Haberden Kaçınanlar Haksız mı?

n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
“Haberden kaçınma sorunu” son dönemin en popüler gazetecilik tartışmalarından birisi. İnsanların giderek haber tüketiminden uzaklaştığı veya eskisi kadar çok haber tüketmediği, bunun da büyük toplumsal sorunlara sebep olabileceği şeklinde özetleyebileceğimiz bu sorun, arka planında gazeteciliğin böyle bir ortamda nasıl hayatta kalabileceğini de içerdiği için sektör gündeminde kendisine bolca yer bulabiliyor.
Digital News Report gibi çalışmalar gerçekten haberlerle arasına mesafe koymayı veya daha sınırlı bir şekilde haber tüketmeyi tercih edenlerin sayısında bir artış olduğunu gösteriyor. Bu konuyla ilgili yapılan haberler de insanların özellikle aşırı anksiyete ve stresten kaçınmak ya da medyaya güvenlerini kaybetmek gibi sebeplerden dolayı böyle bir değişikliğe gittiğini söylüyor. Belki bir kriz seviyesinde değil ama böyle bir akım olduğu kesin.
Eğer bu bülteni okuyorsanız büyük ihtimalle ya gazetecilik ve medya sektörünün içerisinden birisiniz ya da gerçekten kendisini farklı konularda da güncel tutmayı önemseyen birisiniz demektir. Yani konu haber tüketimi ve medya diyeti olduğunda ortalama bir vatandaşa kıyasla çok daha ileri seviyedesiniz. Bizim için daha yoğun bilgi akışını yönetmek, gündemi daha yoğun bir şekilde takip etmek oldukça doğal bir durum ve hatta mesleki bir zorunluluk. Hatta benim gibi biraz daha uçlardaysanız bundan keyif bile alıyorsunuzdur.
Fakat haberden kaçınma dediğimiz durumu yaşayan insanlara baktığımızda çoğu ortalama diyebileceğimiz kesimden geliyor. O yüzden bu durumu konuşurken onların haberle ve teknolojiyle olan ilişkisini, güncel haberlere olan ihtiyacını hesaba katmamız lazım. Çok kısa bir süre içerisinde sadece gazeteler ve televizyon gibi daha kontrollü ve sınırları belli bir haber akışından günün her anında yeni haberlere maruz kaldıkları ve kontrol etmelerinin imkansız olduğu bir bilgi akışının altında kaldılar. Çoğu insan için bunu kontrol etmek bir yana, başlarına geleni anlamak bile çok zor. Toplumun büyük bir kesimi özellikle internet ile gelen bu sonsuz haber ve bilgi yağmuruna hazırlıksız yakalandı ve kendilerine yol gösterebilecek birilerini bulmakta zorlanıyorlar.
Bir de bu şokun üstüne sadece son on yılda ülkemizde veya dünyada yaşanan şokları ve olayları bir düşünün. Pandemi, ekonomik krizler, darbe girişimi, savaşlar, iklim krizi, teknolojik gelişmeler, politik çalkantılar… Bütün bunları kontrol edemediğiniz bir bilgi yağmurunun içerisinde anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. Üstelik takip ettiğiniz haberlerin sizin ihtiyaçlarınıza ve merakınıza ne kadar cevap vereceği de ayrı bir soru işareti. Bütün bunların yanında da normal hayatınızı ve işinizi de sürdürmeniz gerekiyor. İnsanlar asıl böyle bir durumda anksiyete ve stres yaşamıyorsa sorun var demektir bence.
Bence durumu haberden kaçınma sorunu olarak adlandırmamız yanlış bir teşhis. Çünkü bu şekilde yaklaştığımızda aslında kendisini korumaya çalışan insanları suçluyoruz ve sorunun kaynağını görmezden geliyoruz. Burada sorunumuz insanların haberden kaçınması değil, mevcut medya ekosisteminin haberlere sağlıklı bir şekilde erişmeyi aşırı zorlaştırmış olması. İnternetin bilgiye erişim konusunda getirdiği çok büyük avantajlar var ve yeterince çaba gösterirseniz bundan maksimum fayda elde etmek mümkün ama çoğu insan için yönetmesi imkansız bir medya ekosistemi kurduk ve bu da etraflarında olan biteni takip etmelerini aşırı zorlaştırdı. İnsanlar da hissettikleri çaresizlik karşısında tamamen uzak durmayı veya haber tüketimlerini minimuma indirmeyi tercih etmeye başladı.
Eğer insanların haberlerden kaçınmamasını ve daha bilinçli bir hayat sürdürmelerini istiyorsak onlar için bunu kolaylaştırmanın yollarına bakmamız lazım. Ben bir şekilde bu kaosu yönetebiliyorum çünkü bu hem benim işimin bir parçası hem de bundan keyif alıyorum. Ama eğer dünyadaki herkesin haberlere ve ihtiyaçları olan bilgiye sağlıklı bir şekilde erişmek için buna tam zamanlı bir iş gibi emek harcaması gerekiyorsa, bir şeyleri gerçekten çok yanlış yapmışız demektir. Bu noktada da sorunun kaynağını o insanlarda değil, bu sistemlerde ve onu tasarlayanlarda aramamız gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: haberden kaçınma, Zetland, Highsnobiety, özel okullar.
28 Eyl 2025

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






