İsrail, sportif müsabakalardan men edilecek mi?


Türkiye İş Bankası’ndan tenise destek Türkiye’de gençlere fırsat eşitliği sağlanması ve spora katılımın teşvik edilmesi sorumluluğunu benimseyen Türkiye İş Bankası, Türkiye Tenis Federasyonu tarafından 1-5 Ekim 2025 tarihlerinde Gaziantep’te düzenlenecek “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası”nın ana sponsorluğunu üstlendi. Gaziantep Mehmet Şimşek Tenis Kompleksi’nde gerçekleşecek “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası”nda 38 erkek, 26 kadın takımından toplam 230 sporcu korta çıkacak. 13–30 yaş grubundaki sporcuların yer aldığı organizasyona Ardahan, Batman, Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Malatya, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinden 42 kulüp katılacak. İş Bankası Grubu’nun tenis alanındaki iş birlikleri bu şampiyona ile sınırlı değil. Temmuz ayında Grubun iştiraklerinden İş Portföy ile Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğinde “TTF Tenise Destek Değişken Fon” kuruldu. Spor odaklı etki yatırımı niteliğindeki bu ilk yatırım fonu, yatırımcıların birikimlerini değerlendirirken aynı zamanda genç ve gelecek vaat eden sporculara finansal destek sağlıyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
66 binden fazla ölü, 170 bine yakın yaralı, 2 milyonu aşkın yerinden etme, sistematik şekilde dayatılan açlık sebebiyle her gün ölen çocuklar, yaşlılar, yerle bir edilen kentler, dokusu tamamen değiştirilen tarihî miras, katledilen gazeteciler, yardım gönüllüleri, insan hakları savunucuları, sağlık çalışanları, hekimler. Ve elbette artık spor araştırmacılarının athleticide olarak anmaya başladıkları sporcu ölümleri…
Tüm bu felaketlerden sonra Birleşmiş Milletler Komisyonu’nun İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını ortaya koyan raporu, önemli aktörleri harekete geçirdi. Geçen hafta UEFA’nın İsrail’in uluslararası müsabakalardan men edilmesini ele alacak bir toplantı yapacağı öne sürüldü. Resmî kaynaklar bu iddiayı yalanlasa da Avrupa futbolunun patronunun büyüyen uluslararası baskıya ve doğrudan tribünlerden yükselen tepkilere tamamen sessiz kalamayacağı aşikar.
- Ayrıntılar: The Times'ın haberinde UEFA Yürütme Komitesi'nin uluslararası maç arasının başlayacağı 6 Ekim'den önce İsrail'in Dünya Kupası elemelerindeki ve Maccabi Tel Aviv'in Avrupa Ligi'ndeki varlığını masaya yatıracağı iddia edilmişti. UEFA, gelecek hafta için ayarlanmış bir toplantı olmadığını, bir sonraki Yürütme Komitesi toplantısının da 3 Aralık'ta yapılacağını açıkladı.
Kritik millî ara: Gözler Norveç ve İtalya’da
İsrail’in 2026 Erkekler Dünya Kupası Elemeleri kapsamında 11 Ekim’de Norveç’le, 14 Ekim’de İtalya’yla oynayacağı maçlar, bu tarihî talep için tartışmaların sesini mutlak olarak yükseltecek. Norveç Futbol Federasyonu daha önce yaptığı açıklamada İsrail maçının gelirini Gazze’de kullanılmak üzere Sınır Tanımayan Doktorlara aktaracağını duyurmuştu. Federasyon Başkanı Lise Klaveness, daha önce "Futbol, uluslararası kabul görmüş hakları veya yerleşik hukuki ilkeleri zayıflatacak şekilde kullanılmamalı" diyerek FIFA'dan İsrail'in turnuvalara katılımını incelemesini istemişti.
22 Eylül’de Gazze’deki İsrail saldırılarına karşı hükümetin daha güçlü tepki vermesi talebiyle bir günlük genel grev düzenleyen İtalya’da da sular ısınıyor. İtalya Futbol Federasyonu Başkanı Gabriele Gravina, İsrail maçının boykot edilmesinin hükmen yenilgiyle sonuçlanacağı ve rakibin Dünya Kupası şansını artıracağı için sadece İsrail’in işine yarayacağına dikkat çekerken Gazze’de yaşananları lanetlediğini ve bu tip bir trajediye hiçbir insanın kayıtsız kalamayacağını söyledi.
- Öte yandan: İsrail Futbol Federasyonu'nun müsabakalardan men edilmesi için 19 üyesi bulunan UEFA Yürütme Komitesi'nden olası bir oylamada basit çoğunluk çıkması yeterli. Avrupa medyasında çıkan yorumlar, böylesi bir oylamanın kolaylıkla geçeceğini öngörüyor ancak özellikle ABD'nin FIFA nezdindeki muhalefeti sebebiyle olası politik sonuçlar, bu oylamanın hayat bulmayacağı endişesini doğuruyor.
Trump’ın tutumu umut vermiyor
FIFA Başkanı Gianni Infantino’yla yakın ilişkileri bulunan ve daha önce Dışişleri Bakanlığı sözcüsü aracılığıyla “İsrail’i Dünya Kupası’ndan uzak tutmayı amaçlayacak her türlü men kararını durdurmak için tüm önlemleri alacağını” açıklayan Donald Trump’ın bu girişime son ana kadar karşı çıkacağı kesin. Bugün Netanyahu ile görüşecek olan ve “Ortadoğu için harika şeyler” muştulayan Trump’ın gündeminde Gazzeli sporculardan çok İsrail Maliye Bakanı Smotriç’in deyimiyle “Gazze emlak cenneti”nin olması bu konudaki umutları azaltıyor.
- Bu arada: Yakın dönemde TFF de, -biraz geç de olsa- Avrupa merkezli çağrılara katılarak İsrail’in tüm sportif müsabakalardan men edilmesi için çağrıda bulundu. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun imzasıyla yayımlanan metinde "Kendilerini medeni değerlerin ve barışın savunucusu olarak konumlandırmalarına rağmen, spor dünyası ve futbol kurumları çok uzun süredir sessiz kalmıştır. Artık FIFA ve UEFA'nın harekete geçme zamanı gelmiştir. İsrail, tüm sportif müsabakalardan derhal men edilmelidir” ifadeleri yer aldı.
Infantino’nun oyalama taktiği
Geçen hafta New York’ta şu aralar Trump’a oldukça yakın gündemleri takip ede Atlantik Konseyi’nden ödül alan Infantino, yaptığı konuşmada “Gazze’de, Ukrayna’da, Sudan’da, Libya’da, ağlayan bir çocuk ve anne gördüğü her yerde kendisinin de acı çektiğini,” “80 ülkede çatışmaların devam ettiğini” vurgulamış ve futbolu “insanları biraraya getirmek için kullanmayı sürdürmekten” bahsetmişti.
Bu dokunaklı konuşma aslında “İsrail’i dışlamayalım, futbol aracılığıyla dünya barışına yaklaştıralım” alt metnini içeriyordu ve bunun hâlihazırda soykırıma devam eden bir savaş makinesini durduracağını düşünmek için ya çok saf ya da usta bir oyuncu olmak gerekiyor. Deneyimlerimiz İsviçreli yöneticinin “usta oyunculuğa” daha yakın olduğunu ortaya koyuyor.
Tarihte sportif men örnekleri
Peki tarih bize ne diyor? Bugüne kadar spor tarihinde Almanya ve Japonya’nın 2. Dünya Savaşı sonrası, 1948 Londra Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılmasının engellenmesi, Güney Afrika’daki ırkçı apartheid rejiminin 1964-1992 arasında uluslararası müsabakalardan men edilmesi, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nin (Sırbistan Karadağ) 1992-1995 arasında maruz kaldığı BM yaptırımları, Irak’ın 1990 Kuveyt işgali sonrası bazı etkinliklerden dışlanması, İsrail’in 1974 Asya Oyunları’ndan çıkarılması ve son olarak da Rusya ile Belarus’un Ukrayna işgali sebebiyle 2022’den bu yana FIFA, UEFA ve IOC tarafından men edilmesi gibi örneklere tanıklık ettik.
Özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana sayısız savaş, işgal, darbe gibi askerî faaliyete imza atan ABD hakkında böylesi bir tasarrufta bulunulmamış olması bu mekanizmanın sarsılmaz ahlaki bir temelden çok politik güç ilişkilerine bağlı olduğunu ortaya koyuyor.
- Ayrıca: İsrail, sadece Gazze’de işlediği suçlarla FIFA ve UEFA’nın talimatnamelerine aykırı davranmıyor. Aynı zamanda Batı Şeria’da yasadışı yerleşimlerde maçlar organize ederek “Üye ülkeler, diğer üye ülkenin onayı olmadan onun topraklarında müsabaka düzenleyemez” maddesini de çiğniyor. BM, Batı Şeria’da bu maddeyi çiğneyen en az 8 takım tespit etmiş durumda.
İsrail’in uluslararası spor müsabakalarından men edilmesi talebi 7 Ekim 2023 sonrası ortaya çıkan bir şey değil. İsrail on yıllardır askerî müdahaleleriyle Filistin halkının spor yapma olanaklarını kasti şekilde yok ediyor. İnsanlar öldürülüyor, sakat bırakılıyor, ekonomik olarak baskılanıyor. Filistin’in spor altyapısı hedef alınıyor, stadyumlar, salonlar, spor sahaları yıkılıyor.
Uluslararası spor çevrelerinin bu konudaki tutumu basitçe “idare etme”den öteye geçmiyor. İsrail’in yıktığı stadyumlar, FIFA’nın Filistin’e yaptığı maddi desteklerle yeniden inşa ediliyor, onarılıyor ama şiddeti önleyecek, İsrail’i hedef alan hiçbir gerçek önlem alınmıyor. Uzun süredir canlı yayımlanan bir soykırımı izlemekle yetinen uluslararası güçler, 2026 Dünya Kupası’na gidilen süreçte artık kaçınamayacağı tarihî bir kararla karşı karşıya. Soykırım dahi İsrail’in uluslararası spordan men edilmesine gerekçe olamıyorsa kimseyi tarafsızlığa, sporun birleştirici gücüne, barışa bağlılığınıza ikna edemezsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Millî para yüzücü Defne Kurt, Singapur'da kazandığı beş altın madalyayla bir ilke imza attı. Uluslararası spor çevrelerinde İsrail'in müsabakalardan men edilmesi talebi güçlü şekilde tartışılmaya başlandı.
29 Eyl 2025

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen
Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026




