Morphine @Karga

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Burak Beceren
Morphine kulaklarımdan bünyeme ilk nüfuz ettiğinde, sanırım 19 yaşımı yeni bitiriyordum.
Bir dizi bilmediğim şarkı arasından The Other Side’ı yakaladığımı ve merakla tekrar tekrar dinlediğimi hatırlıyorum. O dönemler, içinde gitar barındırmayan gruplarla pek ilgilenmediğimden, bu gruba bu kadar düşmem, pek kendimden de bekleyeceğim bir şey değildi.
Mark Sandman’in iki telli, kendisine özel hâle getirdiği slide basları ve Dana Colley’nin grubun karakteristik atmosferini oluşturan saksafonlarının gücü adına, tam bir bağımlıya dönüşmem pek de uzun sürmemişti. Onları canlı izleme şansına erişme hayallerim, Mark’ın 1999’da aramızdan ayrıldığını öğrenmemle son bulduktan sonra, bu posteri tasarlayana kadar geçen sürede bu hayale asla geri dönmemiştim.
Mekân hakkında ise çok fazla düşünmeme gerek kalmadı, zira gözlerimi kapattığımda hafif sarhoş, elimde bira eşliğinde sallanarak, kendimi canlı müziğin insafına bıraktığım tek yer Karga’ydı. Zaten Morphine’i başka bir yerde hayal etmem de mümkün değildi. Onları büyük kalabalıklarla ya da saygısız seyircilerle paylaşamazdım sonuçta değil mi?
Burak Beceren
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bağımsız plak şirketleri, atalarının omuzlarında bir caz piyanisti, 2021 sanat piyasası ve dahası.
08 Oca 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.



