçüncü sayısında “Bir şeyin ilkini yapmak bence çok zor," diyor, “ilk Keşif Sahnesi sayısını atlatmanın rahatlığıyla geçiyorum podcast masasına ve sonrasında klavyenin başına.” Aynı rahatlık var üzerimde. Kayıt sırasında notlarıma daha az bakıyor, henüz kaydı alırken hangi cümlelerin bu okuduğunuz satırlara taşınacağını kestirebiliyorum. Keşif Sineması’nı kurgulamak, tabureye oturup bir kayıt almak ve bu bülteni hazırlamak artık festival programı yapmak, film izlemek ya da filmler hakkında konuşmak kadar doğal bir şey gibi geliyor.
Bir adım geriden: 28 Temmuz 2020. Büyük hayaller ve sağlam hedeflerle başladığım o yıl küresel bir salgının gölgesinde kalalı, hepimiz evlere kapanalı dört aydan fazla olmuş. Bir basın bülteni düşüyor e-posta kutuma: "39. İstanbul Film Festivali'nde yarışma heyecanı 9-20 Ekim'de de devam edecek." Ulusal Belgesel Yarışması filmleri arasında, sonradan ödüle uzanacak Maddenin Hâlleri de var. Uzaktayım, sıkışmışım — Türkiye sinemasında olanlara uzak kalmak, dijital platformların sundukları arasına sıkışmak istemiyorum.
Kasım ayında Maddenin Hâlleri'nin izleme bağlantısı düşüyor bu kez e-posta kutuma. Filmin yönetmeni Deniz'le (Tortum) değil ama Deniz'in sinema ve belgesel diliyle böyle tanışıyorum. Sağlık çalışanlarının alkışlandığı, önemlerinin belki de çok daha iyi anlaşıldığı — o zamana kadar nasıl anlaşılmadığını anlayamadığım — bir dönemde hastane koridorlarında, hastanelerin girilmeyen köşelerinde geçen, onların alıştığımız ve düşündüğümüzden farklı bir portresini çizen bu belgesel etkiliyor beni. Belki de normal şartlarda izlediğimde etkileyeceğinden çok daha fazla şekilde.
İlk buluşma: İlk telefon konuşmamızda Deniz’in dinlendirici, rahatlatıcı ve sımsıcak ses tonunu duyunca, kayıt günü beni çok iyi bir sohbetin beklediğini hemen anlıyorum. Birkaç gün sonra, HOOD Base’e doğru hızlı adımlarla yürürken bir mesaj geliyor: “Emre, ben köşedeki kafedeyim.” Güne sabah kahvesi eşliğinde, kayıt dışı sohbetle başlıyoruz. Kadıköy’ü çok bilmediğini söylüyor Deniz, deplasmanda sayılır.

Deniz ve Emre, Kadıköy Sineması fuayesi
Onun da benimki gibi +1’le başlayan bir numarası da var; New York’tan, Boston'dan, Şikago'dan konuşuyoruz. İkimize de ilginç gelen tesadüfler ve ortak tanıdıklarla yollarımızın farklı yönlerden kesiştiğini fark ediyoruz. Deniz'in keşif mekânı, belli bir yer değil — "Sinemaya gidelim," diyoruz. Ev sahibi olarak Anadolu yakasının en sevdiğim salonuna sürüklüyorum onu: Kadıköy Sineması.
Gösterimdeki ve gelecek filmlerin afişleriyle fuayeyi süslemesi için asılmış afişlere bakıp devam ediyoruz sohbetimize: "Sinemada en son izlediğim iki film Old ve The Card Counter’dı. İki filmde de salonda sadece iki kişiydik.” diyor. Belli ki salonların pandemi sonrasındaki ıssızlığı, bu kente özgü bir yara değil. "Şu sıralar sinemada film izlemenin terk edilmiş şehirleri keşfetmeye benzer bir hissi var.” Deniz'i keşfetmenin ve Deniz'le keşfetmenin yanına, bir de terk edilmiş şehirleri keşfetmek ekleniyor.
Güzel günlere, dolu salonlara,
Emre
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Emre, ikinci konuğu Deniz'le çocukluğun "vahşi batı" hâlinden yetişkinliğin küresel kaygılarına, oradan Anadolu'dan New York'a bir yolculuğa çıkıyor.
29 Eyl 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

“Likya Kültürel Mirası” temasıyla 15-18 Ekim’de beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri, bu yıl Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya da uzanıyor. Festivalin kurucularından, Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy ve gönüllü destekçi Aslınur Sarıca’yla tiyatronun, ekolojik mücadelenin ve birlikte üretmenin açtığı alanı konuştuk.

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin etkinlik koordinatörü Nigar Mat ile festivalin yerelle kurduğu bağı, adanın ekolojik sorunlarını ve dayanışmayla bir festival sürdürmenin koşullarını konuştuk.

Çilekeş, Epifoni Organizasyonu ile 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla sahneye döndü. Grup yalnızca eski şarkılarını çalmadı, kolektif bir kitlenin parçası olmamızı da sağladı.




