

Bu sezon ENKA Sanat’ta #ÇokŞeyVar
ENKA Sanat ’ın birbirinden değerli sanatçıları aynı sahnede bir araya getiren yeni sezon programının ilk 4 etkinliğini hatırlarsan geçen haftalarda seninle paylaşmıştık sevgili Duende okuru. Programın devamında bolca müziğe doyacağımız…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Licorice Pizza
Yönetmen: Paul Thomas Anderson
Süre: 133 dakika
Jenerik: Boogie Nights, Magnolia, There Will Be Blood ve Phantom Thread gibi filmleriyle tanınan Paul Thomas Anderson, son filminin hikâyesi için çocukluğunun geçtiği yeri ve dönemi seçiyor. 1973 yazında, San Fernando Vadisi’nde tanışan 15 yaşındaki Gary ve 25 yaşındaki Alana’nın başta imkânsız gibi gözüken aşkı ikisinin zamanla ne kadar da birbirlerine ait olduklarını fark etmeleriyle saf, tatlı, çocukluk ve yetişkinlik arasında gidip gelen bir masala dönüşüyor. Licorice Pizza, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo kategorilerinde Oscar’a aday gösterildi.
Neden izleyelim? Cevap basit aslında: Çünkü sen de âşık oldun. Licorice Pizza, aralarında görece fazlaca yaş farkı bulunan iki gencin saf aşkını anlatırken onların nasıl çocukluk ve yetişkinlik arasında gidip geldiklerini, güvenli alanlarının nasıl zamanla kesiştiğini ve farklı yönlere doğru koşarak başladıkları bir yolculuğu nasıl birbirlerine doğru koşarak tamamladıklarını anlatıyor. Başrolün emanet edildiği iki oyuncu da beyaz perdede yeni isimler - müzikleriyle hâlihazırda hayatımızda olan Haim’in Alana’sı ve Paul Thomas Anderson filmlerinin vazgeçilmezlerinden erken yaşta kaybettiğimiz Philip Seymour Hoffman’ın oğlu Cooper. Diğer yandan filmin her anı, her sahnesi kısacık anlarda devleşen performanslara sahip, zengin bir oyuncu kadrosuyla güzelleşiyor. Aralarında özellikle Harriet Sansom Harris, Bradley Cooper, Sean Penn ve Skyler Gisondo’ya dikkat. Paul Thomas Anderson sinemasına, onun epik hikâyelerine, işlevsiz ve hırslı karakterlerine aşinaysan bu filmin onun tüm filmografisinden ayrı bir yerde durduğunu ve saf bir aşk hikâyesi anlattığını görecek şaşıracaksın aynı zamanda. Ama sormalısın belki de. Aşk da epik bir olay, aşk da bir hırs meselesi değil midir sanki?
Nerede izleyebilirsin? Kısa bir süre önce gösterimden çıkan film, şu an yasal yollarla izleyebileceğiniz herhangi bir platformda bulunmuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Paul Thomas Anderson'ın son harikası Licorice Pizza'da hayat bulmanın heyecanına kapılıyor, Sub Factory'nin hikâyesine tanık oluyoruz. Dönüşte Madrigal konserinde buluşalım mı?
25 Şub 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.

İlki 2006'da düzenlenen Sinopale, yirmi yılda Türkiye’nin en uzun soluklu bağımsız sanat oluşumlarından birine dönüştü. Bienalin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla 10. edisyon vesilesiyle biraraya gelerek Sinopale’nin kentle kurduğu ilişkiyi ve yerel bilginin çağdaş sanatla buluşma biçimlerini konuştuk.




