Haftalık takvim: Yurt içinde cari denge, yurt dışında enflasyon


GRT-Garanti Portföy Teknoloji Şirketleri Hisse Senedi (TL) Fonu Türkiye’de teknoloji şirketlerine yatırım yapma imkanı sunuyor GRT-Garanti Portföy Teknoloji Şirketleri Hisse Senedi (TL) Fonu (Hisse Senedi Yoğun Fon) ile Türkiye’de teknoloji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin büyüme potansiyelinden yararlanabilirsiniz. Fon ağırlıklı olarak BIST Teknoloji Endeksi’nde yer alan hisse senetlerine yatırım yaparak, Türkiye’de teknoloji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin büyüme potansiyelinden yararlanmayı hedefler. Avantajları Neler? Fon savunma, bilişim ve telekomünikasyon gibi sektörlerde yeni teknolojiler ve yazılımlar geliştiren şirketlere odaklanarak, bu şirketlerin büyüme potansiyelinden yararlanmayı amaçlar. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. GRT-Garanti Portföy Teknoloji Şirketleri Hisse Senedi (TL) Fonu hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz
Yurt içi piyasalarda haber akışı bu hafta bir miktar daha sakin görünürken, yurt dışında ABD enflasyonu ve Trump etkisiyle hareketli bir hafta bizleri bekliyor gibi.
Bu hafta yurt içi piyasalarda haber akışı bir önceki haftaya kıyasla bir miktar daha sakin. Haftanın en çok öne çıkan majör gelişmesi 12 Mart Çarşamba günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak Ocak ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistikleri olacak.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Beklenti altı gelen enflasyon verileriyle coşkulu başladığımız, TCMB'nin faiz kararını izlediğimiz ve %9'a yakın bir Borsa İstanbul performansıyla kapattığımız bir haftayı geride bıraktık.
10 Mar 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.



