JP Morgan'dan seçim sonrası tahminleri


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
JP Morgan, Türkiye'de 14 Mayıs seçimlerinin ekonomik sonuçlarına ilişkin tahminlerini paylaştı. Ortodoks politikalara dönüş durumunda dahi TL'de bir değer kaybı olmasını beklediğini ifade eden kurum, USD/TRY paritesinin şirketler ve TCMB tarafından gelecek talep nedeniyle 24-25 seviyesine kadar yükselebileceği tahmininde bulundu. Kurum ayrıca ortodoks politikalara dönüş durumunda 5-10 yıllık uzun vadeli tahvil faizlerinin %25 ile zirveyi görebileceğini de öngördü.
Kurum TCMB politika faizinin ise yılın üçüncü çeyreğinde %30 seviyesine yükselebileceğini tahmin etti. Gerekmesi halinde bu oranın %40'a kadar yükseltilebileceği de ifade edildi.
Hatırlatma dozu: JP Morgan'ın yanı sıra diğer bankalar da seçim sonrası ekonomik duruma ilişkin birtakım tahminlerde bulunmuşlardı.
- HSBC, Türkiye'ye ilişkin yayımladığı raporunda 2023 yıl sonu için USD/TL beklentisini 24.0'e yükseltmiş ve 14 Mayıs seçimlerini kimin kazandığı farketmeksizin yılın ikinci yarısında dövizde güçlü bir düzeltme yaşanacağını tahmin etmişti.
- Bank of America (BofA), Türkiye hakkında yayımladığı raporunda seçimi kimin kazandığı farketmeksizin Türk Lirası'nda %15-25 arasında değer kaybı beklediğini ifade etmişti. Politika faizine ilişkin tahminlerde de bulunan BofA, seçimin ardından TCMB politika faizinin ilk aşamada %30’a, yıl sonuna doğru ise %45-50 aralığına yükseltilmesini beklediklerini açıklamıştı.
- Seçime kadar dövizde sert bir düzenleme beklemediğini ifade eden Morgan Stanley, seçimin sonucu ne olursa olsun seçim sonrası ilk aşamada döviz kurunda yükselişler olabileceğini tahmin etmişti. Kurumun politika faizin beklentisi ise %30-35 olmuştu.
- Citibank'ın yayımladığı raporda, seçim sonrasında politika faizinin %40’a kadar yükseltilebileceği, bunun ise risk priminde 250 baz puana kadar düşüş sağlayabileceği tahmin edilmişti. Bu adımla birlikte, 50 milyar USD tutarında portföy yatırımı çekilebileceğinin ifade edildiği raporda, TL’nin %12 kadar değer kazanabileceği ifade edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Avrupa kaynaklı veri akışı ile akışı takip eden mesajlar para politikalarında karışık bir beklenti seti yaratmaya devam ediyor.
17 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.



