🕳️ 🐇 N. Orkan Yılan


Tadımlık değil, doyumluk: Bu da Popeyes®! Öğle tatillerinde, hafta sonu buluşmalarında, hatta film gecelerinde bir Popeyes® kovasının ne kadar iyi gittiğini biliyoruz sevgili Aposto İstanbul okuru. Biz de bugünkü bültende eşsiz tarifleriyle geleneksel lezzetleri birbirinden özel tatlarla birleştiren Popeyes® ’ın farklı farklı hâllerine bir göz atmak istedik. Popeyes® XL Sandviç: Tavuğa doyamayanlar burada mı? Lezzeti de kendisi kadar büyük olan Popeyes® XL Sandviç, yepyeni dev fileto eti, tereyağlı ekmeği, kıtır kıtır turşusu ve mayoneziyle lezzet avcılarını bekliyor. Maxi Ekonomix Menü: Tavukburger mi yesem, nugget mı? Yoksa dip’n chicken mı? Karar veremeyenler için biçilmiş kaftan olan Maxi Ekonomix Menü, farklı çeşitleri tek menüde sunuyor. Üstelik hepsi Popeyes® ! 2 Kişilik Ekonomix Karışık Kova Menü: Hayat paylaşınca güzel , Popeyes® da öyle. Ev partilerinin demirbaşı olan karışık kova menüler, renk katacakları buluşmaları telefonun diğer ucunda bekliyor. Popeyes® ’ın çıtır çıtır ve doyumluk lezzetleriyle buluşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Portre’nin bu haftaki konuğu: N. Orkan Yılan. Namıdiğer BunnyKingX. Tam olarak hayal alemimize yakışan ve sinematik bir evrenin harikulade elamanları olmaya aday tasarımlarıyla tanıdığımız Bunny King, takma adına selam verir bir şekilde Alice’in evrenindeki tavşanın peşinden gidenlerden; hem farklı bir aleme hem de mesleğine doğru. Orkan’ın tene dokundurduğu tasarımlar ise pek de masal diyarlarına ait değil; oldukça karanlık, gölgeler ve ansızın kendini gösteren kırmızılarla bezeli bir diyardan çıkmalar. Kendisini yakından tanığımız sohbetimize davetlisin.
1. Karanlık dedik, gölgeler dedik, ansızın kırmızalar dedik…İyi anlatabildik mi bilemedik ama elbette tasarımlarını senden dinlemek isteriz.
Tasarımları ortaya çıkarırken dövme yaptığım kişilerle beyin fırtınası yaparak onların hikâyelerini kendi üslubumla yorumlamaya çalışıyorum temelde. Hepsinin temelinde de biraz korku, biraz başkaldırı, bazen de diğer benliklerimiz yer alıyor diyebilirim. Öfkeli figürler, vurucu sözler ve kontrastlar, ben de buradayım der gibi durmalarını sağlıyor dövmelerin ve dövmeyi yaptıran kişilerin belki de.
2. Senin için en ideal, birlikte en çalışmayı en sevdiğin müşteriler kimler? Yıllar geçtikçe birlikte çalıştığın kişilerin dövmeye olan yaklaşımlarında ne gibi değişimler gözlemledin?
Benim için en ideal dövme yaptıran kişi tipi ne istediğini bilen kişidir. Eğer ki bana gelmişse ortaya çıkacak sonucu biraz olsun tahmin edebilmelidir. Onun dışında, tasarımı hazırlarken beni özgür bırakmaları ve hatta sadece birkaç ayrıntı vererek sonrasında sen ne istersen yap demeleri en sevdiğim durum diyebilirim.
Yıllar geçtikçe daha çok güvendiklerini gözlemledim çünkü bu süreçte hem ben kendimi geliştirdim hem de onlar beni daha çok tanımaya başladılar ve bu sayede güzel kemik bir kitle oluştu. Hepsine saygılar, sevgiler demek isterim buradan da.

BunnyKingX evreni
Fotoğraf: Deniz Sabuncu
3. İstanbul’un birer sakini olarak konuklarımızın bu şehirle ilişkilerini merak ediyoruz. Senin İstanbul’la aran nasıl? İşine yansıdığını fark ettiğin ayrı bir bağın var mı?
İstanbul’u çok severdim ve aslında hâlâ seviyorum fakat zamanla buradaki hareket alanımızın kısıtlanması beni de kendi güvenli alanıma daha çok itti diyebilirim.
İstanbul’un benim gençliğimdeki sesini ve rengini kaybettiğini düşünüyorum. Şu anda mutsuz bir şehir gibi geliyor bana. Bu durumun yansımalarını da belki çizimlerimde önümüzdeki sonbaharda kendimce gösterebilirim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Temmuz ayından herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; izlemelik Yıldızların Altında Sinema gösterimleri, hava kararınca dinlemelik Sound Of Istanbul ve heyecanlanmalık Dianne Reeves konseri var.
03 Tem 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.




