“Ne olursa olsun Sónar’sız bir yıl olmaz.”

Sónar Istanbul bir kez daha müzik, yaratıcılık ve teknolojiye alan açarak zamansız yansımalar sunacak. Heyecan verici, değil mi?
“Ne olursa olsun Sónar’sız bir yıl olmaz.”

24 Eylül - Sonar İstanbul - Duende
Zorlu PSM ile birlikte

Özlenen festival deneyimi yeniden İstanbul’da: Sónar Istanbul 2021

Hayatı bir festival tadında yaşayan Duende okuyucularını, müziğin farklı deneyimlerle buluştuğu Sónar’la yeniden buluşmak için gün sayarken, Sónar İstanbul 2021’i mercek altına almaya davet ediyoruz. Nedir? #yüzdeyüzmüzik katkılarıyla dört…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

6 Mart 2020 akşamı Sónar Istanbul’a katıldığımda zihnimde pandemiye dair soru işaretleri olsa da mekâna yerleştiren dezenfektanları görmek bile güvende hissetmemi sağlamıştı. O günden en çok aklımda kalan SonarScreen’de gerçekleştirilen Live Choir AV performansıydı. Koronun Gorillaz’dan Demon Days’i söylediği bölümde ortaya çıkan görsel ve işitsel içerik, zihnime dolandı, nefesim hızlandı. Buradan performansın bir bölümünü izleyebilirsin. 

Sónar’ın deneyime odaklanan, yerleştiği mekânda mimari sınırların ötesine geçen ve ziyaretçisinin bireysel bağlantılar kurmasına imkân sağlayan içerik kurgusu, festivalde olma hâlini değiştirdi. Sónar Istanbul da benzer bir organizmaya sahip. Live Choir AV, küçük bir örnek olsa da festival kimliğinin başarılı bir yansıması. Şimdi yenileri için vakit geldi. Müzik, yaratıcılık ve teknoloji bir kez daha buluşacak. 

Festivalin beşinci yılında arka tarafta olan bitenleri öğrenmek istedik ve merak ettiklerimizi Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova’ya sorduk. 

Filiz Ova, Zorlu PSM Genel Müdürü


Sónar Istanbul, Zorlu PSM'yle özdeşleşen, hem içerik hem de alan kullanımı olarak mekânın sınırlarını zorlayan bir festival. Aynı zamanda global bir festivalin en kapsamlı edisyonlarından biri. Bu festivalin Zorlu PSM olarak hem de İstanbul olarak önemi nedir? 

Zorlu PSM, açıldığı 2013 yılından bu yana yenilikçi vizyonuyla İstanbul’un ve Türkiye’nin kültür sanat hayatına canlılık katan oldukça genç ve dinamik bir kurum. İstanbul’un kalbinde dünya standartlarında bir sahne deneyimi sunuyoruz. Teknik kapasitemizin ötesinde dünyayı yeni prodüksiyonlar ve sanatçılar aracılığıyla İstanbul’a da taşıyan bir konumdayız. Bu zamana kadar farklı müzik türleri, tiyatrolar, müzikaller ve festivallerden oluşan geniş içerik yelpazemiz sayesinde farklı kitlelere ulaşarak seyircinin performans sanatları merkezinden beklentisini değiştirdik. Bu beklentinin değişiminde Sónar gibi global ve özgün bir deneyim sunmamızın da etkisi var. Tam da bu sebeple "Ne olursa olsun Sónar’sız bir yıl olmaz," dedik.

Geçtiğimiz yılki Sónar Istanbul, hemen kapanmaların öncesinde gerçekleşerek şehirdeki birçok kişinin katıldığı son büyük müzik etkinliği olmuştu. Sónar Istanbul’un devamlılığı ve sürdürülebilirliği sizin açınızdan ne ifade ediyor?

Sónar İstanbul, aynı zamanda Covid-19 öncesi dünyadaki son Sónar festivali olmuştu. Festivalin akabinde "Bir daha etkinlik yapabilecek miyiz?" ya da "Bir daha seyahat edilebilecek mi?" korkusu yaşadığımız belirsiz bir dönemden çarenin bulunduğu, aşının olduğu bir noktaya geldik. Etkinliklerin devamlılığı ve sürdürülebilirliği için aşının yaygınlaşması gerekiyor. Ülke olarak aşı oranımız arttıkça sanatçıların ve uluslararası organizasyonların takvimlerinde yer almamız kolaylaşacak. 

Sónar Istanbul programını festivale tam bir ay kala duyurmaya başladınız. Arka tarafta değişen koşullara göre hazırlıkların olduğu, program detayları açıklandıkça daha net anlaşılıyor. Programı hazırlarken temel stratejiniz neydi? 

Esnek olmak! Koşulların sürekli değiştiği ve belirsizliklerin olduğu bir dönemde festival yapmak farklı ihtimalleri aynı anda düşünebilmeyi ve ona göre operasyon planları kurmayı gerektiriyor. Sónar’ın sahip olduğu global ruhu korumak için düzenli olarak seyahat kısıtlamalarını takip ettik. Ne yazık ki yönetmeliklere göre hâlâ sadece oturmalı konser yapmak zorundayız. Sónar gibi dinamik bir festival için bu durum düşündürücü olsa da yasağın hevesimizi kırmasına izin vermeden festivali hayata geçirmeye odaklandık. Oturarak da olsa festival coşkusunu birlikte yaşamak istedik. Yeni başladığımız 9. sezonumuzda pandeminin yarattığı ruh hâlini geride bırakmak ve yeni deneyimler keşfetmek için #dünyandeğişsin diyoruz. Seyahat etmeyi özlediğimiz şu dönemde Sónar tam da buna uygun bir festival. 

Kapalı alanda bir festival yapmaya hazırlanıyorsunuz. Zorlu PSM’nin bu kapsamda hazırlıkları neler? 

Zorlu PSM olarak steril ve güvenli bir deneyim ortamı yaratmak için yönetmeliklerde yer alan kuralları harfiyen uyguluyoruz. Salonların yeni açıldığı dönemde, henüz HES kodu sorgulaması yaygın değilken PSM’ye HES koduyla giriş sektörel anlamda bir örnek olmuştu. Zorlu PSM içinde ve gösteri salonlarındaki klima santrallerinde %100 taze havayla çalışan, virüs ve bakterilere karşı korunmada en etkili yöntem olarak öne çıkan UVC (ultraviyole) teknolojisi kullanılıyor. Yönetmelikler doğrultusunda salonlarımızda bir dolu bir boş koltuk uygulaması yer alıyor. Zorlu PSM’ye girişte yeni maske veriyor, içeride o maskenin takılmasını istiyoruz. Ayrıca ateş ölçümü, fiziki mesafe kuralları, dijital bilet, temassız ödeme, ileri teknoloji hijyen ve dezenfestasyon uygulamalarımız devam ediyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Müzik + yaratıcılık + teknoloji = ?

Beşinci kez şehre konuk olan Sónar Istanbul, mutlu tesadüfleri adresleyen Christian Löffler ve pürüzsüz elektronik dokular yaratan Poté.

24 Eyl 2021

Zorlu PSM ile birlikte
Kaynak: sonaristanbul.com

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?