Hafta sonunu nasıl değerlendirelim?

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Hafta sonu izleme önerisi: Hafta sonunu Netflix’e tazecik giren Bir Başkadır’la geçirecekler için şimdiden iyi seyirler. Diziyi Türkçe adıyla bulamayanlar, Ethos olarak ana ekranlarında görüyor olabilir. Yabancı platformlar için yapılan bu çeviri o kadar yerinde ki… Çünkü ethos kelimesi, bir toplum ya da kişinin geleneksel anlamdaki eğilimini anlatıyor ve “ahlaki değerlerin bilinciyle şekillenen tutumları” sembolize ediyor.

- Berkun Oya’nın hikâye anlatıcılığını deneyimlerken bu prodüksiyona verilen emeğin karşılığını almasını umarak geçireceğiniz sekiz bölümlük bir maraton sizi bekliyor. Sadece bir şehre ait değil ama en çok İstanbul’a dair olan bu senaryonun birçok detayı gerçek insanların hikâyesi. Sevgisi, kahve demlemesi, tevazusu, yeni pişmiş kıymalı böreği… Mecidiyeköy-Beykoz otobüsü hariç, hiçbiri İstanbul’da yaşayanlara özgü değil ama toplanan detaylar çoğunlukla İstanbul’da geçtiği zaman anlatılıyor veya kurgunun demlenmesi şehrin bir mekânında geçmeyi bekliyor sanki. Bu bültenin sahiplenmesi veya sahiplenmemesi gereken noktalarda ortada duruyor bu ve bunun gibi yapımlar. Bu da insiyatifimize kalıyorsa bir not gibi iliştirmek istediğimiz bu prodüksiyonun en güzel yanının sadece renk tonları ve Ferdi Özbeğen şarkıları olmadığını söyleyelim. Hayır, bu işin en güzel noktası, izlerken öyküsünün görmediğimiz cümlelerini okumamız. Bu ısrarlı öneriyi bir duyuruyla sonlandıralım.
Öykü yarışması: Şehrin sokaklarından, kedilerinden, polis çağırtan gecelerinden, pis kokan apartman girişlerinden ve yumuşak kalpli esnaflarından ilham alan herkese 16 Kasım’a dek başvuruları devam eden Kara Hafta İstanbul Festivali’nin öykü yarışmasını da işaret edelim. 30 yaş ve altı olanlar için 10 sayfayı geçmeyen polisiye öykülerini yollamak farklı bir edebiyat serüveni başlatabilir. Ayrıntılar ve koşullar için sitesine göz atmanızı tavsiye ederim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sonu biraz nostalji yapıyoruz. Kimine göre doğuya kimine göre batıya açılan şehir: İstanbul
15 Kas 2020

YAZARLAR

Ege Dikencik
1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?




