Ne giydiğinizi biliyor musunuz?

Moda her zaman, çağının aynası olmuş. Sektörün varoluşsal bir kriz döneminden geçtiği aşikar. Geleceğe nasıl bir iz bırakacağımızı tasarımcılar, markalar ve tüketiciler olarak birlikte şekillendireceğiz.

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Farklı bir şekilde bakmaya, dinlemeye, dahası düşünmeye ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. Hayatımızı nasıl yaşadığımızı, kendimizi, ailemizi, eşyalarımızı bir bir gözden geçirdik. Bazı farkındalıklar geliştirdik, belki bazı alışkanlıklarımızı bırakıp yenilerini edindik. Nasıl tükettiğimizi, neyi nasıl giyindiğimizi, nasıl alışveriş yaptığımızı düşünmek için de iyi bir zaman olabilir mi?

  • Üç aydır evde olduğumuz için mecburen konuşulagelen sadeleşme kalıcı olabilir mi? Yoksa tüketmeye acıktık mı? Bir araştırma, eğer herkes ABD’de yaşayan sıradan bir insan kadar tüketirse insan nüfusunun devamlılığı için dört dünyaya daha ihtiyacımız olduğunu ortaya koyuyor. Biricik dünyamızı bile korumakta sınıfta kalmış görünüyoruz. Bir başka araştırma, iklim değişikliğine neden olan karbon emisyonlarını kontrol altına almak için en etkili yolun ekonomik büyümenin en önemli ana bileşenlerinden biri olarak görülen tüketimi azaltmak olduğunu belirtiyor.
     
  • Şüphesiz, tüketim işin bir boyutu. Sektörün hangi prensiplere dayanarak üretim yaptığı da başka önemli bir boyut. Bir süredir giderek daha çok markanın iş modeline dahil etmeye çalıştığı sürdürülebilirlik kavramının salgın döneminde çokça konuşulduğuna şahit olduk. Ortak kanı şu: Bundan sonra daha sorumlu, daha kapsayıcı, fark yaratan ve özünde samimi bir yaklaşımla yaratıcılığını kullanan markalar kazanacak.
     
  • Geçtiğimiz hafta Londra’da, kıyafetin ötesinde hikâyenin, trendin ötesinde amacın öne çıktığı, podyumsuz ilk dijital moda haftasını deneyimledik. BoF’in önceki hafta yaptığı ilk çevrim içi zirvesinde tüm oturumların ortak konusu, daha sorumlu bir moda endüstrisinin yollarını bulmaya yönelikti. İşçi hakları, sürdürülebilirlik tanımı, döngüsel iş modelleri alt başlıklardı. Markası ile bu konudaki öncü isim Eileen Fisher, “Önceden sürdürülebilirliği doğal kumaş kullanmak zannediyorduk, bugün yeni ürün üretmek yerine dönüştürmenin peşindeyiz.” açıklamasında bulundu.
     
  • Bir adım geriden: Aslında modanın çevresel ve sosyal etkilerinin tartışılması yeni bir mesele değil. Aktivist tasarımcı Katharine Hamnett, Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada moda endüstrisine ekolojiye daha duyarlı olma çağrısı yaptığında, yıl 1990’dı. Patagonia, plastik şişe atıklarını dönüştürerek polar giysi üretmeye başladığında da 90’lardaydık. 45 yıldır trend tahmin uzmanlığı yapan Lidewij Edelkoort, 2020’lere dair öngörülerini salgından çok önce açıkladığında insanların iyi hissetme ihtiyacı ve anlam arayışı ile birlikte, sürekli yeni tüketimden ziyade az ve öz parçalara daha fazla kıymet vereceklerini, iş birliklerinin artacağını, yerel ürünlerin tercih edileceğini, duyarlı ve pragmatik modanın yükseleceğini söylemişti.
     
  • Şimdi ne olacak? Peki moda sektöründe bir sistem dönüşümü olur mu? Sektörün varoluşsal bir kriz döneminden geçtiği, farklı uzmanlarca sıklıkla ifade ediliyor. Özetle: Mecbur! Bu yöndeki girişim örnekleri başarılarıyla umut vadediyor. Everlane, üretim sürecinden maliyet yapısına kadar şeffaflık prensibiyle hareket ediyor. Warby Parker, stil sahibi gözlükleri müşteri deneyimini öncelikli tutarak fiyat olarak erişilebilir bir ürün hâline getirirken, ikinci el moda konusundaki RealReal, Rent the Runway gibi girişimlerin açtığı yolun büyüyerek ikinci el moda pazarını beş yıl içerisinde iki katına çıkarması bekleniyor
     
  • Moda her zaman, çağının aynası olmuş. İçinden geçtiğimiz sıra dışı dönem ile ilgili olarak geleceğe nasıl bir iz bırakacağımızı tasarımcılar, markalar ve tüketiciler olarak şu anda şekillendiriyoruz. O zaman neyi nasıl giyindiğimize bugün biraz daha dikkatli bakalım.

Kadın istihdamına katkıda bulunmayı hedefleyen sosyal girişimciler vakfı YenidenBiz'in yönetim kurulu üyesi Göknil Bigan, faaliyetlerine kurucusu olduğu sürdürülebilir moda markası Giyi World ile devam ediyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

✂️ Modanın akıbeti, sürdürülebilirlik, moda ve salgın

Moda, tekerrürden mi ibarettir yoksa geçmişten ders alır mı? Modanın tarihine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

28 Haz 2020

✂️ Modanın akıbeti, sürdürülebilirlik, moda ve salgın

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?