İklim İçin Neden Kömürü Geride Bırakmalıyız?


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Özlem Katısöz
Küresel ortalama sıcaklıkların artmasının nedeni, 1850’lerde sanayi devrimiyle beraber kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların tüketilmeye başlanması. Bu fosil yakıtların yakılması ile ortaya çıkan karbondioksit, atmosferde birikti ve havamızın ısınmasına neden oldu. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre bugün küresel ortalama sıcaklıklar sanayi öncesine göre 1,2°C daha yüksek. Bu bile aşırı hava olaylarının sayısında ve şiddetinde artış, büyük can kayıplarının yaşandığı seller, sıcak hava dalgaları nedeniyle şiddetlenen ve günlerce süren orman yangınları, sağlık sorunları gibi toplumsal ve ekonomik krizlere neden oldu.
Hedef 1,5 derecede durmak, çözüm fosilden çıkış
Sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmak için karbon emisyonlarını en aza indirmek gerekiyor. Emisyon kaynaklarına baktığımızda, kömür, karbon yoğunluğu en fazla olan fosil kaynak. Kömürden çıkış ise emisyon azaltılması için en kolay seçenek olarak gözüküyor. Çünkü kömürün neden olduğu emisyonların çoğu elektrik sektöründen kaynaklanıyor ve elektrik üretiminde kömürün yerini alabilecek temiz seçeneklere uygun maliyetlerle sahibiz.
Kimler kömürü terk ediyor?
Avrupa’da 15 ülke kömürden çıkacağını açıkladı. Bunlardan üç tanesi, Belçika, Avusturya ve İsveç’te elektrik sisteminde kömürü sıfırladı. ABD’de yeni Başkan Biden'in iklim politikasını iyileştirmek adına attığı en önemli adımlardan biri 2035’e kadar elektrik sektörünü karbondan arındırma kararı oldu. Dünyadaki kömürlü termik santral kapasitesinin yarısına sahip olan Çin bile 22 Nisan’daki İklim Zirvesi’nde kömür kullanımını 2025 itibariyle kontrol altına alacağını açıkladı.
Peki ya Türkiye?
Ülkemizde 100 MW üstünde 28 kömürlü termik santral işletmede (toplam 20,4 GW kapasitede) ve kömür, elektrik üretiminin yüzde 35’ini oluşturuyor. İzin ve/veya plan aşamasında ise toplam 16 GW güçte kömürlü termik santral projesi var. Henüz elektrik sistemini kömürden arındırmaya yönelik bir politika bulunmuyor.
Ülkemizde yenilenebilir enerjinin (hidroelektrik, jeotermal, güneş ve rüzgâr dahil) elektrik üretimindeki payı yüzde 40 civarında. Gidecek çok yolumuz var ama bu zorlu bir yol değil. Çünkü güneş ve rüzgâr potansiyelinin çok yüksek olduğu bir coğrafyadayız. Depolama teknolojileri gelişiyor. Güneş santrali kurulum maliyetleri Türkiye’de son beş senede yüzde 55 düştü. Enerji dönüşümü aynı zamanda kömüre göre daha fazla istihdam yaratıyor. Her 1 milyon dolarlık yatırımın sürdürülebilir enerjide 15-30, enerji depolamada 4-12 kişi için istihdam yaratabileceği hesaplanırken bu sayı kömürlü termik santral ve kömür madeni için üç kişi.
İhtiyacımız olan; kömürden çıkış için bir tarih belirlemek ve dünyadaki “yeşil toparlanma” rüzgarıyla yelkenimizi doldurmak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ölçü Olarak Mimarlık, Rio Dünya Zirvesi, İyilerin Yanında
19 May 2021

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026









