

Yeni dünya trendi: Deneyim ve anı biriktirme Dönüşüm ve devinimin oldukça hızlandığı bu dönemde trendlerde de bir ikilik görüyoruz. Bir konunun iki ucu da trend olabiliyor. Bir yanda klasik arabalar, retro tasarımlar, nostaljik müzikler diğer bir yanda otonom araçlar, uçtan uca dijital teknolojilerin entegre edildiği sanal dünyalar, BMW ’nin de “Retail Next” adını verdiği deneyim odaklı yeni nesil mağazacılık konsepti. İçinde bulunduğumuz bu ikilik bir metcezir hâli, bir dengelenme hâli adeta. Tüm dünyada yaşanan sürekli değişim, bireysel hayatlarımızı ve beklentilerimizi de etkiliyor kuşkusuz. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki tüketiciler artık bireysel hazdan ziyade; aileleri ve çevreleri için pozitif etki yaratmak, anlamlı bir hayat sürmek, dünya ile bağ kurmak istiyor. Araştırmaların bir diğer çıktısı da tüketicilerin dengeli bir yaşam sürmelerine yardımcı olacak markalara sadık oldukları. Tam da bu noktadaki asıl soru ise; sosyal ve kültürel konularda ilerlemeci bir dönüşüme markalar nasıl liderlik edebilir? Çok paydaşlı çözümler ve sistem düşüncesiyle pozitif etkiyi ön planda tutmak oldukça önemli bir anlam taşıyor. Müşterilerin hayat kalitesini artırma bakışıyla geçilen yeni iş modelleri şüphesiz deneyim ve anı biriktirme üzerine inşa ediliyor. BMW, farklı paydaşlarla anlamlı iş birlikleri yaparak bulunduğu sektörden başlayarak ekosistemin dönüşümüne öncülük ediyor. BMW ’nin sunduğu eşsiz deneyim, müşteri deneyiminin yanında yaşam deneyimi de sunmak. Tüm markaların da bu dönüşümün parçası olduğu, kimseyi arkada bırakmadan yeni dünyaya uyumlanmak mümkün. Değişimden korkmadığımız, değişimi kucakladığımız günlere.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İklim krizi, günümüzün en büyük küresel sağlık tehdidi. Beraberinde getirdiği yıkıcı orman yangınları, aşırı hava olayları ve amansız kuraklıklarla artan kirliliğe, göçe, gıda kıtlığına ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açıyor. Bu kriz, birçok yönden insan sağlığını tehlikeye atıyor ve her ne kadar onun kalp-damar, solunum ve bağışıklık sistemleri üzerindeki etkilerini biliyor olsak da, özellikle çocuklarda beyin sağlığı üzerindeki etkileri yeni yeni gün ışığına çıkıyor.
2021'de Clinical Psychological Science'da yayımlanan bir çalışma, sıcak hava dalgalarının çocukların ve ergenlerin zihinsel sağlığını olumsuz etkilediğini ve acil servislere yapılan zihinsel sağlıkla ilgili ziyaretlerde artışa neden olduğunu gösteriyor. Geçen sene Nature Climate Change'de yayınlanan daha yeni bir raporda, iklim değişikliğinin beyin gelişimi ve işlevi üzerinde daha önce düşünülenden daha büyük bir etkiye sahip olabileceğini ortaya koydu. Viyana Üniversitesi'nden nörobilim uzmanı ve Nature Climate Change çalışmasının baş yazarı Kimberly Doell; "Çok uzun zamandır yaşadığımız çevrenin insan beyni üzerindeki derin etkisini biliyoruz ancak, değişen iklimin insan beyni üzerindeki olumsuz etkilerini yeni yeni anlamaya başlıyoruz" diyor. Benzer şekilde, 2023 yılının Ekim ayında Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yayımlanan Ruh Sağlığı ve Değişen İklim Çocuklar ve Gençler Raporu, aşırı hava olayları ve hava kirliliğine maruz kalmanın ceninin gelişimine zarar verebileceğini ve anksiyete, depresyon, DEHB, eğitim eksiklikleri ve daha sonraki hayatta psikiyatrik bozuklukların olasılığını artırabileceğini vurguluyor.
Çocuklar iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine özellikle daha duyarlı
Hızlı fiziksel ve beyin gelişimleri, olgunlaşmamış bağışıklık sistemleri ve vücut ısısını düzenleme yeteneklerinin sınırlı olması nedeniyle, çocuklar iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine özellikle daha duyarlı konumda. Columbia Üniversitesi’ndeki Çocuk Çevre Sağlık Merkezi'nin yöneticisi ve "Çocukların Sağlığı ve İklim Değişikliğinin Tehlikesi" kitabının yazarı Frederica Perera,"Tüm çocuklar hassastırlar ama marjinalize edilmiş topluluklardaki çocuklar ilk ve en kötü şekilde zarar görürler" diye konuyu ifade ediyor.
İklim krizinin çocukların nörolojik sağlığı üzerindeki uzun vadeli ve hatta kuşaklar arası etkileri önemli bir endişe kaynağı. Perera'ya göre, temiz enerjiye ve sürdürülebilir gıda üretimine geçişi hızlandırmak için güçlü hükümet politikalarına acil ihtiyaç bulunuyor. Ayrıca, en çok etkilenen topluluklarda çocuklar ve ergenler için zihinsel sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması gerekiyor. Diğer kanıtlar, yoğunlaşan sıcak hava dalgalarının yetişkinlerin nörolojik sağlığını da tehdit ettiğini gösteriyor. Uzun süreli sıcak havada kalma, multipl skleroz ve madde kullanım bozuklukları gibi durumların belirtilerini şiddetlendirmekte ve intihar riskini artırıyor. Ayrıca, Alzheimer hastalığı gibi durumların kötüleşmesine yol açarak bilişsel işlev bozukluğunu hızlandırıyor.
Orman yangınlarından ve ormanların azalmasından kaynaklanan hava kirliliği, nörolojik sağlığa ciddi şekilde etki ediyor.
İnce partikül maddelerine uzun süreli maruz kalma, inme ve demans ile zihinsel bozuklukların başlangıç risklerini artırıyor. İklim krizi, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını da artırarak yeni nörolojik bozuklukları ortaya çıkarıyor. Zika ve Batı Nil virüsü gibi hastalıklar, menenjit ve felç gibi ciddi durumları beraberinde getirerek yayılmalarını genişletiyor. Ayrıca, iklim krizinin psikolojik etkileri de göz ardı edilemez. Sel, orman yangını ve yerinden edilme ile karşı karşıya kalan topluluklar, özellikle gençler arasında travma sonrası stres bozukluğu ve anksiyete gibi artan zihinsel sağlık sorunları görülüyor, bu da zihinsel sağlık müdahalelerinin gerekliliğini ortaya koyuyor.
İklim krizine karşı beynimizin direncini artırmak bizim elimizde
Bunu ancak, iklim krizinin zararının boyutunu ve kapsamını anlayarak yapabiliriz. İklim krizinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak, hedefe yönelik müdahaleleri geliştirmek ve kamu sağlığı politikalarını oluşturabilmek açısından daha fazla araştırmaya ihtiyacımız bulunuyor. Toplumun bilgilendirilmesi bu çalışmaların başarıya ulaşması açısından da oldukça önemli.Yukarıdaki bulgular korkutucu görünse de beynimiz, kendisine fırsat verildiğinde zararı hafifletmenin yollarını bulabilen büyüleyici bir organ. Esnek sinir hücrelerimiz, ihtiyacı olduğunda bağlantılarını düzeltip kendini yeniden düzenleyebilme kabiliyetine sahip. Ancak, bu düzenleme için bir süreç gerekiyor ve bu nedenle gerekli araştırma ve iyileştirme çalışmalarının acilen başlatılması gerekli sürenin sağlanmasını sağlayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
Sürdürülebilir Beslenme, Biyoçeşitlilik Krizi, İklim Akrebi ve daha fazlası
22 Mar 2024

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







