Modanın gelecekten yükselen sesleri

Defilelerin yerini filmler mi alıyor?
Modanın gelecekten yükselen sesleri

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Defilelerin yerini alan filmler, dönüşen naylonlar... Modanın geleceğinde moda editörleri ve modanın bilir kişilerinden ziyade; film eleştirmenleri, yönetmenler, ürün geliştiriciler ve mühendisler söz sahibi olacak gibi görünüyor. 

Marine’in distopyaları

Paris Moda Haftası kapsamında koleksiyonunu özgün bir prodüksiyonla tanıtan markalar arasında Marine Serre; yayımladığı filmde ise geleceğe dair varsayımsal bir evrenin kapılarını aralıyor. 

Amor Fati
Marine, Amor Fati

Hatırlayalım: Sektörde beşinci yılını dahi henüz tamamlamamış olan Marine, 2017’de LVMH ödülünü kazanarak sektörün meraklı gözlerini üzerine çekmeyi başarmıştı. Kendini “ecofuturist”, tasarımlarını ise “futurewear” olarak tanımlayan tasarımcı, daha ilk yıllarında kullanılmış kumaşları ileri dönüştürerek yarattığı özgün tasarımlarla artı puan toplamıştı. Farklı tasarım dili ve zaman zaman çarpıcılığı ve avangartlığıyla bizi hazırlıksız yakalayan filmleri Marine’in kendini neden fütürist olarak tanımladığını anlamayı kolaylaştırıyor. 13 dakikalık yeni filmi de moda haftaları kapsamında yayımlanan kimi filmler gibi markanın tasarımlarına dair bir güzelleme değil; kendine has üslubuyla sizi içine çeken bir hikâye, tasarımlarsa ince detaylar rolünde. Bilinmedik bir dünyada, bilinmedik davranış biçimlerine sahip “insan” figürlerinin üzerinde hiç sırıtmayan bir koleksiyon; heyecan verici.

Daha fazla Amor Fati: Burası yaratıcı, bir o kadar da distopik bir evren. Filmin açılışında distopyalardan aşina olduğumuz sahnelerden biri yaşanıyor. Bir masanın üzerinde çıplaklığıyla cinsiyetsizliğini gözler önüne seren biri uzanıyor, onu anlamaya ve tanımaya çalışan meraklı gözlere ve ellere maruz. Filmin adı Friedrich Nietzsche’nin eserlerinde sıklıkla karşımıza çıkan kavram Amor Fati; kadere duyulan sevgi anlamına geliyor. Keza filmin odak noktasındaki, -masada yatan- karakter herhangi bir direnç göstermeden başına gelecekleri huşu içinde bekliyor. Filmi daha da distopik kılan elementse filmde yaşanan tüm olayların sonunda, karakterin kendini yine filmin başındaki noktada, hepsini tekrar yaşamak üzere masada bulması. Bilinmezliğe doğru yapılan cesur atlayışa odaklanan film, uzak ve yakın geleceğin hayatımıza dâhil ettiği meçhul hadiselere yaklaşımımız hakkında düşündürüyor.


Uzaydan bildiriyoruz

Lunar Games'e hoşgeldiniz. Thom Browne, 2021 İlkbahar/Yaz koleksiyonunu tanıtan filmde, sizi uzayda bir yerde Açlık Oyunları benzeri bir atmosferle selamlıyor. 

Thom Browne, Lunar Games
Thom Browne, Lunar Games

Browne’ın dünyası: Covid-19 engeline takılan Olimpiyatlar yerine 2020 yılı Thom Browne oyunlarına ev sahipliği yapıyor. Tıklım tıklım tribünler, açılış törenini kayıtsız bir yüz ifadesiyle izleyen takım elbiseli seyircilerle doluyken atletler tamamen beyaz ve cinsiyetsiz tasarımlarla açılışta boy gösteriyor. 2132 yılından seslenen sunucu, dünyadaki yaşamın çok geride kaldığı ancak arşivlerden 21. yüzyıla erişebildikleri ve o yıllardan ilham aldıkları bir ortamı gözümüzde canlandırıyor. Dünyanın iklim krizi, azalan kaynakları ve belini doğrultamadığı salgınlarıyla geleceğin pek de parlak olmadığı hissini veriyor Browne. Buna katılmamak elde değil. Farklı formlardaki ceketler, örgü şapkalar, şık ve sportif silüetleriyle atletler stadyumda ağır adımlarla salınırken, olimpiyat ateşini yakmak üzere görevli kişiler başka bir galaksiden geliyor.

Son söz: Covid-19'la konsept defileler yerini konsept filmlere bırakıyor gibi görünüyor. Büyük/küçük prodüksiyonlar, özgün temalar ve emek verilerek oluşturulan hikâyeler, moda haftalarını ele geçiriyor. O zaman moda haftaları yerine kısa film yarışmaları mı düzenlense artık?


Yarının koleksiyonları

Prada, sadece çantalardan oluşan sürdürülebilir koleksiyonu Re-Nylon serisini genişleterek giyim ve ayakkabıyı da işin içine dâhil ediyor. 

Prada Re-Nylon
Prada Re-Nylon

Bir adım geriden: Prada, okyanus plastikleri, balık ağları, çöpler ve kumaş atıklarının geri dönüştürülmesiyle elde edilen naylonlarla tasarlanan Re-Nylon serisinden geçtiğimiz bültenlerden bahsetmiştik. İlk aşamada, Miuccia Prada’nın 1984 tasarımı markayla bütünleşen naylon çanta modelinin de yer aldığı altı çantadan oluşan koleksiyon kapsamında artık kadın ve erkek hazır giyim, unisex spor giyim ve ayakkabı modelleri de yer alıyor. Daha öncesinde naylonla tasarlanan parçalar, bu seri sayesinde geri dönüştürülmüş naylonla yeniden hayat buluyor.

Sonuç olarak: Geri dönüşümün “lüks” ürün kategorisine dâhil olabileceğinin altını çizen markalar arasında yer alan Prada, geçtiğimiz yıl moda sahnesinde sürdürülebilirliği hedef alan anlaşma “G7 Fashion Pact”in destekçileri arasındaydı. Bu doğrultuda, dikkatini bu seriye yoğunlaştırarak ve ürün gamını adım adım artırarak markanın sürdürülebilirlik adına yol kat etmesini sağlıyor. 2021’de bu anlamda daha da etkili işler yapmasını dileriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

"Şimdi, hemen" harekete geç!

Beyaz perdede moda, Kenzo'ya veda, Pantone "Period"

11 Eki 2020

"Şimdi, hemen" harekete geç!

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Türkiye’nin gıdası kimin kontrolünde: Çiftçinin mi, devletin mi, birkaç büyük marketin mi?

Greenpeace Türkiye’nin 5 büyük market zincirinden aldığı 20 ürünün 3’ünde mevzuata aykırı pestisit kullanımı, 7’sinde ise 3’ten fazla pestisit tespit edildi; birinde 15 yıl önce yasaklanan etken madde bulundu. Daha 2021’de pazarın yüzde 60'ını yönettiği belirlenen zincir marketler, tarladaki üretim standartlarını da belirleme gücüne sahip. Market zincirlerinin elindeki bu gücün yanında ilgili kanunlar gıda kodeksine aykırı ürün satmama sorumluluğu da yüklüyor. Pazarı kontrol edenler, pestisit kullanımın da kontrol edebilir.

Pelin Cengiz

·

04 Eyl 2026

Türkiye’nin gıdası kimin kontrolünde: Çiftçinin mi, devletin mi, birkaç büyük marketin mi?
AngstAngst

HİKAYE

Kısa video, haramileri ve Subway Takes: Algoritmanın yanında editöre yer var mı?

Kareem Rahma’nın metroda karşısına aldığı konuklardan bir iddia ortaya atmalarını istediği ve ardından bu fikri birkaç dakikalık bir tartışmaya dönüştürdüğü Subway Takes formatı, kısa videonun da güçlü bir editoryal dünyaya sahip olabileceğini gösteren nadir örneklerden. Kısa videoyu platformun değil, editoryal aklın merceğinden görmenin zamanı gelmiş olabilir mi?

Elif Bayram

·

03 Eyl 2026

Kısa video, haramileri ve Subway Takes: Algoritmanın yanında editöre yer var mı?
AngstAngst

HİKAYE

Barajlar yıkılıyor: Avrupa’da 25 bin kilometrelik nehir birleştirme seferberliği

Doğal yapıyı parçalayan ve bozan Avrupa nehirleri üzerindeki 1,2 milyondan fazla baraj, bent ve menfez kaldırılıyor. Bariyerlerin kaldırılmasıyla yeniden birbirine bağlanan 3 bin 740 kilometrelik Avrupa nehirleri, AB’nin “2030’a kadar 25 bin kilometrelik nehri doğal hâline döndürme” hedefine bir adım daha yaklaştırıyor. Şu ana kadar 603 bariyer kaldırılırken Tuna ve Ren gibi büyük nehirlerdeki su seviyelerinin azalması Avrupa ekonomilerini zorluyor.

Pelin Cengiz

·

01 Eyl 2026

Barajlar yıkılıyor: Avrupa’da 25 bin kilometrelik nehir birleştirme seferberliği
AngstAngst

HİKAYE

Hakikatimsilik pandemisi: Güvenmeden yaşayabilir miyiz?

Hakikat ölmedi, insan var oldukça da öl(e)mez. Sorun, hatta sorunsal, daha tekinsiz: Hakikate benzeyen şeyler hızla çoğalıp yayılıyor; hakiki olanla olmayan arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. Peki kurumlara güvenin her geçen gün aşındığı bir dünyada hakikatimsilik salgınının çözümünü tek tek insanların omzuna yüklemek ne kadar gerçekçi?

Metin V. Bayrak

·

29 Ağu 2026

Hakikatimsilik pandemisi: Güvenmeden yaşayabilir miyiz?
AngstAngst

HİKAYE

Zincirleme afetler çağı: Nepal'deki felaket bize ne anlatıyor?

Nepal'de 26 Ağustos sabahı yaşanan felaket, ilk bakışta şiddetli yağış kaynaklı bir sel gibi göründü. Bilimsel bulgular ise buz, kaya, su ve iklim sistemlerinin birbirini tetiklediği zincirleme bir afete işaret ediyor. Nepal ve Tibet tarafında 600'ü aşkın kişi hayatını kaybetti, binlerce kişiden haber alınamıyor. Üstelik bu yalnızca Himalayalar'a özgü istisnai bir durum da olmayabilir.

Pelin Cengiz

·

29 Ağu 2026

Zincirleme afetler çağı: Nepal'deki felaket bize ne anlatıyor?