Hoş geldin Umut Çetin


2022’de bi’ günün filmsiz geçmesin: Bi’ Film Ajandası 2022 Duende okuyucusu olarak Keşif Sineması’nda yeni yönetmenler keşfetmekten, Keşif Bülteni’nde haftanın film önerilerini takip etmekten zevk alıyor musun? Peki yılın her günü için ayrı bi’ film önerisine ne dersin? Her gün yeni bi’ film: Bi’ Film Önersene ekibinin ilk kez 2020 yılı için çıkardığı ve bu yıl üçüncü edisyonuyla geri dönen Bi’ Film Ajandası , her yıl yenilenen içeriğiyle yılın her gününe bi’ film önerisi sunuyor. Önerilen filmler arasında dünya sinemasının ödüllü filmlerinden çok sevilen klasiklere, animasyonlardan belgesellere, korku sinemasından müzikallere farklı türlerde, sinema tarihinin farklı dönemlerinden ve farklı ülkelerin sinemalarından filmler yer alıyor. Tematik hafta sonları: Bi’ Film Ajandası, 365 film önerisinin yanı sıra, bu filmleri özenle seçilmiş 52 tema altında gruplayan, tematik hafta sonu sayfalarına da yer veriyor. Oyuncu ve yönetmen biyografileri, bu yıl Aylin Denker’in imzasını taşıyan özel çizimleri, film bulmacaları, filmler hakkında eğlenceli bilgiler ve daha fazlası hafta sonlarını renklendiriyor. Dahası: Emre Eminoğlu , Umut Kapyalı ve Taha Şahin ’den oluşan Bi’ Film Önersene ekibi, aynı zamanda Instagram hesaplarında sinemayla ilgili paylaşımlar yapmaya devam ediyor. 2022’de bi’ günün filmsiz geçmesin diye, Bi’ Film Ajandası 2022’yi bu linke tıklayarak Mabbels üzerinden satın alabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Önemli kararların alındığı bir günün ertesi sabahı. Güneşi bile elimizden aldıklarına iyiden iyiye inandığım saatler. İnadım var. Aydınlık olmadan evden çıkmam. Hele bir de vapurla Anadolu yakasına geçeceksem karanlığı peşimden getirmem. Bekledim. Vaktin geldiğini kimse söylemeden yola koyuldum. Bir zamanlar yakın arkadaşa çıkan sokaklardan geçip buluşma noktasında yerimi aldım. Tanışmadan tanıdık olma hâline ne kadar alıştığıma şaşırdım. Ah, işte geldi. Hoş geldin Umut Çetin. Sen de hoş geldin.

Umut'la Yeldeğirmeni'nde, sohbetin derinliklerinde
Daha önce hakkında bu kadar az bilgiye sahip olduğum bir Keşif Sahnesi konuğum olmamıştı. Umut’la şarkılarının bende bıraktığı hafif esintili ve turuncusu gökyüzüne sızmış bir gün batımı hayali zihnimde dönerken buluştum. Karşılıklı oturup kafede içeriz diye sakladığımız günün ilk kahvesini sipariş verip sohbete başladık. Bir düşünce çıkıp gelecekti sazlıkların arasından hangimizin geçtiğinin önemli olmadığı yola. Sonra zaten yol ayrımına kadar beraber geçecekti.
Bir yılı aşkın devam ettiğim sabahları yazı yazarak güne başlama rutinimin bana kattıkları arasında kelimelere yüklediğim yoğun anlamları fark etmek de var. Benden çıkanlara karşı kaldırımdan bakmam sadece kendimi yargılamamı sağlamadı. Aynı zamanda aşırıya kaçan ve tekrara düşen yoğun duygularla da yüzleşmemi sağladı. “Yaptığım her şeyi psikolojik yansımalarla okumaya başlıyorum. Konuların farklı farklı anlamları oluşmaya başlıyor,” cümlesini kurduğunda Umut’la yan yana yürüdüğümü hissettim.

İki farklı mevsim, iki farklı yaprak.
Dakikaların suçu yok. Güneş elbette batacaktı. Biz de görünür olduğumuz kadar müzik üzerine konuşacaktık. Bu buluşmadan geriye bir de senin için hazırladığımız ortak çalma listesi kaldı. Hazırsan yaslan arkana, bırak kendini bana.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Umut'un çocukluk yıllarının rengine, rock'n roll coşkusunu hissettiği ilk günlere, beklenmedik kesişimlere ve kendini her gün yeniden keşfetme öyküsüne davetlisin.
19 Ara 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




