🫂 Nick Cave ve Debbie Harry’den “On the Other Side” cover’ı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
The Gun Club, 1980’li yıllardan 90’ların ortasına post-punk sahnesinde iz bırakmayı başarmış sayılı gruplardan biri. Los Angeles merkezli grubun diskografisindeki altı albüm, punk arşivine Amerika topraklarından eklenmiş en kıymetli çalışmalar arasında. Grubun kurucuların biri olan şarkıcı, söz yazarı, gitarist ve yazar Jeffrey Lee Pierce’in 1996 yılındaki beklenmedik ölümünün ardından The Gun Club’ın müzikal kariyeri de devam etti. Geriye iki on yıla sığmış bir efsane kaldı.
Bundan on beş sene önce Jeffrey Lee Pierce’in anısına The Gun Club’tan Cypress Grove tarafından başlatılan The Jeffrey Lee Pierce Sessions Project, sanatçının müzik sahnesinde açtığı eşsiz yolu kutlamak, yaratıcılığını ve özgünlüğünü kariyeri boyunca işbirliği yaptığı sanatçılarla günümüze taşımak amacıyla başladı. 2009'daki We Are Only Riders ile başlayan seri, 2012'deki The Journey Is Long ve 2014'deki Axels and Sockets ile devam etti. The Jeffrey Lee Pierce Sessions Project’in The Task Has Overwhelmed Us adını taşıyan dördüncü albüm, 29 Eylül’de Glitterhouse Records tarafından gün yüzüne çıkacak.
17 şarkıdan oluşan albümde Dave Gahan, Warren Ellis, Nick Cave, Jozef van Wissem, Jim Jarmusch, Mark Stewart başta olmak üzere pek çok sanatçının cover kayıtları var. Albümden paylaşılan ilk tekli, Nick Cave ve Debbie Harry işbirliğinden ortaya çıkan On the Other Side cover’ı oldu. Şarkıyı aşağıdan dinleyebilir, albümün detaylarına şuradan ulaşabilirsin.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.



