Hatıralarımızdaki deniz, lezzet, zeytin ağaçlarıyla hayallerimizdeki üzüm bağları, ormanlar ve patikalar Urla’da birleşiyor.


Gelecek Turizmde : Sürdürülebilir turizm nedir?
Gelecek Turizmde: Sürdürülebilir turizm nedir? Sürdürülebilir turizm , insanın etkileşim içinde bulunduğu ya da bulunmadığı çevrenin bozulmadan veya değiştirilmeden korunarak, kültürel bütünlüğün, ekolojik süreçlerin, biyolojik…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Biz yaz kış Urla’dayız. Evimiz olarak seçtiğimiz yer burası. Urla’daki komşularımızı, yolumuzun kesiştiği insanları çok seviyoruz. Burada güzel bir topluluk var. Bir kısmı İstanbul ya da yurt dışı koşturmacalarından yorulup geri gelen insanlardan oluşuyor. Bir kısmı da buraları hiç terk etmemiş keyifçi İzmirlilerden.

Urla'da yaşam
İkimiz de İzmirliyiz. Benim (Burçin) ailemin 1978’den beri burada yazlığı var, Erdi de çok benzer bir şekilde tüm çocukluğunda yazlarını Yeni Foça’da geçirmiş. Beraber çıktığımız Toskana seyahati sonrası "Tam olarak böyle bir yerde yaşamak istiyoruz," duygusuna kapıldık ve o yeri tüm tanıdık izleriyle Urla, Yağcılar Köyü’nde bulduk. Hatıralarımızdaki deniz, lezzet, zeytin ağaçlarıyla hayallerimizdeki üzüm bağları, ormanlar ve patikalar burada birleşiyor.
Urla, 12 ay boyunca farklı deneyimler sunuyor. En çok da bu özelliğini seviyoruz. Kış aylarında bağların şömineli misafirhanelerinde kalıp yeni rekolte şaraplar tadıyor, orman yürüyüşleri yapıyoruz; bu zamanlar biraz ıslak geçiyor çünkü genelde İzmir bu aylarda yağışlı oluyor. Ama o melankolik havanın da tadı ayrı. Yağmur yağarken çıtır çıtır yanan ateşin yanında bir kadeh şarap yaşadığın anı güzelleştiriyor. Yazın denizden çıkmamak, gurme restoranların avlularında bağlar ve zeytin ağaçları arasında takılmak mümkün.

Burçin ve Erdi, seçilmiş evlerinde
Urla’nın kışı da güzel yazı kadar
Urla, Yağcılar Köyü bizim köyümüz. Köyde toplaşmalar aniden gelişir, kimse kimseye pek randevu vermez buralarda. Üzüm bağları toplanırken herkes bir elden yardıma gider, sonra aynı üzümler akşam üzeri keyifle beraber yenir. O toplaşmalarda anlatılan hikâyeleri çok seviyoruz. Mesela eskiden köydeki ilkokul açıkmış, birkaç kişilik öğrenci gruplarına bir zeytin ağacı emanet edilirmiş. Sulama olmadığı için çocuklar kendi zeytinlerine evden su taşır, zararlı otlardan temizler, göz bebekleri gibi korurlarmış onları. Çok severiz bu hikâyeyi. Aynı zeytinler hâlâ eski okul binasının bahçesinde duruyor çünkü. Şimdi de gelenek değişmedi, herkes tarlasına gözü gibi bakıyor.

Urla'da, üzüm bağları arasında
Sabah uyandığımızda yan arazide kuzularını otlatmaya Bayram Abi geliyor; yürüyüşe çıktığımızda komşu tarlada Hikmet Abi ve Firuz Abla ilerlemiş yaşlarına rağmen biber ekiyor; Adnan Abi'ler yeni yaptıkları şaraplarından hediye getiriyor. Her geçişimizde üretici pazarıyla selamlaşmadan da olmaz. Seyahatlerden veya dışarı çıktığımız bir günden sonra eve dönünce en büyük mutluluğumuz yan komşularımız Celal Abi ve Nilay’a anılarımızı anlatmak — kışın yanan ateşin çevresinde edilen o sohbetler bizi buraya bağlayan temel şeylerden.
Kontrollü büyüme
Bizce bir yerin korunması orada yaşayan halka ve kurallara bağlı. İtalya’nın Toskana bölgesi turizmin kalbinin attığı yerlerden bir tanesi, her yıl binlerce insan tarafından ziyaret ediliyor ama hâlâ yemyeşil, tarlalar el değmemiş şekilde duruyor. Dünyaca ünlü şarapları bulunan köylerde birkaç tane şef restoranı bulunuyor sadece. İnsanlar burada yemek yiyebilmek için haftalar önce yer ayırtmak durumunda kalıyor.

Urla, Demircili Koyu
Urla’nın gelişimini seviyoruz. Vino Locale, Levane, Teruar gibi yerlerin olması, işine saygı duyan insanların Urla’yı tercih etmesi bizi mutlu ediyor. Umarız, bu trendi kötü kullanacak insanlara izin verilmez ve Urla’nın asıl değerlerine saygı duyan insanlara daha çok alan kalır. Son yıllarda artan turizmin Urla üzerindeki etkisi şimdilik kontrollü bir büyüme gibi hissettiriyor. Yeni şef restoranları ve güzel tesisler açılıyor. Bu durum popüler kültüre hitap etmek yerine özel şeyler yapmaya çabalayan insanlara güzel bir hareket alanı oluşturdu; bu yanını çok seviyoruz. 10 masalı restoranlar, 5 odalı misafirhaneler — umarız, Urla, hep böyle butik kalır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Burçin ve Erdi'yle ev olarak seçtikleri, sabahları yan arazide kuzularını otlatan Bayram Abi’ye selam verdikleri, yürüyüşe çıkınca komşu tarlada Hikmet Abi ve Firuz Abla'nın biberleri ektikleri Urla’dayız.
13 Mar 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



