

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO); Mart ayında küresel gıda fiyatlarının, yüksek arz, düşük ithalat talebi ve Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi'nin yeniden uzatılmasıyla düşüşünü 12. aya taşıdığını duyurdu.
💾 Cep bilgisi: Küresel gıda fiyatları bu ay itibarıyla, Rusya'nın Ukrayna işgali ile 2022'de kaydettiği en yüksek seviyeden yıllık bazda %20,5 düşüş gösterdi.
🔍 Detaylar: FAO Gıda Fiyat Endeksi, Mart'ta bir önceki aya kıyasla %2,1 düşerek 126,9 puan oldu. Böylece endeks, Temmuz 2021'den bu yana en düşük seviyesine geriledi. Endeks, Mart 2022’de savaşın etkisiyle 159,7 puana ulaşarak rekor kırmıştı.
🧱 Arka plan: Endekse aşağı yönlü baskı yapan ana faktörler arasında Avustralya'daki güçlü üretim, Avrupa Birliği'ndeki iyileşen mahsul koşulları, Rusya tarafından gelen yüksek arz ve Ukrayna'dan Karadeniz limanlarından devam eden ihracat gibi başlıklar var.
➕ Dahası: Kurum tarafından, Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu da yayımlandı.
- 2022-2023 küresel tahıl üretimi tahmini 2,77 milyar tondan 2,78 milyar tona çıkarıldı. Bu, önceki yılın üretim düzeyine göre %1,2'lik bir düşüşe işaret ediyor.
- 2022-2023 küresel pirinç üretim tahmini Endonezya’nın üretimine ilişkin resmi tahminlerin düşük olması nedeniyle 2021-2022 seviyesinden %1,6 düşürülerek 516 milyon tona çekildi
- 2022-2023'te küresel tahıl kullanımının 2021-2022 seviyesinin %0,7 altına inerek 2,78 milyar tona gerileyeceği öngörüldü.
Bloomberg HT
🏠 İçeriden: TÜİK verilerine göre Türkiye'de gıda fiyatları, küreselde 12 aydır süren gerilemeye rağmen 32 aydır aralıksız yükseliyor. En son açıklanan veri seti olan Mart ayında gıda enflasyonu aylık bazda %3,8 oranında artarken, yıllık artış oranı %67,9 oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Liralaşma stratejisi güçlendirilmeye devam ediyor
10 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?




