Güneş enerjisi yatırımları petrolü geride bırakıyor

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2023 Mayıs tarihli World Energy Investment Raporu'na göre, 2023'te enerjiye yaklaşık 2,8 trilyon doları yatırım yapılacağı tahmin ediliyor.
Detaylar: Birçok şirketin yatırımları hızlandırmasıyla bu miktarın 1,7 trilyon dolardan fazlasının yenilenebilir enerji, nükleer, şebekeler, depolama, düşük emisyonlu yakıtlar, verimlilik iyileştirmeleri ve elektrifikasyon dahil olmak üzere temiz enerji tarafına eğileceği öngörülüyor.
- Geriye kalan yaklaşık 1 trilyon dolarlık meblağ ise %15'i kömüre ve geri kalanı petrol ve gaza olmak üzere, hız kesmeden fosil yakıt arzı ve enerjiye ayrılacak.
- 2023 için fosil yakıtlara harcanan her 1 dolara karşılık temiz enerji için 1,7 dolar harcanmış olacak; bu oran tam beş yıl öncesinde 1:1 seviyesinde idi.
Bununla birlikte: 2023 yılında düşük emisyonlu enerjinin, elektrik üretimine yapılan toplam yatırımın neredeyse %90'ını oluşturması bekleniyor.
- Yine 2023 yılında güneş enerjisi yatırımlarına günde 1 milyar dolardan fazla yatırım yapılması söz konusu; bu yılın tamamında 380 milyar dolara denk gelmekte olup güneş enerjisi yatırımlarının tarihte ilk kez petrol yatırım miktarını aşacağı anlamına geliyor.

Dahası: Elektrikli araçlar tarafında da yüksek bir talep artışı bekleniyor. Rekor seviyelerle geçen bir 2022'nin ardından bu yıl elektrikli otomobil satışlarının üçte bir oranından fazla artacağı öngörülüyor. Elektrikli araçlara yapılan yatırım 2021'den bu yana iki kattan fazla artarak 2023'ün şimdiye kadarki kısmında 130 milyar dolara ulaştı.
Kim? Yatırımları hızlandıran şirketler arasında; Saudi Aramco, Petronas, TotalEnergies, Shell, Equinor, BP, Abu Dhabi National Oil Company bulunuyor.
- Rapora göre, bu küresel şirketler için artan destekleyici politikalarla, karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri, biyogaz ve düşük emisyonlu hidrojen alanları, petrol ve doğalgaz şirketleri için proje yönetimi ve mühendislik kabiliyetlerini kullanması açısından uygun alanlar olarak değerlendiriliyor.
Nasıl? Son yıllarda temiz enerji yatırımları çeşitli faktörler tarafından desteklendi. Bunlar arasında;
- Fosil yakıtlar tarafında seyredilen değişken enerji maliyetleri,
- ABD Enflasyon Azaltma Yasası,
- Avrupa, Japonya, Çin gibi ülkelerde yeşil enerjiye yönelik politika desteğinin artması,
- İthalata bağımlı ekonomilerde iklim ve enerji güvenliği hedeflerinin güçlü bir şekilde uyumlaştırılması ve
- Ülkeler gelişmekte olan temiz enerji ekonomisindeki yerlerini güçlendirmeye çalışırken endüstriyel stratejiye odaklanılması gibi sebepler yer alıyor.
Öte yandan: Temiz enerji yatırımlarının arkasındaki pozitif ivme, ülkeler veya sektörler arasında eşit olarak dağılmıyor ve bu durum, politika yapıcıların geniş tabanlı ve güvenli bir geçiş sağlamak için ele almaları gereken sorunları vurgulamakta. Makroekonomik ortam, fosil yakıt varlıkları için daha yüksek kısa vadeli getiriler ve artan borçlanma maliyetleri ve borç yükleri ile ek engeller ortaya koyuyuyor.
- 2021'den bu yana temiz enerji yatırımlarındaki artışın %90'ından fazlası gelişmiş ekonomilerde, en başta Çin'de görülüyor. Hindistan'da güneş enerjisi yatırımları dinamik kalmaya devam ediyor; Brezilya'da dağıtım istikrarlı bir yükseliş eğrisi izliyor; başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman olmak üzere Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde yatırımcı faaliyetleri artıyor, bunlar umut verici gelişmelere örnek olarak gösterilebilir.
Ancak: Yüksek faiz oranları, net olmayan politika çerçeveleri ve piyasa tasarımları, mali açıdan kısıtlı kamu hizmetleri ve yüksek sermaye maliyeti, diğer birçok ülkede yatırımı engellemeye devam ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Basel III onaylanıp yürürlüğe girecek, bankalar 15 bin kişiyi işten çıkaracak
30 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.



