Görebileceğin en adaletli kamera şakası: Jury Duty


Zamanda gezintiye çıkıyoruz: Vintage Festival Vintage Festival 7 - 8 Ekim'de Nedir? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ’nin organizasyonuyla geçmişten günümüze yolculuk yaparak şehre iniş yapmaya hazırlanan festival, nostalji tutkunlarını bir araya getirecek. Nerede ve ne zaman? 7 - 8 Ekim ’de Kadıköy’ün tam kalbinde, Festival Park Kadıköy ’de buluşuyoruz. Neden gitmeli? Hazırsan başlıyoruz: Kendini “ah o eski günler”de hissedeceğin bir program seni bekliyor: Gün boyu sürecek plaktan DJ setler, danslar, oyunlar ve yarışmalar. Plaklardan nadir kitaplara, antika eşya pazarından tadına doyamacağın yeme içme seçeneklerine kadar İstanbul’un tadını hep birlikte çıkaracağız. İstanbul’un çok canlı, çok eğlenceli atmosferini yeniden yakalayacağımız bu iki günde 50’lerden başlayan nostalji rüzgârına kapılacak ve pistte kıvrak dans figürlerimizi sergileyeceğiz. Sen hatırlamasan da dilinden şüphe etmeden dökülecek şarkı sözlerine hep birlikte coşkuyla eşlik edeceğiz. Line-up için gözün @kultur_istanbul ’da olsun. Sadece festivalde değil, kostümünle de tarihin sayfalarını aralamak istersen sürpriz ödüllü kostüm yarışması seni bekliyor. Ayrıca 1970 öncesi klasik model arabaları inceleyebileceğin bir sergi de var. Not almalı: Müzik ve eğlenceye retro bir ruhla sarılacağımız festivalin avantajlı biletlerine buradan ulaşabilirsin. Sahnede kimleri dinleyeceğimizi henüz bilmiyoruz ama oldukça keyifli bir festivalin tadına bakacağımıza garanti veriyoruz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
“İzleyeceğiniz dizi, Amerika Birleşik Devletleri yargı sistemini bir jürinin gözünden inceleyecek. Normal bir yargı sürecinde, dava sırasında jüri üyelerinin davayı tartışması yasaktır. Ancak bize benzeri görülmemiş bir erişim sağlandı. Çünkü bu normal bir duruşma değil. Bu sahte bir duruşma. Davanın parçası olan herkes bir oyuncu. Şey... Ronald dışında.”
29 yaşındaki Ronald, ABD yargı sisteminin önemli bir parçası olan jüri görevini inceleyecek bir belgesele katkı sağlamayı kabul ettiğini düşünüyor. Oysa Jury Duty’nin her bölümünün başında siyah fondaki ciddi, beyaz harflerle karşımıza çıkan yukarıdaki bu açıklama; hiçbir şeyin Ronald’ın sandığı gibi olmadığının ipuçlarını izleyicisiyle paylaşıyor. Jury Duty’ye bir reality show denilebilir ya da her şeyin upuzun bir kamera şakası olduğu kabul edilebilir. Ama programın belli bir senaryo ile ilerlediği ve o senaryonun içindeki tek değişken olan öznesinin tepkilerine göre şekillenebilecek kadar ince düşünülmüş ve planlanmış prodüksiyon başarısı nedeniyle kurmaca bir komedi dizisi demek mümkün. Açıkçası ben Jury Duty’nin formatı hakkında düşündüğümde Ronald’ın seçimleriyle ilerleyen bir “maceranı kendin seç” kurgusuna tanıklık ettiğimi hissettim.

Jury Duty | Kaynak: Variety
Mevzu nedir? İşin kurmaca kısmındaki hikâyeye baktığımızda mevzu bir işçi-işveren davasından ibaret. Jüri üyeleri davanın detaylarını dinlerken çıkan türlü aksilikler ve davalının beceriksiz avukatı bir yana, James Marsden’in jürideki varlığı medyanın ilgisini çekince davanın detaylarının sızması tehlikesi açığa çıkıyor. Jüri üyeleri dava sonuçlanana kadar bir motele kapatılıyor, dış dünyayla ilişkileri kesiliyor. Yineleyeyim: Ronald dışında hepsi birer oyuncu olan jüri üyeleri arasında tabii ki özenle yazılmış, hepsi birbirinden tuhaf karakterler var. Ronald ise tamamen gerçek, tüm çıplaklığıyla orada. Diyor ki: “Belki de tüm bunlar bir dava sırasında karşılaşılabilen şeylerdir. Ama bilmiyorum... O kadar da yaygın olamayacağını hissediyorum çünkü sürekli çılgınca şeyler olup duruyor.”
James Marsden rolünde James Marsden. Hiçbir şeyden haberi olmayan, oyuncu olmayan sıradan bir insanı çevreleyen bunca oyuncunun ortasında en zorlu görev belki de James Marsden’inki oluyor. Ünlü isimlerin de bir vatandaşlık görevi olan jüri görevine atanması olası. Dolayısıyla Marsden’in kadrodaki varlığı (James Marsden olarak orada olduğu sürece) kurmacanın açığa çıkması konusunda bir tehlike teşkil etmiyor. Marsden, onu filmleri ve dizileri dışında tanımayan Ronald için biraz kendini oynayarak biraz alternatif bir James Marsden yaratarak yeni bir persona sentezliyor ve bunun oranını hâliyle kimse bilmiyor. Öte yandan Marsden’in şöhreti, dava sürecindeki aksilikler ve gereklilikler için de iyi bir bahane oluyor.

Jury Duty | Kaynak: TV Line
İyilik timsali Ronald. Bu program, bu dizi ya da adı her neyse; Ronald’ın tuhaf durumlar, zorlu kararlar ve iyilik turnusolü denilebilecek ikilemler karşısında verdiği tepkiler üzerinden insan doğasına dair umut aşılayan bir deneyime dönüşüyor. Belki de bu yüzden; her şeyin açığa çıktığı, perde arkasında dönenlerin ve tüm bu aldatmacanın nasıl işlediğinin detaylarının paylaşıldığı son bölümde tek düşündüğüm şey Ronald’ın daha kötü, daha bencil ya da daha çıkarcı bir insan olması hâlinde ortaya nasıl da bambaşka bir deneyim çıkacağı oluyor. Ronald bir iyilik timsali. Gerçeklerin açıklandığı son bölümde onu kahraman ilan eden yargıç da zaten tüm süreç boyunca yaptığı iyilikleri ve verdiği iyi kalpli kararları listeliyor. Sen de ister istemez izlerken bazılarını görmezden geldiğin bu durumlar aracılığıyla gerçek hayatta da yaptığın ya da sana yapılan iyiliklerin nihayetinde birer seçim olduğunu ve bunları görmezden gelebildiğini hatırlıyorsun.
Emmy karnesi: İlk sezonuyla Jury Duty, 2024 yılının ilk aylarına ertelenen 75. Primetime Emmy Ödülleri’nde En İyi Komedi Dizisi dâhil 4 dalda yarışacak.
Benzer işler:
- The Office (NBC, 2005-2013)
- The Rehearsal (HBO, 2022-...)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
29. Saraybosna Film Festivali sona ererken festivalin yarışma bölümünden izlenimler, gerçek ve aldatmacanın iç içe geçtiği dizi Jury Duty
18 Ağu 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.




