Haftalık takvim: Yurt içinde cari denge, yurt dışında görüşmeler


Garanti BBVA Portföy ile yarı iletken teknolojilerine yatırım yapın Modern dünyada elektronik cihazlardan, yapay zekaya uzanan geniş kullanım alanıyla yarı iletken teknolojilerinin önemi giderek artıyor. Garanti BBVA Portföy’ün yeni fonu olan, Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon (YIT) yatırımcılarına orta-uzun vadeli bakış açısıyla yarı iletken teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketlerin getiri potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda bu hafta iki farklı görünüm mevcut. Yurt içinde veri temelli bir haber akışı beklenirken, yurt dışında görüşme temelli bir akış beklentisi mevcut. Haftanın en çok öne çıkan verileri yurt içinde cari denge, yurt dışında ABD TÜFE olurken, bir yandan ABD-Çin ve Rusya-Ukrayna görüşmeleri dikkatle takip edilecek.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta veri akışı bir önceki haftaya kıyasla bir hayli yoğun. Haftanın en çok öne çıkan verisi, 13 Mayıs Salı günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak Mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistikleri olacak. Piyasa beklentisi Mart ayında cari dengenin 3,9 milyar USD tutarında açık vermesi yönünde.
- Şayet beklenti gerçekleşirse 12 aylık yıllıklandırılmış cari açık 12,6 milyar USD düzeyine gerileyecek ve cari açık/GSYH oranı %0,9 düzeyinde gerçekleşmiş olacak.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 12 Mayıs Pazartesi günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak inşaat maliyet endeksi, toplam ciro endeksi, ticaret satış ve perakende satış endeksleri,
- 13 Mayıs Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret endeksleri ,
- 15 Mayıs Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak inşaat üretim endeksi, ücretli çalışan istatistikleri, tarım ÜFE ve hizmet üretim endeksi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 16 Mayıs Cuma günü ise TCMB tarafından düzenlenen Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçları ile TÜİK tarafından açıklanacak konut satışları ve işgücü istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda veri akışı bu hafta bir öncekine kıyasla bir miktar daha sakin diyebiliriz. Ancak buna karşın ABD-Çin anlaşması ve Rusya-Ukrayna görüşmesi gibi oldukça kritik gelişmeler de bizleri bekliyor.
Haftanın en çok öne çıkan verisi 13 Mayıs Salı günü açıklanacak olan ABD TÜFE olacak gibi görünüyor. Piyasa beklentisi TÜFE’nin aylık bazda %0,3; yıllık bazda %2,4 artması yönünde. Bu beklentinin dışında gerçekleşecek bir veri, piyasaların yakın vadede yeniden şekillenmesine de neden olabilir.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 12 Mayıs Pazartesi günü ABD’de federal bütçe dengesi,
- 13 Mayıs Salı günü Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi ve İngiltere’de işgücü göstergeleri,
- 14 Mayıs Çarşamba günü OPEC aylık raporu ve Almanya’da tüketici fiyat endeksi,
- 15 Mayıs Perşembe günü ABD’de üretici fiyat endeksi, perakende satışlar ve sanayi üretimi ile Avro Bölgesi’nde işgücü istatistikleri ve sanayi üretimi,
- 16 Mayıs Cuma günü ise ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ve dış ticaret endeksleri takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün gözlerimiz, ABD mercilerinin sonuçlarını tam olarak bugün açıklayacaklarını söyledikleri ABD-Çin müzakerelerine çevrili olacak. Ardından İstanbul'da düzenlenmesi beklenen Putin-Zelenskiy görüşmesini beklemeye başlayacağız.
12 May 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.



