Milei'nin 'şok terapisi': Arjantin pesosu devalüe ediliyor


Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekası ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’yu buradan keşfedebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Arjantin'in yeni Ekonomi Bakanı Luis Caputo ülkenin belirlediği resmî peso/dolar kurunu %50’den fazla devalüe ederek dolar başına 366’dan 801’e yükselteceklerini duyurdu. Hamle, ülkenin yeni “marjinal” başkanı Javier Milei’nin vadettiği şok terapisinin bir parçası olarak görülürken uzun süredir karışık bir seyir izleyen döviz piyasasını düzene koymayı, net döviz rezervlerini yeniden inşa etmeyi ve cari dengede iyileşme yakalamayı amaçlıyor. Uluslararası kuruluşların hamleye bakışı ise olumlu.
Arjantin’de döviz piyasalarının durumu
1990’lı yıllardan bu yana sabit kur rejimi uygulayan Arjantin’de hükümet tarafından kontrol edilen bir resmî döviz kuru mevcut, fakat ülkede yeterli döviz varlığı bulunmadığı için belirlenen fiyattan dolar satın almak oldukça zor ve alabilenler de kısıtlamalarla karşılaşıyor.
Bireysel kullanım için ayda yalnızca 200 dolarlık bir alım yapılabiliyor. Ayrıca döviz alımı %7,5’luk ağır bir vergiye tâbi. Eğer döviz alımı hizmet ithalatı içinse bu vergi oranı %25’e kadar yükselebiliyor. Yani bireysel birikim amacıyla döviz alındığında, 10 dolar başına 75 cent, hizmet ithalatı için döviz alındığında ise 10 dolar başına 2,5 dolar vergi ödeme zorunluluğu var.
- Perspektif: Bir karşılaştırma yapmak açısından Türkiye’de kambiyo alımında uygulanan vergi %0,2 oranında.
Resmî kurdan döviz alımının neredeyse imkansız hâle gelmesi piyasada birden fazla döviz kurunun oluşmasına ve döviz piyasasının en hafif tabirle “kaosa” sürüklenmesine sebep oluyor. Acil döviz ihtiyacı bulunanlar ve dolar birikimi yapmak isteyenler, karaborsa döviz ticareti yapan simsarlara mahkum kalıyor. Onlar da peso/dolar kurunu 1.150 gibi resmî kurun çok üzerinde seviyelerde belirliyor.
Şirketler içinse aynı şartlar söz konusu değil. Özellikle ihracatçı şirketler, vergisini ödemek kaydıyla resmî kurdan hükümetin belirlediği limitler dışında alım yapabiliyor. Ayçiçeği veya şarap üretimi gibi tarımla ilişkili sektörleri fonlamak için ise ayrı kurlar mevcut.
Devalüasyon ile amaçlanan ne?
Devalüasyon ile Arjantin pesosu, olması gereken değere kavuşuyor da diyebiliriz. Uzun süredir reel değerinin altında tutulan resmî kurun yükseltilmesiyle karaborsadaki kurla aradaki fark kapanacak ve döviz piyasalarına hâkim olan kaos bir nebze de olsa hafifleyecek. Önümüzdeki günlerde ülkedeki farklı dolar kurlarının azaldığını da görebiliriz.
Devalüasyon, Arjantin Merkez Bankası’nın (BCRA) uluslararası rezervlerini yeniden inşa etmesine de yardımcı olacak. Aşırı emisyon, gerçek değerinin altında döviz satışları ve dövize hücum, BCRA’in döviz rezervlerini tükenme noktasına getirdi. Temmuz ayında yapılan son hesaplamalara göre bankanın net uluslararası rezervleri -5,2 milyar dolar seviyesinde; altın dahil toplam rezervleri ise 18 milyar dolar ile son yılların en düşük seviyesinde seyrediyordu. Oluşan yeni kurla BCRA piyasaya gerçek değerinin altında, ucuzdan döviz satmayı bırakacak ve tekrardan uluslararası rezervlerini inşa etmeye girişecek.
- Bir örnek: Örnek teşkil etmesi açısından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) durumunu inceleyelim. TCMB, yeni ekonomi yönetiminin başa geldiği Haziran ayından itibaren piyasaya kamu bankaları aracılığıyla yapılan döviz müdahalelerini kademeli olarak azalttı ve sonunda tamamen durdurdu. Bu süreçte dolar/TL paritesi 20,77 seviyesinden 29 seviyesine kadar yükseldi; tüketici fiyatları ise 6 ay içinde %38,9 arttı. Fakat aynı dönemde, -4,4 milyar dolar seviyesinde bulunan TCMB net uluslararası rezervleri, 40 milyar dolardan fazla toparlanarak 38,2 milyar dolara çıktı. Toplam rezervler ise 141,4 milyar dolara yükselerek tarihî zirvesini kaydetti.
Yapılan devalüasyon, ülkenin ihracat ve ithalattaki talep esnekliğine bağlı olarak cari dengede de bir iyileşmeye neden olabilir, fakat bunun olup olmayacağını bizlere zaman gösterecek.
Tepkiler nasıl?
Javier Milei hükümetinin kamu sektörünü küçülterek ekonomiyi yeniden yapılandırma doğrultusundaki çabaları küresel ekonomi çevreleri tarafından olumlu karşılanıyor. Konuyla ilgili yorum yapan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, alınan tedbirleri memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, "İstikrarı yeniden tesis etme ve ülkenin ekonomik potansiyelini yeniden inşa etme yolunda önemli bir adım" dedi.
Konu hakkında Reuters’a konuşan analistler ise %50’lik devalüasyonun piyasa beklentilerini aşan bir gelişme olduğunu ve uygulama sürecinin kilit önem taşıyacağını ifade etti. Fitch Ratings ise ülkeyle ilgili raporunda uyarılarda bulunarak, "Uyum sancılı olacak ve ileriye dönük yol ekonomik, siyasi ve sosyal risklerle dolu" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar ne diyor?
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Direktörü Şant Manukyan, yapılan devalüasyon ile çok büyük ihtimalle Arjantin’in döviz piyasasında bir sadeleşme olacağını tahmin ettiğini söyledi. Ülkedeki resmî kur ile karaborsa kuru arasındaki makasın hâlâ açık olduğunu söyleyen Manukyan, “Çok daha büyüktü tabii o makas, ama hâlâ biraz açık olduğunu görüyoruz. Bunu ayda %2’lik devalüasyonlarla kapatmaya çalışacaklar” dedi.
Yeni Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin politikalarını değerlendiren Manukyan, “Şu anda yaptıklarına bakarsanız devleti küçültecek, açıkları küçültecek, vergi gelirlerini artıracak adımlar atıyor gibi gözüküyor. Tabii bunların ne kadarı siyasi desteğe sahip olacak onu bilmiyoruz. Şimdilik halk tarafında destek var, çünkü eski politikalardan çok sıkılmış bir kesim var. Ama netice itibarıyla ezilecek olan kesimleri bütün bu olan bitenden koruyamazsa başkanın halk nezdindeki desteği de azalacaktır” ifadelerini kullandı.
Ülke ekonomisiyle ilgili en kritik konunun Milei’nin başkan olmadan önce vadettiği tam dolarizasyon olduğunu söyleyen Manukyan, “Buradaki en kritik konu dolarizasyon olup olmayacağı. Çünkü dolarizasyon olduğu anda aslında fiilen Arjantin para politikası yetkisini Fed’e bırakmış olacak. Yani ABD’nin ekonomik realitelerine göre para politikası ayarlayan bir dış kuruma bırakmış olacak. Bu iyi de olabilir, bunu yapan ülkeler var. Latin Amerika’da bunun hâlâ gerçekleştiren örnekleri görüyoruz. Enflasyonu düşürme konusunda başarılı ama diğer bazı noktalarda sorunlar çıkabilir. Dolayısıyla devalüasyona çok odaklanmamak lazım, asıl konumuz dolarizasyon olup olmayacağı” dedi.
Manukyan bir dolarizasyon ihtimali olup görüp görmediğine ilişkin soruya ise Arjantin yüksek mahkemesinin “Para biriminin ortadan kaldırılması egemenliğin ihlalidir” görüşüne atıfta bulunarak, “Siyaseten çok zor gözüküyor. Öyle bir desteği yok gibi. Fakat netice itibarıyla program ve başkanın kişiliğine baktığınızda yüzde yüz yapar gibi görünüyor. Dolayısıyla ortadayım” şeklinde cevap verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Arjantin hükümeti mali krizle mücadele kapsamında Arjantin pesosunu, dolar karşısında %50'den fazla devalüe edeceğini ve kamu harcamalarının kısılacağını duyurdu.
18 Ara 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.




