🌑 Karanlık Gece’nin fragmanı yayımlandı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Başrollerini Berkay Ateş, Cem Yiğit Üzümoğlu, Taner Birsel, Pınar Deniz ve Sibel Kekilli’nin paylaştığı Karanlık Gece; Özcan Alper’in dördüncü uzun metrajlı filmi olma özelliği taşıyor.
Yönetmenin senaryosunu Murat Uyurkulak’la yazdığı Türkiye-Fransa-Almanya ortak yapımı filmin görüntü yönetmenliğini Y. Roy Imer üstleniyor.
28 Nisan’da vizyona girecek bol ödüllü suç ve gerilim filminin konusu şöyle: “İshak (35), küçük bir dağ kasabasından çıkmış gezgin bir müzisyendir. 7 yıl önce parçası olduğu bir linç olayı, ölmek üzere olan annesine veda etmek için kasabasına döndüğünde peşini bırakmaz. Çocukluk arkadaşları olan diğer beş faille ve onları destekleyen kasaba halkı ile yüzleşen İshak, üzerine çöken suçluluk duygusuyla mücadele eder. Ancak suç ne kadar büyükse, herkesin elinde kan olduğu için sessizlik o kadar güçlenir.”

Karanlık Gece
Festival favorilerinden: Baş karakter İshak’ın toplu bir öfkenin parçası hâline gelişini, vicdanıyla kolektif sessizliğin şiddetiyle yüzleşmesini anlatan film, 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Senaryo Ödülleri’ne layık görülmüştü. 33. Ankara Film Festivali’nde ise SİYAD En İyi Film Ödülü ile Jüri Özel Ödülü’ne uzanan filmin yönetmeni Özcan Alper, En İyi Yönetmen Ödülü’nün de sahibi olmuştu.
Dinleme önerisi: Emre Eminoğlu; Keşif Sineması’nda Karanlık Gece’nin başrol oyuncularından Cem Yiğit Üzümoğlu'yla anıların parçalılığı, duyguların evrenselliği, gitme isteği ve oyunculuk üzerine sohbet etmişti. Keşif Sineması’nın ilgili bölümünü buradan dinleyebilirsin.
2022’nin öne çıkan yerli filmleri arasında yer verdiğimiz Karanlık Gece’nin fragmanını buradan izleyebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dilara Kaya
Aposto - Dilara Kaya

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




