MUBI 15 yaşında!

15 yılı geride bırakan MUBI'yi editör Abbas Bozkurt'un gözünden keşfe çıkıyoruz.
MUBI 15 yaşında!

4 Mart - Oart - Duende
O'Art ile birlikte

O’Art’tan yılın ilk sergisi: Lorem Ipsum Odeabank ’ın günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan sanat platformu O’Art , Lorem Ipsum isimli yılın ilk sergisini 17 Şubat'ta fiziksel olarak sanatseverlerle buluşturdu. Nedir? Lorem Ipsum , tipografinin bir araca dönüştüğü ya da amaç edinildiği iki zıt yaklaşımı bir arada sergileyerek, günümüz sanatıyla ilişkisini nesne-imge-gösterge ilişkiselliğinde yorumluyor; bir yandan toplumun benimsediği göstergeler zincirini bozuma uğratırken bir yandan da olası tüm anlamları kucakladığı bir küratöryel yaklaşım sunuyor. Nerede? Akaretler Sıraevler No: 11. Ne zaman? 17 Mart’a kadar fiziksel olarak deneyimleyebilirsiniz. Neden gitmeli? Lorem Ipsum sergisinde eserlerini görebileceğiniz sanatçılar arasında Nancy Atakan, Emin Çelik, Leyla Emadi, Gülen Eren, Eylül Ersöz, Merve Ertufan, Huo Rf, Berkay Tuncay ve Merve Ünsal yer alıyor. Not almalı: Sergi, fiziki süresini tamamladıktan sonra odeabank.com.tr 'den online olarak deneyimlenebilecek. Odeabank'ın sanat platformu O'Art'ın sanat etkinliklerini ve daha #fazlasını takip etmek için Odeabank'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

15. yılını kutlayan MUBI, 2007'de çıktığı sakin yolculuğu geride bırakalı epeyce zaman oluyor. Bugünlerde canlı, dinamik ve yüzünü seyirciye dönen bir yapıya sahip. Sinefilleri buluşturmaya, hikâyeler yazmaya ve bir sahnenin kamera arkasını keşfe çıkmaya devam ediyor. 

Sinema aşkını, endüstriyel pratiklerin önüne koyan MUBI sinemaseverleri bir filmin heyecanında buluşturmayı borç biliyor. Her gün yeni yüzleri seyre dalıyor, bir Haneke filminin aydınlığında karşılaşıyoruz. Sinemasever olmak da böyle bir şey değil mi? 

MUBI'nin 15. yılını MUBI Türkiye ekibinden editör Abbas Bozkurt'la konuşuyoruz. Katıl aramıza.

Abbas Bozkurt


2007 yılında yola çıkan MUBI, çevrim içi bir film servisi olmaktan öte sinefilleri bir filmin heyecanında buluşturan bir dünya sunuyor. Geçtiğimiz günlerde 15. yaşınızı kutladınız. 15 yıl içinde karşılaştığınız zorluklar neler oldu? MUBI için "İşte bu!" dediğiniz bir başarı anı var mı?

MUBI'de gördüğünüz her filmin platforma gelişinin bir hikâyesi ve sebebi var. Bu filmleri seyirciyle buluşturmak için heyecan duyan ve 2007'den bu yana zorlukların üstesinden gelmek için emek veren güçlü bir ekibimiz var. Ne mutlu bize ki sabırla değerlerimizin arkasında durarak geçtiğimiz on beş yılda dünya çapında 190 ülkede 12 milyondan fazla üyeyle dünyanın en büyük sinemasever topluluğu olduk. Dünyanın her köşesinden birbirinden güzel ve heyecan verici filmlerin keşfedildiği bir film seçkisi olmanın yanında, bir yapım şirketi ve bir film dağıtımcısı olarak da heyecan duyduğumuz filmlerin kendi hikâyelerinin bir parçası olmaya devam ediyoruz.

15 yıllık süreçte büyüklü küçüklü pek çok başarı anından söz edebiliriz fakat aralarından sıyrılan bir tanesi, 2015'te MUBI izleyicilerine özel olarak sunduğumuz bir film, Paul Thomas Anderson'ın müzik belgeseli JUNUN. Bu gösterim bize sonraki yıllar için hem ilham hem cesaret veren bir başarı hikâyesine dönüştü. Bu tecrübeden sonra çok daha taze ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış filmlere yöneldik, 2015'ten bugüne kadar geçen süreçte de pek çok filmi ilk defa izleyici karşısına MUBI'de çıkarabildik.


MUBI, her ülke için farklı film katalogları sunuyor. Platformda farklı demografik yapıların beslenebileceği ve talep edebileceği filmler yer alıyor. Bu seçkinin hazırlanma süreci nasıl işliyor? O ülkenin seyircisiyle filmler aracılığıyla kurmak istediğiniz bir bağ var mı?

MUBI'nin hiçbir zaman vazgeçemeyeceği temel özelliklerinden biri kürasyon, yani insan eliyle, kültürel, politik, sosyal pek çok unsuru hesaba katarak emek emek seçilen filmler. Nasıl ki bir festival ya da sinematek, hayatını sinema kültürüne adamış programcı, film eleştirmeni ve sinema profesyonelleriyle, dünyanın dört bir yanında o yıl çıkan en cesur ve ilham verici filmlerin peşine düşüyorsa, MUBI'nin farklı milletlerden gelen küratör ekibi de tüm zamanını buna adıyor. Filmleri seçen ekibimizin dünyaya bakışındaki farklılıkları seçkimize de yansıtmayı hedefliyoruz. Algoritmaların yönlendirmelerinden uzak, insani hisleri, çeşitliliği, farklı kimlikleri hesaba katan programlar oluşturmaya çalışırken en güvendiğimiz şey de bu ekibin sinemaya dair tutkusu. Farklı bölgelerde, o ülkenin nabzını tutan, sosyal ve politik iklimin ihtiyaçlarına karşılık veren seçkiler hazırlamaya çalışıyoruz ve bunu mümkün olduğunca çok ülkeye genişletmek istiyoruz.


MUBI'nin dünyanın farklı yerlerinde ofisleri var. Hindistan ve Malezya ofisinizin bulunduğu ülkelerden yalnızca ikisi. Asya pazarına da ilk adım atan servislerden birisiniz. Bu pazara açılma fikri nasıl ortaya çıktı? MUBI'nin gelecek adımlarına dair bir ipucu alabilir miyiz?

Dünyada üretilen filmlerin büyük bir kısmı Asya’dan çıkıyor. Asya’da çok güçlü ve canlı bir sinema sektörü var ve biz de burada olmamız gerektiğine inandık. Birleşik Krallık, Türkiye, ABD ve Avrupa’da pek çok ülkede hızla büyüyen ekiplerimize 2022’de yenilerini eklemeye ve büyümeye devam edeceğiz. 7-8 ülkede daha ofisler kurup yeni pazarlara açılmaya devam etmeyi planlıyoruz. 

Bununla birlikte, geleceğe dair planlarımız hakkında ipuçları vermek için, The Match Factory'yle olan birleşmemizden ve Meksika'da açacağımız fiziksel sinemamızdan bahsedebiliriz. Bir streaming platformu olmakla yetinmeyeceğimizin, faaliyetlerimizi sinema kültürünün yayıldığı pek çok mecraya ve mekâna doğru genişletmeye devam edeceğimizin işaretleri olarak okuyabiliriz ikisini de.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🕊️ MUBI'nin 15. yaşı, Ukrayna'nın işgalinin müziğe yansımaları

15. yaşını geride bırakan MUBI'nin hikâyesine ve gelecek projelerine ortak oluyor, sonra Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin müzik sektörüne yansımalarını inceliyoruz.

04 Mar 2022

O'Art ile birlikte
Mubi

YAZARLAR

Janset Atacan

Former editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?