Hollwood AI kullanmaya alışıyor


Girişimleri destekliyor, ekosistemi geliştiriyor: Workup Girişimciliği stratejik bir alan olarak gören İş Bankası , yeni nesil girişimcilik yolculuğunu yıllar içinde güçlü bir ekosisteme dönüştürdü. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminde önemli bir katma değer oluşturan İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı 7 yıldır kesintisiz devam ediyor. Nedir? Startup'ları görünür kılmak, onların farklılaşan ihtiyaçlarına cevap vermek ve iş birliği fırsatları sunmak amacıyla hayata geçirilen bir girişimcilik programı. Neler oluyor? Ölçeklenebilir iş modeline sahip, fikir aşamasını tamamlamış tüm girişimlere açık dikey bağımsız yürütülen Workup, bugüne kadar 20 bine yakın başvuru aldı. 108 girişimin mezun olduğu Workup’ın 12’nci dönemi 9 girişimle sürüyor . 2021 yılında Workup çatısı altında hayata geçirilen, tarım teknolojileri geliştiren , sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeline sahip startup'ların büyümesine destek veren Workup Agri’nin 3’üncü dönemi 6 teknoloji girişimiyle ilerliyor. Eğitici oyun geliştirme ve ölçeklenme süreçlerinde katkı sağlamak üzere geçtiğimiz yıl başlatılan Workup Gaming ’in ilk döneminde 10 girişim ve oyun stüdyosu , eğitim odaklı oyunlar üretti veya daha önce geliştirdikleri oyunları ölçeklendirdi. Afet teknolojileri ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda teknoloji üreten etki girişimlerine özel hızlandırma programı Workup4Future ’dan 6 girişim mezun oldu. Küresel hızlandırma programı Workup Rise LEAP ’a seçilen girişimler, Londra girişimcilik ekosisteminde yoğun bir programdan geçti. Program, Türkiye’de KOSGEB desteğiyle ilk kez hayata geçirilen yurt dışı program olma özelliği taşıyor. 65 Workup’lı girişim toplam 32 milyon ABD doları yatırım alırken bunların 13’ü İş Bankası ve yatırımcısı olduğu fonlar tarafından fonlandı. Workup Girişimcilik Programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir ve başvuru yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Hollywood'ta yapay zeka kullanımı yaygınlaşmaya başladı. Yapım aşamasının neresinde ve nasıl AI kullanıldığını açıklamayı gerektiren kuralların olmayışı, gerçeklik ile yapaylık arasındaki çizginin kaybolmaya başlamasına neden oluyor. Çözüm sosyal medya platformlarının izinden gidip uyarı etiketleri eklemekte mi?
Detaylar: Futurism'in haberine göre Netflix'in yeni yayınladığı "What Jennifer Did" adlı suç belgeselinde AI ile üretilmiş ya da üzerinde oynanılmış görüntüler olduğu fark edildi. Belgeselde AI kullanımı, gerçek belgelere sahtelik bulaştırarak izleyicilerin izledikleri içeriklerden keyif almasını engellediği gibi verilen bilgileri sorgulamalarına da neden oluyor.
Axios'a konuşan Santa Clara Üniversitesi'nden Subramaniam Vincent, insanların karşılarına çıkan içeriklerin gerçek olup olmadığından hep şüphe ettiklerini ve gerçekliği aradıklarını belirtiyor.
Hollywood ışıkları
2023'te ABD'deki oyuncuların ve yazarların sektörde AI kullanımına karşı düzenledikleri eylemler sonucunda sendikalar çalışanlarını AI'a karşı koruyan anlaşmalar imzaladılar. Fakat bazıları anlaşmaların yapay zekanın oyuncuların yerine geçmesini engellemekte yeterli olmadığına inanıyor.
Geniş açı: Hollywood yapımlarında özel efektlerin kullanımı yıllardır bilinen bir uygulama. İzleyicilerin yapay zekayı da iyi karşılayabilmeleri için yapımların AI kullandıklarını belirtmesi yardımcı olabilir.
Teknoloji şirketleri
Sosyal medyada kullanıcıların neyin gerçek neyin sahte olduğunu ayırt edememesi büyük şirketlerin platformlarına "AI ile üretildi" etiketlerini zorunlu kılmasına neden oldu. Meta, Google ve TikTok, kendi AI programları ile üretilen içeriklerin otomatik olarak etiketleneceğini belirtti.
Fakat platformların diğer AI araçlarıyla üretilen içerikleri etiketlemesi daha zor olabiliyor. Bu nedenle YouTube, oynanmış ya da yapay olarak üretilmiş içeriklerin bildirilmesini gerektiriyor. Eğer kullanıcılar AI ile ürettikleri içerikleri etiketlemezlerse platformdan atılabilecekler. Buna benzer olarak TikTok da oynanmış içeriklerin etiketlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Sosyal medya platformlarının içeriklerin AI içerip içermediğini nasıl kontrol edeceği ise hâlâ belirsiz. Eğer Hollywood'da da etiketleme zorunlu kılınırsa içeriklerin AI içerip içermediğini bulmak ve özel efekt sınırının nerede çizileceğine karar vermek zor olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Netflix'te yayınlanan "What Jennifer Did" adlı suç belgeselinde AI kullanımının tespit edilmesi tepkilere neden oldu. Google antitröst davası iki gün süren kapanış konuşmalarının ardından son buldu.
07 May 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



