
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pareto için düzenlediğimiz ankete katılan 45 ila 59 yaş aralığında bulunan "iş hayatının sonlarına yaklaşan profesyoneller" sınıflandırmasındaki okurlarımız anket katılımcılarının %10,2'sini oluşturuyor. Deneyimli profesyonellerin %20'si 500'den fazla çalışanı olan kurumsal şirketlerde çalışıyor. %24'ü 1 ila 10 çalışanı olan küçük ölçekli işletmelerde çalışırken %36'sı ise 10 ila 100 kişinin istihdam edildiği iş yerlerinde çalışıyor.
- Meslek grubu: 45 ila 59 yaş aralığındaki katılımcılarımız arasında en çok kişinin çalıştığı sektör "denetim ve danışmanlık" olarak öne çıkıyor. Bu sektörü üretim ve sanayinin ardından gayrimenkul takip ediyor.
- Ücret bandı: Katılımcıların %64'ü aylık gelirlerinin 25 bin ila 50 bin lira arasında olduğunu ifade ediyor. %24'ü 15 bin ila 25 bin lira arasında ücret aldığını belirtirken katılımcıların %16'sı ise 5 bin 500 ila 15 bin lira bandında aylık geliri olduğunu bildiriyor.
- Medeni durumu: Anketimize katılım gösteren bu yaş grubundaki kişilerin %90'dan fazlası evli ve çocuklu.
- Hane geliri: 45-59 yaş aralığındaki katılımcılarımızın çoğunun evli ve çocuklu olmasına rağmen %80'inde tek kişi haneye gelir sağlıyor. Katılımcıların yalnızca %20'si iki kişinin haneye gelir sağladığını ifade ediyor. Buna göre katılımcıların%32'si 15 bin ila 25 bin lira arasında hane gelirleri olduğunu belirtirken %32'si de 25 bin ila 50 bin lira arasında gelirleri olduğunu ifade ediyor.
- Hane durumu: Katılımcıların %56'sı kendi evlerinde oturduklarını belirtirken %44'ü de 3 bin ila 10 bin lira arasında değişen ücretlerde kirada oturduğunu ifade ediyor.
Ankette ve görüşmelerde neleri gördük?
Verileri değerlendirdiğimizde "iş hayatının sonlarına yaklaşan profesyoneller" sınıflandırmasındaki katılımcılarımızın tüm gruplar arasında refah seviyesi en yüksek olan grup olduğunu söylemek mümkün. Sağlık harcamaları ve sigorta, gıda, faturalar gibi ödeme kalemleri dışında gelirlerinin bir kısmının çocuklu aileler için eğitim gibi masraflara da bölündüğünü değerlendirdiğimizde bile, diğer gruplara göre uzun süre iş hayatı devam eden bu grubun maddi olarak karşılık aldığını değerlendirebiliriz.
Konuştuğumuz bu yaş grubundaki okurlarımız, özellikle sağlık harcamalarının ve sigorta kaleminin ödemelerini artırdığını ifade ediyor, birçoğu üniversite döneminde olan çocuklara sahip. Özellikle artan kiralar ve eğitim masraflarından da bu şekilde etkilendiğini ifade eden bir grup mevcut.
Yine de artan giderlere rağmen, yoğun iş hayatı koşuşturmasının ardından hayatının daha sakin ve belki de daha "huzurlu" geçmesini talep edecek bu yaş grubunun, isteklerini gerçekleştirebileceği bir refah seviyesinde olması umut verici.
Editörün notu
Öte yandan, bu umut verici durumu yaşadığımız dönem çerçevesinde de değerlendirmek gerekiyor. Bugünün 45-59 yaş bandındaki grubunu düşündüğümüzde, iş hayatına başladıkları ve ilerlettikleri ekonomik ortamın günümüzden çok daha iyi noktada olduğunu ve bu nedenle birikim, yatırım gibi kalemlerin o dönemlerde çok daha kolay şekilde yapıldığını söylemek doğru olacaktır. "İş hayatının sonlarına yaklaşan profesyoneller" sınıflandırmasındaki kişilerin de birikimlerini ve yatırımlarını o dönemlerde yaptıklarını varsaydığımızda, bugünün profesyonelleri için günümüz koşullarında durumun daha zor olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Orta direk yıkılıyor mu?" serimizde içinde bulunduğumuz ekonomik durumun hayatlarımızın farklı yönlerine etkilerini irdeliyoruz. Bugünkü bültende iş hayatının sonlarına yaklaşan 45 ila 59 yaş aralığındaki profesyonellere yer veriyoruz.
02 Eyl 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.



