

Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekâsı ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’u buradan keşfedebilirsiniz. #Energyisthenewcurrency
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünya değişip dönüşürken, temel kavramlar gün geçtikçe daha önemli hale geliyor ve artık her şeyin yenilenme zamanı!
Endüstri 4.0 bir süredir gündemimizin tam ortasına oturmuştu zaten. Şimdi ise 5g’nin de yaşamımızın bir parçası haline gelecek olmasının hazırlıklarıyla, vazgeçilmezlerden biri haline geldi. Yapay zeka, bulut tabanlı yazılım platformları hemen hemen iş dünyası dinamiklerinin “olmazsa olmaz”larından oldu.
Bağlantılı bir dünyada daha da bağlantılı bir düzen içinde üretmeye çalışırken kaçınılmaz olan üretim trendlerinin de bir parçası olan iş dünyası, vazgeçilmez bir hızda dönüşüyor.
Peki siz bu değişimin neresinde duruyorsunuz hiç düşündünüz mü?
Enerji kaynaklarının hızla tükendiği, bu sebeplerle de doğal enerji kaynaklarına yöneldiğimiz bir sistemde, yalnızca bireysel tüketiciler değil, üretim sektörü de artık göz altında! Nasıl mı?
Hükümetler bir yandan karbon salınımı değerleri ile ilgili tüm ülkelere alarm verirken, tüketiciler diğer yandan herkesi daha sürdürülebilir eylemlere çağırıyor. Peki bunları aynı anda sağlamak, o değişime ayak uydurmak nasıl mümkün olabilir?
Enerji ve teknoloji dünyasındaki gelişmelerle birlikte, yeni nesil uygulamalar ve yapay zeka gibi teknolojilerle tesislerimizin dijitalleşmesi artık daha kolay ve erişilebilir hale geliyor. Bu ilerlemeler sayesinde enerji tüketimimizi daha verimli bir şekilde yönetebilir, maliyetlerimizi optimize edebilir ve çevreye daha duyarlı bir şekilde hareket edebiliriz.
Fatura tahminlemeleri ve avantajlı fatura tespit sistemleri gibi çözümler, şirketlerin ve hatta bireylerin enerji giderlerini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor. Böylece, enerji faturalarımızı kontrol altında tutabiliyor ve tasarruf etme fırsatlarını değerlendirebiliyoruz.
Bu teknolojik ilerlemeler sayesinde enerji altyapımızı modernize etmek ve daha sürdürülebilir bir gelecek için adım atmamız mümkün hale geliyor. Enerji tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirerek, küçük değişiklikler yaparak bile enerjide büyük farklar yaratabiliriz.
Enerji konusunda bilgi sahibi olmak ve teknolojinin bize sunduğu fırsatlardan yararlanmak, işletmelerimizin ve toplumun genel enerji verimliliğini artırma potansiyeli taşıyor. Hep birlikte, enerjiyi akıllıca yöneterek daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için adımlar atabiliriz.
Unutmayalım ki enerji, hayatımızın temelini oluşturan bir kaynaktır ve bu kaynağı daha bilinçli bir şekilde kullanarak geleceğe güçlü adımlarla ilerleyebiliriz. IoT artık sizler için bulunduğunuz mekanları izleyebilmemizi ve sizin en yoğun zamanlarınızda sizin için tüketimlerinizi takip etmemize olanak sağlarken, sürekli geliştirilmeye açık bir alt yapı ve kolay kullanım yüzüne sahip bir portal ile artık sürdürülebilir bir üretim planlaması çok kolay.
Peki Endüstri 4.0 ile neleri daha sürdürülebilir kılabiliriz?
- IoT teknolojisi ile varlıkların kontrolünü artırarak, tüketiminizi daha iyi izleyebilir ve kaynaklarınızı daha verimli kullanarak ihtiyaç halinde farklı kanallara yönlendirebilirsiniz.
- Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve yeniden planlaması gibi alanlarda size takip ve yeniden planlama kolaylığı sağlar.
- Anlık bildirimler alarak sisteminizin hata veren yanlarıyla çok daha hızlı yüzleşebilir ve önlem alabilirsiniz. Bu da size hem zaman hem de kaynakların doğru kullanımı avantajı kazandırır.
- Sızıntı tahmini, varlıkların ve üretim süreçlerinin optimum şekilde izlenmesi, her türlü verinin merkezileştirilmesi ve organize edilmesi gibi kolaylıklar sağlar.
Peki sadece enerji mi? Tabii ki hayır!
Artık tüm bu yeni nesil teknolojilerle alışıla gelmiş kalıpları kırıp ham madde, doğalgaz vb. diğer tüm sektörel üretim değişkenlerini de kontrol edebilmek çok daha kolay. Post modernitenin insanı maksimum potansiyele sahip bir varlık olarak gördüğü yeni dünya düzeninde, insana ait enerjinin verimli kullanılabilmesi sürdürülebilir bir geleceğe giden başlangıç noktası. Bu nedenle Verimlilik toolları, dijital platformlar ve yapay zeka ile siz de bu yolda çok daha hızlı ve kolay yol alabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Endüstri 4.0, sürdürülebilir eylemler ve yeni nesil teknolojiler
24 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



