Kalamış Yaz Festivali’nde bu hafta


Zamanda gezintiye çıkıyoruz: Vintage Festival
Vintage Festival 7 - 8 Ekim'de Nedir? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ’nin organizasyonuyla geçmişten günümüze yolculuk yaparak şehre iniş yapmaya hazırlanan festival, nostalji tutkunlarını bir araya getirecek.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Festival. Kalamış’ın gelenekselleşen festivalinde bu sene bizi bekleyen 60 etkinliğin çoğu gitti, azı kaldı.
- Nerede? Kalamış Atatürk Parkı
- Ne zaman? 10 Eylül’e kadar
- Neden gitmeli? Yavaş yavaş sonuna yaklaştığımız festivalin bu haftası da dopdolu.
- Not almalı: Bu haftaya uzun bir aranın ardından hayranlarıyla buluşacak olan Manu Chao ile başlıyoruz. Biletlerin tükendiğini görüp enseyi hemen karartmıyor, parkın festival havasıyla bezenmiş muhtelif yerlerinden birini seçip konser heyecanına hafif uzaktan ortak oluyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarıyla geçiyor, ertesi gün bizi Gürol Ağırbaş Urban Beatz Project selamlıyor. Pentagram, eylül ayını akustik performansıyla karşılarken 2 Eylül akşamı Jakuzi synth pop ve darkwave esintilerini sahneye taşıyor.
Ertesi gün saatler 21.00’i gösterirken perdeye Ettore Scola imzalı Le Bal yansıyor. Jean-Claude Penchenat’nın Théâtre du Campagnol için yazdığı oyunun uyarlamasında sinemanın büyüsünün yanında büyük rol oynayan müziğe kulak kabartıyoruz. Ve haftayı Janet & Jak Esim’in Sefarad müziği yorumlarıyla kapatıyoruz. Festivalin detaylı programını buradan takip edip biletini alabilir, bağış paketlerine de göz atabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında çok beklediğimiz Foals konseri, canlı performansıyla Bonobo, Kalamış Yaz Festivali’nin dopdolu programı ve daha nicesi var.
29 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



