Vacilando İstanbul

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Mahallede uzun zaman yaşayınca bir binanın hayatına da tanık oluyorsun. Dibek Sokak'ta önce tiyatro, ardından İstanbul'un ilk ortak çalışma alanlarından biri olan Blooger's Base olarak tanıdığım ve parçası, izleyeni, destekçisi olduğum 17 numarada şimdi Vacilando İstanbul var.
Kapılar açık. İçeriden gelen müzik 1930'larda bir Paris sokağına götürüyor beni. Bir an. Dışarıdaki banka oturuyorum. Az sonra Özge geliyor içeriden, Vacilando diye soruyorum. Kimdir? Steinbeck'in romanından aldığını söylüyor ismini: "Yolculuğu seven, bir yere gitme deneyiminin varılacak yerden daha keşfedilesi, daha değerli olduğunu düşünen kişi." Soli gibi.
Vacilando İstanbul'da su kefiri molası
Vacilando'yu şudur diye anlatmak çok zor. Burası bulaşık makinesi olmayan bir yer mesela. Kullandıkları ürünlerin doğaya zararlı olmamasında kararlılar. İçerideki odada dikey bahçe kurulmuş. Otların gelişimini takip ediyorlar. Yeterince güneş alıyor mu, yüzünü sarartıyor mu? Aslen fırın olarak Arnavutköy'de 2013 yılında başlayan macerasını Galata'ya taşımış; heyecanla, daha iyi, daha çok, daha anlamlı ne yapabiliriz umuduyla çalışıyorlar.
Şehirde sıfır atık çok zor ama en az atığı çıkarıyorlar. Streç filmler ve yağlı kağıtlar, ileri dönüştürülmüş malzemelerden. Bir yanda mahallelinin cam, metal, kağıt ayrıştırması için kutular var. Ve kompost. Evindeki iki biber, altı soyulmuş patates kabuğunu gelip atabiliyorsun. Onlar da sizin için belediyeyi arıyor; Beyoğlu, kompostları almak için hızlı çalışıyor. Raflarda mercimek, buğday, un — 100 gram isteyene 100 gram. Kendi kap kacağıyla gelenlere yiyeceklerde %10, içeceklerde %15 indirim var.
Siz nasıl tanımlıyorsunuz burayı diye soruyorum, "bakkal" diyorlar. Eski zamanların muhabbete, mahalleden haber almaya; haftalık değil, günlük isteklerini almaya geldiğin, kiloyla değil, bir-avuç-usulü tarttığın biberleri aldığın bakkalı gibi.
Oturduğumuz sandalyeler; su kefiri dolu bardağımı koyduğum, yanıma çektiğim sehpa; duvardaki aynalar, Özge'nin annesinin Horhor'daki dükkânından. "Peki ne kadar şu tonet?" diye soruyorum. Bakacak. Turta kokusu — huzur dolu tüm anların anımsamaları. Hiç bilmediğim bir yolculuğa bütün sevdiğim insanlarla çıkmışım gibi. Buralılık hissi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hazal Yılmaz'ın peşine takılıyoruz Galata sokaklarında. Ayaküstü Vacilando'ya uğruyoruz, 17 numara artık çağdaş bir bakkal. Oradan Civan'a, Fellini filmine figüranlığa.
11 Tem 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



