Kadıköy - Karaköy motorunda

Dilan Balkay’ın Şile’de başlayan, Taksim, Kadıköy, Datça ve sayısız sahneden geçip ilk albümü KUYU’ya varan hikâyesine davetlisin.
Kadıköy - Karaköy motorunda

17 Ekim - Jacques Philippe - Duende
Jacques Philippe ile birlikte

İsviçre saat geleneğinin yeni vârisi: Jacques Philippe Bulunduğumuz anın değerini ve eşsizliğini; İsviçre zanaatkârlığını ve Swiss Made geleneğini, çekici dokunuşlarla bileğimize taşıyan bir saatten başka en iyi ne hissettirir? Nedir? Saat işçiliğinin ve horoloji olarak anılan saat sanatının en nadide örneklerini barındıran İsviçre, çok uzun yıllardır saat piyasasına ismini altın harflerle yazdırıyor. Bu köklü mirasa sahip İsviçre saat markaları da kaliteli, dayanıklı, yüksek hassasiyete ve uzun ömre sahip kol saatleri üretmeleriyle biliniyor. Lakin saatçiliğin kalbi olarak görülen İsviçre’de üretilen her saat, Swiss Made ibaresini taşımaya hak kazanamıyor. İsviçre Saatçilik Federasyonu’nun yasalarla standartlaştırdığı Swiss Made ibaresine sahip olmak için belli şartların sağlanması gerekiyor. Swiss geleneğinin en yeni örneklerinden biri olan Jacques Philippe saatler ise Swiss Made ibaresini gururla taşıyan markalar arasında yer alıyor. Jacques Philippe: İsviçre’nin saatçilik zanaatındaki başarısını gözler önüne seren Jacques Philippe markası, saat konusundaki uzmanlığını ve üstün kalitesini yansıtan göz alıcı modelleriyle fark yaratıyor. Özgün tasarımları ve ince işçiliği ile özel zevklere hitap eden koleksiyonunda, herkes için birbirinden şık saat seçenekleri sunuyor. Gerek malzeme kalitesi gerek teknik açıdan üstün özellikleriyle İsviçre geleneğinin seçkin temsilcilerinden biri olan JP, ince tasarım fikirleriyle tüm saat modellerine Swiss Made imzasını atıyor. Klasiklerden vazgeçemeyen, güncel modayı takip eden, spor ya da casual tarzı tercih eden saat tutkunlarını hayran bırakacak Jacques Philippe koleksiyonunu bu bağlantı üzerinden keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Akbank Caz Festivali Kampüste Caz konserlerinin ilki için Edirne Trakya Üniversitesi’ndeyiz. Yıl 2018. Sahnede Evrencan Gündüz ve Uzaylılar var. Evrencan’ın uzaylılarından biri Dilan Balkay. Konserin bir noktasında sahneyi ona bırakıyor Evrencan — Dilan hem trompet çalıyor hem şarkı söylüyor. Alkışlar…

Aradan üç yıl geçmiş. Bere mevsimini erken açan iki kişi olarak Kadıköy-Karaköy motorundayız. İstikametimiz Aposto!’nun Galata’daki ofisi. 

Ben uzun zamandır ilk defa HOOD Base dışında kayıt yapacak olmanın, Dilan da hazırlıklarını tamamladığı yeni albümünün heyecanını duyuyor. “Hayatımın en az müzik dinlediğim dönemindeyim,” diyor. Videolardan Spotify canvas’larına bağımsız bir sanatçı olarak yapması gereken çok şey var. Harun Tekin, bunlara “müzisyenin müzik dışı işleri” diyor. 

Bu dönemde az müzik dinlemesinin bir diğer sebebi de üretimin üretimi tetiklemesi. Dinledikçe yeni şeyler yapmak istiyor. 

Dilan Balkay evinde, ilham aldığı köşelerin birinde


“Heyecan” kelimesi beni 2021’in Ocak ayındaki Herkes Tek festivaline götürüyor. Birkaç dakikalık set değişiklikleriyle art arda sahne alınan, adından da anlaşılacağı gibi herkesin tek başına sahneye çıktığı, üstelik bu defa seyircisiz bir salonda karşıdaki kamera ekibine çalınan bir festival. 

Dilan koridorda sahne sırasını bekliyor. Heyecan skalasının çarpıntılar ve terlemeler ucuna daha yakın. Zaman zaman benzer şeyler yaşadığım için nefes darlığını paylaşıyorum. Bana göre heyecanlı ve güzel bir performans oluyor. Ona göre, bir daha canlı çalmamayı düşündürecek kadar zor geçiyor dakikalar. 

Müzik insana “olmaz” dediğini oldurtan güçte bir şey. Sahneye çıkmak, sevdiğin insanlarla günlerce yollarda bir şehirden öbürüne, bir konserden diğerine koşmak; tanımadığın insanlara içini açtığın şarkılar sunmak, o şarkıları çevreleyen sayısız detayda geceni gündüzünü kaybetmek, sonra karabatak gibi daldığın sulardan çıkıp etrafı dinlemek — hepsi yolun, hikâyenin parçası.

Dilan


Gelelim Dilan Balkay’ın Şile’de başlayan, Taksim, Kadıköy, Datça ve sayısız sahneden geçip ilk albümü KUYU’ya varan hikâyesine. Günün geri kalanında KUYU şarkıları kadar birlikte hazırladığımız çalma listesi de eşlik etsin size. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🎺 Keşif Sahnesi #7: Dilan Balkay

Dilan Balkay’ın Şile’de başlayan, Taksim, Kadıköy, Datça ve sayısız sahneden geçip ilk albümü KUYU’ya varan hikâyesine davetlisin.

17 Eki 2021

Jacques Philippe ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Emre Eminoğlu

·

25 Eyl 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

Burcu Dimili

·

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah