Helmut Newton: Gölgelerin arkasındaki gizem

Bu defa sanatçının gölgelerle ilişkisine bakıyoruz.
Helmut Newton: Gölgelerin arkasındaki gizem

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Helmut Newton’un fotoğraflarındaki kışkırtıcı ve çelişkili durum, fotoğrafçının hayatı ve deneyimleriyle ilgili merakımı uyandırıyor, daha fazla fotoğrafını inceleme isteği yaratıyor. Diğer bir deyişle sahneye çıkmak ve perdeyi aralayarak, perde arkasında neler oluyor görebilmek istiyorum.

Neustädter’den Newton’a: Newton'un hayatının farklı duraklarına uğrayınca fotoğraflarındaki rahatsız eden ama aynı zamanda da çekici tarafı keşfetmek sürpriz olmuyor. 1920’de Berlin’de doğan fotoğrafçının, 1945’te Birleşik Krallık vatandaşı olarak Helmut Newton olmadan önceki ismi Helmut Neustädter. Yahudi bir aileye doğan fotoğrafçının babasının, Newton’un doğduğu yıllarda bir düğme fabrikasının sahibi olduğu ancak Nazilerin Nuremberg yasalarıyla Yahudiler üzerinde artırdıkları baskıyla fabrikadaki kontrolünü kaybettiği belirtiliyor. Hatta babasının kısa bir süre toplama kampında kalmak durumunda olduğu da. Yani aslında Helmut, ergenlik dönemini Nazilerin baskısı altındaki Almanya’da geçiriyor. Ailesi ve kendisi bu baskıdan kaçabilen şanslı insanlardan. 

The Woman on Level 4, I Monte Carlo, 2000 Helmut Newton Estate Kaynak: Photography in Berlin
The Woman on Level 4, I Monte Carlo, 2000 Helmut Newton Estate
Kaynak: Photography in Berlin

Hitlerin favori yönetmeni Leni Riefenstahl: 18 yaşına girdiğinde Conte Rosso gemisiyle Nazi baskısından kaçmak için Trieste’den Çin’e gitmek isteyen Newton’un 1945’te İkinci Dünya Savaşı bitene kadara Singapur, Avusturalya, İngiltere ve Avusturalya orduları deneyimlerini içeren yoğun bir yolculuğu var. Berlin’de başlayan ve bu yolculukla devam eden deneyimleri bizlere aktardığı işlerine nasıl yansımış olabilir? 

Gero von Boehm tarafından çekilen ve ilk gösterimi 8 Temmuz’da Berlin’de gerçekleştirilen Helmut Newton: The Bad and the Beautiful belgeselinde Helmut Newton’ın fotoğraflarında modellik yapan Isabella Rossellini, Grace Jones, Claudia Schiffer ve Newton's uzun süre eşi olan June Browne gibi kadınlara ek olarak bir kadından daha bahsediliyor: Deutsche Welle’ye göre Hitlerin favori yönetmeni Leni Riefenstahl. Nazi döneminde propaganda çalışmaları yaptığı iddia edilen yönetmenin, fotoğrafçı Helmut Newton'un çalışmalarını etkilediğine inanılıyor. "Bunu asla inkâr etmedi. Neden etsin ki?" diye soruyor filmin yönetmeni von Boehm. Filmde, Leni’nin kendisini etkileyen öğeleri bizzat Newton açıklıyor: "Işıklandırma tarzı, gölgeler ve bazı pozlar."

Havuz ve kadın: Hırslı bir yüzücü olarak ergenlik döneminde Berlin Schwimm Club'da Death Skull Certificate almaya hak kazanıyor. Gittiği bu kulüpte kendi sözleriyle "uzun süre ıslak kalan" ve özellikle mayo giyen kadınların ağırlıkta olduğunu söylüyor. Bu tecrübesinin daha sonraki yaşamında kadın ve havuz ögelerini sıkça kullandığı fotoğraflarına taşındığını görüyoruz. 

helmut newton
Kaynak: Deutsche Welle

Helmut fotoğrafları: Newton’un fotoğraflarında ışığı titizce kullanmasıyla ortaya çerçeveyi aydınlatırken pürüzsüzlüğü vurgulayan; cesur, net ve canlı fotoğraflar çıktığını söyleyebiliriz. Bir manzara içinde figürü oluşturma konusunda farklı bir yeteneğe sahip olan Newton'un çalışması insan formunun yapısını, kemiklerini, eklemlerini incelemeye ve hareket akışını sorgulamaya davet ediyor. Özellikle dış çekimlerinde arka plan ve figürler arasındaki zıtlığın üzerine gidiyor. 

“Gölgeler”: Kadın formunu fotoğraflarında sıkça gördüğümüz Newton, ün kazanmasıyla aynı zamana denk gelen 1960'ların ve 1970'lerin cinsel devrimini de yansıtıyor. Dünyadaki en güzel kadınlar olarak nitelendirilen bazı kadınların cinselliklerini vurgulayan pozlara, sıklıkla tehlike ve şiddet duygusu eşlik ediyor. Fotoğraflarında yer alan tek tip, aynı bedende model kadınlar ve yansıttığı kadın cinselliğinin tehlike ve şiddetle birleşmesi, zihnimde Newton’un kadınları obje olarak kullandığı ve güzellik olgusunu tek tipe sığdırmaya çalıştığı gibi oldukça rahatsızlık veren bir düşüncenin canlanmasına neden oluyor. Diğer yandan kadına yönelik şiddetle oldukça hassaslaşan zihnimin ilk anda verdiği savunma mekanizması tepkisi de olabilir bu. Çünkü fotoğraflara tekrar baktığımda ve Newton’un hayatını düşündüğümde, aslında yasaklandıkça şiddete maruz kalan kadın cinselliğinde devrim yarattığını ve cinselliği “olağan hâle” getirdiğini, Nazilerin Almanya’sında yasak olmasına rağmen peşinden gittiği gençlik aşkı gibi yasakları gölgelerden kurtarıp göz önüne serdiğini düşünüyorum. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

⚠️ Bu bir son, bu bir başlangıç: Angst

Bu bülten Lagom'un son sayısıdır ve moda dünyasında radikal bir dönüşüm çağrısıdır.

25 Eki 2020

⚠️ Bu bir son, bu bir başlangıç: Angst

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine