

Yeni kitap siparişlerinizin tamadres’i Tam kapanmanın son günleri yaklaşırken kitaplığınızdaki okunmamış kitaplar azalmış ve yeni kitap listenizi oluşturmaya başlamışsanız size hem çok sayıda kitaba ulaşabileceğiniz hem de yeni kitaplarınız gelene kadar keşfedilecek içerikler bulabileceğiniz bir platform önermek istiyoruz: tam adres . tam adres nedir? Yayıncılık sektörünün çeşitli alanlarında çalışmış genç bir ekip tarafından kurulan tam adres , bir kitap alışveriş sitesi ve kültür platformu olarak kitabın, derginin ve kültürün tam adresi olmayı amaçlıyor. Edebiyat, çizgi roman, bilim, tarih, eğitim, felsefe, kişisel gelişim, sağlık ve tıp, yemek ve hobi gibi kategorilerde yetişkinler ve çocuklar için çok sayıda kitaba erişilebilen tam adres , bir yönüyle diğer alışveriş sitelerinden ayrılıyor. tam adres neden farklı? Yazılı içerikler: Aynı zamanda güçlü bir içerik üreticisi olan tamadres , kurulduğu günden bu yana "bir kültür platformu olma" misyonuyla blogunda kültür, sanat ve edebiyat odaklı yazılar yayımlıyor, edebiyatçılarla ve bilim insanlarıyla özel söyleşiler gerçekleştiriyor ve içerik serileri oluşturuyor. Ayrıca tamadres , blogunda İskender Pala, Vedat Ozan, Bahar Eriş, Mümin Sekman, Eyüphan Erkul gibi yazarların blog için kaleme aldığı özel yazılara da yer veriyor. Video içerikler: Edebiyat ve kültür odağında üretilmiş nitelikli eserleri okurla buluşturmanın yanında YouTube kanalında Selim İleri, Ahmet Ümit, Sema Soykan gibi yazarların video söyleşilerine ve Bana Bir Masal Anlat, Yarışmanın Tam Adresi gibi özel konseptli video içerik serilerine yer veriyor. İndirim fırsatları Düzenlediği dönemsel kampanyaları ve özel gün indirimleriyle Türkiye'nin önde gelen yayınevlerinin ve yazarlarının kitaplarını avantajlı fiyatlarla sunan tam adres , 90 lira ve üzeri alışverişlerde ya da "Kargo Ödeyen Kitaplar" bölümünde sunduğu ücretsiz kargo fırsatı ve imzalı kitap seçenekleriyle de öne çıkıyor. Mart ayında "kadın", nisanda "çocuk", mayısta "anne" gibi temalar seçen ve bu kapsamda temaya özel ürünlerde ekstra indirim avantajları sağlayan tam adres 'te şu sıralar ayrıca %45'e varan indirimler sunan Bahar Şenliği de devam ediyor. Ayrıca Aposto10 kodunu kullanan Aposto! okurları, kitap kategorisinde yapacakları 75 lira ve üzeri alışverişlerde sepette %10 ekstra indirim kazanıyor. tam adres ’i Instagram’da ve YouTube’da takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Başlarda tamamen bağımsız bir çizgide ilerleyeceği ve geleneksel sanat piyasasıyla diyalog kurmaya yanaşmayacağı tahmin edilen kripto sanat dünyası, zaman içinde gidişatın çok da öyle olmadığını gösterdi. NFT’ler, kripto para birimlerinden bağımsız yol alamayacağı gibi geleneksel sanat sektörüne sırtını yaslamadan da adım atacak gibi görünmüyor (şimdilik).
Bize birbirinden çok bağımsız gibi görünen geleneksel sanat dünyası ve kripto sanat ilişkisinin aslında birbirlerine muhtaç olduğunu gösteren belli başlı örnekler var. Büyük, çok konuşulan, ardında hummalı bir organizasyon olan NFT satışlarının hemen hepsi bir ayağıyla da geleneksel sanat dünyasıyla bağ kurmak istiyor. Beeple’ın rekor kıran Christie’s satışı (Everyday: The First 5000 Days), PAK & Sotheby’s satışı (The Fungible Collection) gibi güçlü iki örnek kripto sanatın “ben özgürüm” nidalarının ardında aslında sırtını geleneksel sanat piyasasına yaslamak istediğini, uzun ömürlü bir kariyer planlaması için çok da yalnız ilerleme niyetinde olmadığını gözler önüne seriyor. Tabii tüm bunlarda geleneksel sanat piyasasının kripto sanata şüpheci yaklaşması, balon olarak görmesi, sisteme entegre olma konusunda kaygıları da etkili.

Larva Labs, CryptoPunk #7523
Pace Gallery’nin John Gerrard’ın Western Flag adlı eserini NFT formatında satışa sunması, König Galerie’nin blokzincir dünyası Decentraland'da sergiye ev sahipliği yaparak bir ilke imza atması da geleneksel sanat dünyasıyla kripto sanatın kurduğu diyaloglara önemli birer örnek.
Nasıl diyaloglar?
Sotheby’s PAK müzayedesinden memnun kalmış görünüyor ki bu alanda önemli atılımlara devam ediyor. Müzayede evi ve Robert Alice'in ortak küratörlüğünü üstlendiği ilk NFT müzayedesi “Natively Digital”, 3 Haziran-10 Haziran tarihleri arasında Sotheby's'in websitesinde çevrim içi olarak gerçekleşecek. Benzersiz sanat eserlerinden oluşan koleksiyon, güncel ve popüler NFT'lerin yanı sıra Ethereum öncesi zincirler üzerine inşa edilmiş en eski, ham NFT'lerin bazılarına da yer verecek.
Gelişmekte olan kripto sanatçıların ve "eski ustaların" çalışmalarınının sergileneceği müzayede kendi içinde kategorilere ayrılacak: İlk NFT'ler, Dijital Pop / Fütüristler, Üretken, Kavramsal ve Gelişmekte Olan NFT Sanatçıları ve Topluluk Tarafından Seçilmiş. Müzayededen elde edilecek gelirin bir kısmı, dünyanın dört bir yanından sanatçıların bu yeni sektöre katılmasına yardımcı olmak için Mint Fund ve Sevens Vakfı'na bağışlanacak.
Sotheby’s kripto sanat örneklerini ağırlamakla kalmıyor aynı zamanda kripto paraların gücüne de inanıyor ve sistemine entegre ediyor. Müzayede evi ilk kez fiziksel bir sanat eseri için ödeme yöntemi olarak kripto para birimini kabul etti. Banksy'nin Love is the Air (2005) adlı eseri, 12 Mayıs'ta New York'ta gerçekleşen açık artırmada kripto para ödemeleriyle satın alınabildi. 3 milyon ila 5 milyon dolar arasında satılacağı tahmin edilen eser 12,9 milyon dolara alıcı buldu. Alıcı, eseri kripto para borsası Coinbase aracılığıyla Bitcoin (BTC) veya Ether (ETH) olarak ödeyebilecek.
Banksy, Love is the Air (2005)
Tüm bu örnekler gösteriyor ki iki ayrı uç olarak değerlendirilen geleneksel sanat piyasası ve kripto sanat dünyası şu an için çok da bağımsız adımlar atmak niyetinde değil. Geleneksel sanat piyasası yeni çağın çılgınlığı NFT’lerden uzak kalıp eski kafalı görünmek istemezken kripto sanat dünyası da ne henüz tamamen özgür adımlar atmaya ne hazır ne de geleneksel sanat piyasasının gücünü arkasına almaya gerek duymayacak kadar cesur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta "Duende Okur Buluşmaları"yla sizinle konuşmaya geldik. Başka ne var ne yok derseniz: Nicolas Jaar ve Sasha Spielberg buluşması, müziğin şehri Baltimore, sahte ve ciddi American Vandal ve dahası.
14 May 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.



