Neuralink, insan deneyleri için adaylarını arıyor


Endeavor Türkiye ve Akbank iş ortaklığıyla: Boost the Future Programı Geleceği inşa eden girişimciler buraya Akbank ve Endeavor Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Boost the Future Hızlandırma Program ı’na başvurular başladı. Nedir? Bu yıl beşinci edisyonu gerçekleşecek olan Boost the Future programına katılan startup’lar, 10 hafta boyunca hibrit sunulan program içerikleriyle işlerini ölçeklendirerek büyütme yolunda destek bulacaklar. Programa kabul edilecek 12 startup kurucusu, haftalık olarak gerçekleşecek eğitim ve mentorluk süreçleriyle Endeavor’ın yerel ve uluslararası uzman ağından destek alabilecek. Neden Boost the Future? Program, dünyanın en büyük girişimci ağı olan ve Türkiye’nin önde gelen girişimlerini ağında bulunduran Endeavor Türkiye tarafından yürütülüyor. Girişimciler Endeavor ve Akbank yöneticilerinden oluşan geniş mentor ağıyla buluşma fırsatı yakalayacak. Program girişimcileri Akbank LAB ile yakından çalışma fırsatı bularak girişimci-kurum iş birliğinden yararlanabilecekler. Benzer zorluklarla karşılaşan girişimcilerle Endeavor çatısı altında bir araya gelen katılımcılar, birlikte paylaşım ve öğrenim ortamına erişecekler. Girişimciler, Entrepreneur Experience (EX) ekibi tarafından yakın takibe alınarak Endeavor Yerel Seçim Panelleri ’ne katılım önceliği yakalayacaklar. Girişimlerini tüm ekosisteme tanıtma ve yatırım yolunda bir adım öne çıkma fırsatı sunan Demo Day etkinliğinde girişimciler yatırımcılarla buluşacak. Geleceğin girişimcilerini arayan Boost the Future Programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, başvuru formunu şuradan doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Uzun yıllardır beyin implantı girişimi Neuralink'in insanlı deneylerine başlamak için ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) izin almaya çalışan Elon Musk'ın çabaları Mayıs ayında sonuç vermiş; FDA, Neuralink'in insan deneylerine başlaması için yeşil ışık yakmıştı. Dün yaşanan gelişme ise Musk'ı, Neuralink'in insan deneylerine hiç olmadığı kadar yaklaştırdı: Neuralink, insanlı deneyler için hasta alımına başlamak üzere bağımsız bir inceleme kurulundan onay aldı.
Konuya ilişkin açıklamada, Neuralink'in, Precise Robotically Implanted Brain-Computer Interface (PRIME) olarak adlandırılan ilk insanlı deneyi için kayıtların açıldığı bildirildi. PRIME'ın amacı ise Neuralink'in geliştirmiş olduğu "implantın (NI) ve cerrahi robotun (R1) güvenliğini değerlendirmek ve felçli kişilerin düşünceleriyle harici cihazları kontrol etmelerini sağlamak için beyin-bilgisayar arayüzünün (BCI) işlevselliğini değerlendirmek" olarak açıklandı.
- Bu kapsamda, deneye katılanların beyninde hareketi kontrol eden bölgeye, tescilli bir robot aracılığıyla cerrahi yoldan bir BCI implante edilecek. Böylelikle, ilk etapta katılımcıların yalnızca düşünce yoluyla bir bilgisayar imlecini veya klavyeyi kontrol etmelerini mümkün kılacağı belirtilen implantın güvenliği ve işlevselliği teste tabi tutulacak.
Öte yandan, altı yıl boyunca devam etmesi beklenen insanlı deneylere katılacak ilk insan deneklerin, dikey omurilik yaralanması ve amyotrofik lateral skleroz (ALS) nedeniyle felç olan insanlar arasından seçileceği belirtildi. Deneyin ne zaman ve nerede yapılacağı ya da kaç katılımcıyı kapsayacağına ilişkin bir bilgi ise paylaşılmadı.
Nedir?
Neuralink, beyin sinyallerini toplayıp analiz edebilen bir BCI geliştiriyor. Musk, insan zihni ile makineler arasında bir köprü görevi görerek beynin analog elektrik sinyallerini makinelerin algılayabileceği dijital sinyallere dönüştüren bu BCI ile obezite, felç, körlük, otizm, depresyon ve şizofreni gibi bir dizi hastalığın tedavi edilebileceğini öne sürüyor.
Gelgelelim, Neuralink ve BCI teknolojisine yönelik iddialar arasında bu teknolojinin bir SD karttan Kung Fu öğrenmek, bilincimizi web'e aktarmak, web'de gezinmek ve çeşitli cihazları zihin yoluyla kontrol etmek gibi transhümanistik uygulamalar için kullanılabileceği gibi şeyler de yer alıyor. Hatta, kimileri bu implantların telepatiyi dahi mümkün kılabileceğini düşünüyor.

Emcee
Bunun mümkün olup olamaması bir kenara dursun; Musk'ın ya da bu teknoloji üzerine çalışmalar yürüten diğer girişimlerin amaçları arasında bunlar var mı, kesin olarak biliyoruz. Ancak, elimizdeki bilgilerden yola çıkarsak, deney için felçli bireylerin seçilmiş olduğu gerçeği, diğer ihtimallerin en azından şu an için ikinci planda yer aldığını gösteriyor.
Kısa tarih
Ticari kullanım amacıyla bir BCI geliştirmeye başlayan ilk şirketlerden biri olan Neuralink'in, 2017 yılından bu yana N1 sistemi üzerinde çalıştığı biliniyor. Asıl hedefi insanlı deneylere 2020 yılında başlamak olan; deneylere başlamak için onay almak amacıyla 2022'de yaptığı ilk başvuru FDA tarafından güvenlik gerekçeleriyle reddedilen Neuralink, yıllara yayılan yolculuğu boyunca pek çok kez etik ve teknik eleştirilerin de hedefi oldu.
- FDA, başvuruyu reddederken Neuralink'in insan deneylerini onaylamadan önce ele alınması gereken birkaç endişeye dikkat çekti. Her ne kadar Musk, cihazın güvenliğinden emin olduğunu; cihazın çocuklarda bile kullanılabileceğini söylese de FDA, başvuruyu reddetmesinin başlıca nedenleri olarak cihazın lityum pilini, implantın kablolarının beyin içinde yer değiştirme olasılığını ve cihazın beyin dokusuna zarar vermeden çıkarılmasının zorluğunu gösterdi.
- Neuralink'in karşılaştığı bir diğer sıkıntı da hayvan deneylerini gerçekleştirdiği sırada kendini gösterdi. Buna göre, Neuralink, hayvan deneylerini denetleyen bir panelin yapısının hatalı olması ve hayvan deneylerini aceleye getirmesi sonucunda düzinelerce maymunun gereksiz yere acı çekerek ölmesine neden olmuştu. Suçlamalar nedeniyle ABD Tarım Bakanlığı Genel Müfettişlik Ofisi, hayvan zulmü suçlamasıyla şirkete soruşturma başlatmıştı.
BCI implantların yükselişi
Neuralink, BCI implantlarıyla insanlığı bir üst seviyeye taşımaya çalışan tek girişim değil. Aslına bakacak olursanız; Synchron, Medtronic, Blackrock Neurotech, BrainGate ve Precision Neuroscience başta olmak üzere pek çok girişim bu çığır açıcı teknolojiyi güvenilir ve etik bir şekilde günlük kullanıma uygun hâle getirmeye çalışıyor.
- Bu kapsamda Brooklyn merkezli Synchron, 2022 yılında Mount Sinai Hastanesi ile ortaklaşa yürüttüğü öncü COMMAND çalışmasının bir parçası olarak bir BCI'ı bir insan hastaya başarıyla implante etmiş ve bunu yapan ilk şirket olarak tarihe geçmişti.
Bununla birlikte, son zamanlarda implantların sağlık alanındaki kullanımının arttığı söylenebilir. Tabii, bunda özellikle de yapay zekanın etkisi büyük.
- 20 yıl önce geçirdiği felç sonucu konuşma yetisini kaybeden Ann Johnson, beynine yerleştirilen yapay zeka destekli bir implant sayesinde tekrar iletişim kurabilmişti. Her ne kadar konuşma yetisini geri kazanamasa da Johnson'ın, beyin sinyallerini çözmek için yapay zekadan faydalanan ve sinyalleri bilgisayar tarafından oluşturulan avatara aktaran implant ile dakikada 80 kelimeye kadar konuşabildiği belirtilmişti.
- 2020 yılında göğsünden aşağısı felç olan bir adam ise yine beynine yerleştirilen yapay zeka destekli bir implant aracılığıyla uzuvlarında yeniden his kazanmış; deney, türünün ilk örneği olarak tarihe geçmişti.
- 2011 yılında geçirdiği kaza sonucu kalçasından aşağısı felç olan Gert-Jan Oskam, İsviçreli araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma kapsamında beyni ile omuriliği arasında "dijital bir köprü" sağlayan bir implant sayesinde vücudunun alt kısmını yeniden kontrol edebilmişti. Oskam, implantın yardımıyla sadece bir yürüteç yardımıyla ayakta durmayı, yürümeyi ve dik bir rampayı tırmanmayı başarabilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sızdırılan Microsoft belgeleri. Çevrimiçi Güvenlik Yasa Tasarısı'na Parlamento'dan onay. Türkiye'nin yeni alan adı. Neuralink'in insan deneyleri.
21 Eyl 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




