Mayıs-Temmuz iç borçlanma stratejisi


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Strateji belgesine göre, Hazine’nin mayıs ayında 103,1 milyar TL’lik iç borç servisine karşılık 50 milyar TL’lik borçlanma yapması planlanıyor. Bu değerler haziran ayı için toplam iç borç servisi 56,3 milyar TL, planlanan borçlanma ise 64 milyar TL seviyesinde. Aynı tutarlar temmuz ayı içinse sırasıyla 125 milyar TL ve 80 milyar TL olarak ilan edilmiş durumda. Böylelikle hazinenin önümüzdeki üç aylık dönemde toplam 284,4 milyar TL tutarındaki iç borç servisine karşılık, 194 milyar TL tutarında iç borçlanma gerçekleştirmesi bekleniyor.
💾 Cep bilgisi: Bakanlık, iç borçlanma strateji belgesini her ay sonunda, gelecek üç aylık zaman zarfını kapsayacak şekilde güncelleyerek yayımlıyor.
Söz konusu iç borç servisi hacminin 170,2 milyar TL’lik kısmı anapara; 114,2 milyar TL’lik kısmı ise faiz ödemesinden oluşuyor. Bu dönemde borçlanma dışı kaynaklardan sağlanması hedeflenen finansman tutarı ise 129,9 milyar TL olarak belirtilmiş durumda. Bu kaynaklar ise nakit bazlı faiz dışı denge, özelleştirme gelirleri, 2/B satış gelirleri, TMSF'den sağlanan gelirler, devirli/garantili borç geri dönüşleri, kasa banka değişimi ve kur farkı kalemlerini içeriyor.
💾 Cep bilgisi: Hazine, strateji belgesinde ilan edilen borçlanma planının ilk adımlarını yarın gerçekleştireceği 5 yıl vadeli TLRef’e endeksi ihraç ve 9 yıl vadeli sabit faizli ihraçla atacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed’in merakla beklenen mayıs ayı toplantısının sonucunu Çarşamba gecesi öğreneceğiz. Ana senaryo, 25 baz puanlık artırımın ardından izleme sürecine girileceği yönünde.
01 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.



