🖌 İMGE YÜKSEL


Mirgün Cabas’la
“ Nereye Kadar? ” Tüm canlılar için daha iyi ve yaşanabilir bir gelecek kurgusu için neye ihtiyacımız var?
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İmge'yle muhabbetimize bir markanın insana iyi gelmesini odağa alan bir markadan söze girerek başlıyoruz aslında — Mart 2020'ye dönüyoruz. Vegan ve ekolojik abtira'nın kuruluş amacına uygun şekilde, ilk kapanmada kargo yükünü artırmak istemeyerek ertelediğim bir alışveriş var. Bu dönem, abtira'yla tanışmak ve bir nebze pandeminin getirdiği ANGST edenlerle boğuşmak için kendime bir seferlik izin veriyorum.
Gelelim 2022'ye: Ve elbette, fotoğraflarıyla insana huzur veren İmge'ye. Onunla haz duyma hakkı üzerine konuştuğumuz Permitted Love söyleşisinde tanışıyorum. Markanın kurucuları Anna ve İmge'yle bedensel bütünlük alanında bedene yakın hissedebilme hâlini, kendini olduğu gibi kabul edebilmeyi ve kadının özerkliğini güçlendirmeyi kutlamak üzerine konuşuyoruz. İyi ki.
İmge'nin abtira için tasarladığı Pink Mud in a Dream teması
Bugün, o konuşmadan ayrışarak İmge'nin abtira'ya fotoğraflarıyla katılma sürecini ve ANGST edenlerden yola çıkarak Permitted Love'ı kurma kararlarını konuşuyoruz; cilt üzerinde göstermesi gereken bir ürün için yarı çıplak bir fotoğraf çekiminin ardından sosyal medyada aldığı tepkilerle onu ANGST edenleri öğreniyoruz.
O kadar saçma yorumlar geldi ki çok şaşırdık. abtira'nın kitlesinin "Bir kadını bu görsel üzerinden mi kutluyorsunuz?" sorusunu ileteceğini düşünmezdik. Meme koyalım da etkileşim gelsin gibi bir yaklaşımımız hiç olmadı!
İmge, fotoğraflarını modele gönderip rıza aldıktan sonra paylaşım yapmayı tercih ediyor. Bu etik süreci devam ettirirken onu ANGST edenin markaya gelen yorumlardan yola çıkarak "Hiç beklemediği bir kitleden, hiç beklemediği tepkiler almak," olduğunu ifade ediyor.

İmge, Aposto! Radyo stüdyosunda
Böylece de ANGST'ın daha önce haz alma hakkı çerçevesinde incelediği Permitted Love'ın kuruluş ürecini tekrar öğrenmiş oluyoruz: Daha özgür bir platform isteği, Anna ve İmge'yi bu sürece itiyor.
Permitted Love, buna karşı tepki olarak doğdu. Nasıl giyindiğime, nasıl konuşmam gerektiğine ve nasıl şeyler paylaşmam gerektiğine karışıldığı bir dünyadayım. Ticari olan bir işte bile bu böyle. Sadece görsel dünyada değil, herhangi bir yerde buna katlanamıyorum!

Suffer Six Days Alone
Özetle, kurdukları dünya haz odaklı ürünlerle kişinin kendini keşfetmesine ve iyi hissetmesine olanak sağlayan bir yer. Hem de buraya ait olmak için buradan bir şey almaya gerek yok. Bu yüzden Love Letters kısmını oluşturuyorlar ve kişilerin deneyimleri site üzerinden paylaşıma açık hâle geliyor.
Permitted Love’ı kurmamız bana göre karşılaştığımız ön yargılara ve suçlamalara karşı bir tepki. Nasıl davranmamız gerektiğini söyleyen yazısız normlara karşı insanları cesaretlendirmek istiyoruz. Cinsel özgürlüğü, eşitliği ve öz-sevgiyi destekleyen bir platform olması bizim için en önemli şeylerden biriydi. Biz de içeriklerimizi ve ürünlerimizi bu kavramlar etrafında üretmeye karar verdik.

İmge'nin kadrajından Dila Tunçer ve Yoni Egg
Bugün görsel sanatları bir işe çevirmek, üretimler üzerinden hikâye anlatmak, işlerini sosyal medyaya yansıtmak, olabildiğince özgürleşmek ve haz alma hakkı üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi İmge'ye sorularım var:
🖌 İmge'yi ANGST edenler ne?
🖌 Eril bakışı yansıtmadığın işlerinde yarı çıplaklığa gelen tepkilere karşı kendini nasıl koruyorsun?
🖌 Permitted Love'da Anna'yla birlikte çalışıyor olmak aktivizm alanını nasıl rahatlatıyor?
🖌 Görsel sanatlarda üretim yapmak seni kuvvetlendiriyor mu? Kendini nasıl dışa vuruyorsun?
🖌 İmge neye #HakkımVar diyor?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, İmge'yle sadece marka için değil kendi için de çektiği fotoğraflarına "Saçmalama hakkımız her zaman baki!" diyerek içerik üretmenin ilhamıyla muhabbete katıl.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin onuncu konuğuyla tanış: abtira ve Permitted Love'dan tanıdığımız sanatçı İmge Yüksel.
25 May 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026

Türk tarihinin büyüklüğünün anlaşılması için Göbeklitepe’nin Türk olmasına ihtiyaç yok. Anadolu’nun bizim için taşıdığı değerin de Hititlerin, Troyalıların ya da beş bin yıl önce Beşiktaş’ta yaşayan insanların Türk çıkmasına ihtiyacı yok. Belki gerçek tarih bilinci, geçmişin her köşesinde kendimizi aramak yerine, bizden farklı olan bir geçmişi de kendi mirasımızın parçası olarak koruyabilecek özgüvene sahip olmaktır.





