Kehanet değil müjde: 2025’te kusurlarımızla barıştık, 2026’da daha kusurlu olacağız


Co-one ile kurumsal yapay zekada güven dönemi
Aposto Ekibi olarak, “Bizleri gelecekte nasıl bir dünya bekliyor?” sorusundan yola çıkan Dönüm Noktası podcastimizde farklı sektörden farklı şirketleri konuk alarak çalıştıkları alanlardaki gelişmelerin hayatımıza nasıl etki edeceğini…
Üzerinden çeyrek asır geçmiştir. Üniversite yıllarında bir metin yazarlığı dersi. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’ndeyiz. Dersi, yazar ve çevirmen Ahmet Cemal ile ders özelinde yardımcılığını yürüten Hakan Savaş hocamız birlikte veriyor. Dersimizin o günkü konusu yazarlık kusurları. O sıralar yeni okuduğum Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanında geçen bir hikayeden ilhamla atılıyorum ortalığa. “Kusur bir üslup olabilir mi?” diye heyecanla soruyorum hocalarıma.
Zira Benim Adım Kırmızı, Osmanlı döneminde saray nakkaşları arasında geçen bir olayı ve minyatür sanatını fonuna alan bir roman. Nakkaşların nakşettiği minyatür sanatında bilirsiniz perspektif yoktur. Romandaki anlatıya göre, nakkaşların belirli bir üslubunun olması da hoş karşılanmaz. Birkaç istisna haricinde çoğu nakkaş eserlerine imza da atmaz. Sanatçıdan ziyade bir zanaatkar olarak kusursuz bir şekilde işlerini resmederler. Yine aynı anlatıya göre, bu nakkaşlar bazen eserlerine, imza yerine bilerek bazı kusurlar yerleştirirler. Örneğin harika bir at resminde, atın burnuna ustaca bir kusur konduruverir. Böylece o eserin kimin olduğu anlaşılıverir. Bu tabii sürgün sebebi bile olabilir.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hepsiburada, CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in 1 Temmuz’da görevinden ayrılacağını duyurdu. EY, “Çalışan Aidiyet Barometresi” raporunu yayımladı. Strategy, 108,8 milyon dolarlık Bitcoin satın aldı. Webrazzi GSYF, GameByte’a yatırım yaptı.
05 Oca 2026

YAZARLAR

Ümit Alan
Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




