Kendi oyun alanında: İdil Meşe

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Deniz sesi: En başa gitmeyi severim. Her seferinde değişen başlangıç noktasının bugününe bakmak heyecan verici. İdil’e hatırladığı ilk sesi sorduğumda önce hafızasının pek iyi olmadığını söyledi sonra hiç düşünmeden deniz sesi cevabını verdi.
Bir anda çocukken ailesiyle Saros’da geçirdiği günleri hatırladı. Denize dair sevgisinden bahsederken yavaş yavaş sesler de kıyaya vurmaya başladı. O zamanların içine müzik koymak istediğinde babasının İzmir’de yaşayan bir arkadaşını, onun içi plak ve CD dolu dolaplarını hatırladı — bir de o gün ona hediye edilen Jimi Hendrix’in dört CD’li ve mor kapaklı Experience albümünü. Gitarla ve gitar müziğiyle ilk buluşma. Not edilsin.

İdil'le sanatçısı olduğu Ada Müzik'in Kumbaracı Yokuşu'ndaki tarihi stüdyosunda
Çala oynaya: Evde gitarıyla The Animals’tan House of the Rising Sun çalan ses mühendisi bir babamın müzik tutkusuyla büyüyen İdil, adını da İdil Biret’ten aldı. Anne ve babasının piyano öğrenme istediğini “Bedava kafa karışıklığı,” olarak tanımladığı dikkat dağınıklığı sebebiyle sıkıcı bulan İdil her zaman eğlencenin peşine düştü.
Kült isimleri dinleyerek büyüyen İdil’in yolu çok geçmeden gitarla keşişti. “Hem böyle yeterince basit, hem yeterince ergenlik sevdasını okşayan,” olarak tanımladığı Nirvana şarkılarıyla “çala oynaya" gitar öğrendi. Çok geçmeden kendi şarkılarını yazmaya, zihninde birikenleri müzikle dışarı çıkarmaya başladı.
Ahmet Ertegün'ün nasihatleri: 14-15 yaşlarında bir gün “en büyük hayranı” olan babası, eve Ahmet Ertegün’ün Bodrum’daki evinin adresini öğrenerek geldi. Birlikte evde demo kaydettiler. Bir zarfa yerleştirilen İdil’in fotoğrafını ve el yazısıyla yazılmış şarkı sözlerini Ahmet Ertegün’ün evine postalandılar.
Birkaç ay sonra telefon çaldı. Arayan Ahmet Ertegün’dü. Kısa bir görüşmenin ardından 2006 yılının ilk günlerinde Kenny Barron’un İstanbul Jazz Center’daki konserinin hemen öncesinde buluştular. Kısa süren görüşmeden İdil’e kalanlar Ahmet Ertegün’ün şarkı yazar olarak bestelerini farklı janrlarda denemesi, prodüksiyonlarına daima önem göstermesi ve eğer bir müzik kariyeri yapacaksa olabildiğince çok konser vermesi şeklindeki tavsiyeleri oldu. O gün duydukları hayatında yer etmeye devam etti. Hatta yıllar sonra New York Üniversitesi’nde Müzik İşletmesi üzerine yüksek lisans başvurusu yaparken motivasyon kaynağı oldu.

İdil'le şarkılarını kaydettiği Ada Müzik'in kayıt odasında
Sahnede olmak: Lise yıllarını yetenek yarışmalarına orijinal şarkı kategorisinde başvurarak geçiren İdil, bu sayede kalabalık önünde bestelerini çalma fırsatı yakaladı. O zamanlardan bugüne taşınan sahne deneyime dair duygularını “Anlaşıldığı hissediyorsun bir an. Yalnız kalmadığın, mutlu olduğun bir an sahne deneyimi. Her zaman da öyle devam etti benim için. O ilk andaki his hâlâ var hayatımda,” sözlerinden anlamak mümkün.
Daha oyuncu, daha neşeli: Lise defterini King Crimson ve Gentle Giant gibi grupların müziklerine hayranlık duyarak ve blues rock müziği yapan gruplarda çalıp şarkı söyleyerek kapatan İdil, müziği hep eğlendiği ve oyun oynadığı bir yere koydu.
Üniversitede İrlanda’da geçirdiği bir yıl boyunca müziği hayatın parçası hâline getiren, paylaşmaktan daha da önemlisi birlikte eğlenmekten keyif alan kalabalıkların arasında vakit geçirdi. Gitarıyla otostop çekerek ve barlarda şarkı söyleyerek dolaştığı İrlanda’dan “Müziğe bakış açım ve müzikle ilişkilendirdiğim realistik olmayan hırslar çok erken yaştan törpüledi. Müziğe böyle daha oyuncu daha neşeyle bakan bir insan hâline getirdi beni,” şeklinde ifade ettiği öğrenimlerle döndü.

İdil'le en sevmediğimiz "simetri vapur"un terasında, rüzgârda uçuşan saçlara
Geride kalan izler: Keyif aldığım aktiviteleri ayrıcaklı bir zaman aralığında, özenle yarattığım ortamda yapmayı tercih ederim. Ve bunun hayatımı kapsayan bir işe dönüşmesinden kaçınırım. Benzer bir durum İdil için de geçerli.
Uzun bir süre müziği merkeze koymadı. Fakat onunla geçirdiği sürede etrafının farklı seslerle ve birbirinden yetenekli müzisyenlerle dolmasını sağladı. Bir yandan geride bıraktığı izleri görme, diğer yandan o zamana ait, o dönemden çıkan işleri ortak bir kültürel mirasa ekleme motivasyonu İdil’in solo kariyerini başlattı. Farklı projelerde becelerini ve müzikal yelpazesi genişleten İdil, her defasında geri döndü ve kendi ses dünyasını tasarladı. Çıktılarını bu yıl yayımlanan Ah Bir Bilsen ve Yabani Otlar isimli teklilerinde görmek mümkün.

İdil'le konuşmak, daha çok konuşmak ve paylaşmak
Ailesine kavuşmak: Zihninde ilk albümünün çıkış tarihini “Düşünüyorum, umuyorum, hayal ediyorum, tasarlıyorum,” diyerek 2022 yılının sonuna bırakan İdil’in amacı müziğe karşı kendini ürkütmeden, stres hissetmeden, hayranı olduğu müzisyenlerle üretmek.
Netice bu bir oyun, eğlence: “Hayat sürprizlerle dolu. Müziğe biraz esnek ve hâlâ oyuncu bakabilmek, heyecanını birlikte yaşayabileceğin ekip arkadaşlarına sahip olmak önemli şeyler. Zaten [o şarkı] ortaya çıkınca hep birlikte seviyorsun. O şarkı ailesine kavuşmuş oluyor. Yalnız İdil Meşe hâlinden daha kolektif, insanların sarıldığı bir hâle dönüşüyor.”
Anahtar: İdil’in oyun alanından çıkmadan önce ondan yeni seslerin peşine düşeceğimiz bir rota çizmesini istedim. O da bizi çok uzağa götürmedi. Hemen yanı başımızdaki Cem Özel’in Esra kısaçalarını, Umut Çetin’in dinleyebileceğimiz üç şarkısını işaret etti.

İdil'le günün en sakin saatlerinde, Polka'nın huzur veren masasında
Bis: Hâlâ aynı masadayız. Evet, şu sokağa bakan; evet, köşedekinde. Rengi koyu pastel sohbetimizden geriye bunlar kaldı. Bir sonraki buluşmaya sen de davetlisin. Hoşça kal.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İdil'in müziğe karşı kendini ürkütmeden, stres hissetmeden, hayranı olduğu müzisyenlerle üretme yolculuğuna davetlisin.
05 Ara 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.




