Mahalleliyi hüzünlendiren bir yapı: Taksim Oteli

Taksim Oteli, namıdiğer Süzer Plaza, seneler süren tartışmaların sonucunda üç belediye başkanı ve birçok mahalleliye planlamanın politikayla kırdırılmasını deneyimletti.
Mahalleliyi hüzünlendiren bir yapı: Taksim Oteli

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Eylül ayı hep hareketi anımsatıyor çünkü yeni dönem okul kayıtları taşınmayı, dönüşümü ve şehrin değişen çehresini simgeliyor. Fakat bazen, sadece insanlar için değil yapılar için de geçerli oluyor bu; onlar da tabiri caizse yerinde duramıyor ve mahallesini -hatta belediyesini- bir çırpıda değiştiriveriyor. İşte bu hafta, sonbaharı beklerken aklıma öyle bir yapı düştü ne hikmetse. Okullar açılırken kendisinden ümit edilen enerjiyi ve ışığı mahalle sakinlerine hiçbir zaman yansıtamamış olan bir tanesi… Hüzünlü proporsiyonuyla İstanbul için tek bir isim geliyor akla: Süzer Plaza. Namıdiğer Gökkafes. 

Pera Bahçeleri: 1983'te Süzer Holding tarafından satın alınan ve yakınındaki Taşkışla’yı geçmemek kaydıyla inşaat izni verilen alan, “Pera Bahçeleri” olarak biliniyordu. Bilinmenin ötesinde, Sultan II. Abdulhamid bu alan için inşaat yapılmaması için tapuya şerh koydurmuş, şehrin nefes alabilmesi için yeşil bir vadinin kalmasını istemişti. Fakat “Söz uçar, yazı kalır.” sözü de her zaman geçerli olmuyor ve yazı da anlamını imparatorlukla beraber yitiriyor. Holding, Bedrettin Dalan’ın belediye başkanı dönemde, yani 1987'de, izinsiz inşaata başlıyor. Taksim Oteli adıyla hızla dikilmesi planan yapı, iki sene sonraki belediye başkanı Nurettin Sözer’in yapıyı doğru bulmayıp mühürlenmesine yönelik çalışmalarıyla sekteye uğruyor. İnşaatın bir türlü durdurulamaması da akademisyen ve mahalle sakinlerinin holdinge direnç göstermesine sebep oluyor. 1997'de dek devam eden tartışmalarda alanın bir mekâna evrilmeden önce şerhin tekrar eklenmesini talep ediyor. O dönemdeki belediye başkanı ise Recep Tayyip Erdoğan.

pera bahçeleri
Kaynak: SALT Online

Mahkeme: 2000'de kullanıma açılan binanın işi eşi benzeri görülmemiş bir yolla, Yargıtay aşamasındayken, bir gecede bağlı olduğu belediyenin değiştirilmesiyle “çözülüyor”. Yıllar süren tartışmaların sonucunda üç belediye başkanı ve birçok mahalleli planlamanın politikayla kırdırılmasını deneyimliyor. 

Mimari süreç: Yukarıdaki Taşkışla koşulu sebebiyle 24,5 metreye kadar yükselmesine izin verilen plaza, bir iş merkezi olarak kurgulanmış ve Cumhuriyet döneminde Osmanlı dönemindeki mimari motiflerle ilgilenen mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından projelendirilmişti. Fakat boyunu neredeyse altı katına çıkartarak 153 metreye çeken yapının sonraki senelerde yüksek yapılar için emsal teşkil etmesi şehrin siluetine verdiği zararı hâlâ artırıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🌿Bahçe bahçe İstanbul

Bahçeler, mezarlıklar, ayaküstü sohbetler ve ekmek üstü lezzetler

06 Eyl 2020

🌿Bahçe bahçe İstanbul

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor