"O parçadan sonra her şey benim için değişti"

Dönsün Dursun'da konuğumuz Murat Ertel.
"O parçadan sonra her şey benim için değişti"

Artiox - 16 Temmuz
Artiox ile birlikte

Yeni nesil sanat yatırımı: Artiox Art Basel ve UBS Küresel Sanat Pazarı 2021 raporuna göre, 2019 yılında hacmi 5,9 milyar dolar olan çevrim içi sanat pazarı 2020 yılında 12,4 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Pandemi süresince dijitale taşınan ve Sotheby's, Christie's gibi önde gelen müzayede evlerinde kırılan müzayede rekorları, bu pazarın koşullar ne olursa olsun canlı olacağını ispatlıyor. Oldukça kârlı ve güvenli yatırım fırsatları sunan sanat pazarı, alternatif yatırım araçları arayan yatırımcılar için sanat pazarının potansiyeli yüksek bir alan olduğunu gösteriyor. Yine de geleneksel sanat yatırımcılığı, yüklü fonlar ve güçlü sermayeler gerektiriyor. 2019 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunu mühendisler tarafından kurulan ve faaliyetlerine ODTÜ Teknokent bünyesinde devam eden Artiox, herkesin sanat yatırımcısı olabilmesi için blok zinciri teknolojisiyle oluşturduğu platformuyla geleneksel sanat yatırımcılığını birkaç adım öteye taşıyor. Artiox nedir? Artiox, hisse senedi alıp satar gibi, eksper onaylı ve sigortalı sanat eserlerine ait "tokenleri" kolayca alıp satmaya yarayan blok zinciri tabanlı yeni nesil bir sanat yatırım platformu olarak öne çıkıyor. Geleneksel sanat yatırımı bir eserin tümüne yüklü bir yatırım yapmayı gerekli kılarken Artiox, küçük bütçelerle de sanat eserlerinin bir kısmına ortak olmayı ve çok sayıda eserlerle çeşitlendirilmiş bir portföy oluşturmayı olanaklı kılıyor. Artiox kullanıcıları, portföylerindeki eserlerin diledikleri kadarını anında piyasa fiyatından satabiliyor, diledikleri noktalara alım ya da satım emirleri verebiliyor ve sanat yatırımlarını geleneksel yöntemlere göre daha etkin yönetebiliyor. Öne çıkanlar: Sauna Emerging 1 Artiox ve Art.Ist Sauna iş birliğiyle oluşturulan Sauna Emerging 1 sepeti, genç ve bağımsız 11 sanatçının eserlerini içeriyor. Art.Ist Sauna'nın oluşturduğu seçici kurulun uzun ve ayrıntılı bir çalışma sonucunda belirlediği gelecek vadeden sanatçılar arasında Erdinç Sakin, Erhan Karagöz, Mr. Hure, Mine Akçaoğlu, Saniye Özbek, Küntay Tarık Evren, Muhammet Bakır gibi isimler yer alıyor. Bir diğer deyişle Sauna Emerging 1 sepetine yatırım yapan Artiox yatırımcıları, titizlikle seçilmiş ve potansiyeli olan sanatçılara destek olmuş oluyor. Diğer yandan sepetteki eserler UniqExpo'da yer alan sergileme alanında sürekli olarak sergileniyor ve böylece yatırımcılar, sanatçılarla vakit geçirebilme fırsatı buluyor. Çok yakında mobilde Şu an için 7/24 işlem yapmayı mümkün kılan kullanıcı dostu bir web platformuyla hizmet veren Artiox, çok yakında mobilde de günün her saati; internet erişiminin olduğu her yerden sanat yatırımı yapmayı mümkün kılacak Android ve iOS platformlarını yayımlamaya hazırlanıyor. Artiox hesabınızı oluşturup eksper onaylı ve sigortalı sanat eserlerine ait "tokenleri" kolayca alıp satmaya başlamak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Murat Ertel hem Baba Zula hem de diğer solo projeleriyle bu coğrafyanın en özgün müzisyenlerinden biri. Dönsün Dursun serisinde bu hafta ağırladığımız Ertel, yakında dinleyeceğimiz şarkısından ipuçlarını bizlerle paylaştı. Söyleşimizde Ulrich Troyer'den Ben Harper'a, Ruhi Su'dan Pir Sultan Abdal'a bir yolculuğa çıkaran sanatçı, bizleri müziğinin mutfağından bir fotoğrafla selamlıyor.

Bu ara en çok hangi şarkıyı dinliyorsun?

Dürüst olmak gerekirse bu aralar en çok arkadaşım Ulrich Troyer'i dinliyorum. Bence çok iyi bir müzisyen. Forbit Studio diye bir stüdyosu var, epey deneysel müzikler yapıyor. Vegetable Orchestra diye bir orkestrada çalıyor, sebzelerden enstrüman yaparak konser veriyorlar. Konser sonrasında da çaldıkları bu enstrümanları, performansları esnasında kaynattıkları suya atıp çorbasını yapıp seyircilere dağıtıyorlar. 

Ulrich, aynı zamanda resimli roman yapıyor. Çocukların müzik yapması için bir uygulamaları var. Onunla birlikte bir şarkı yapıyoruz; bana davulları çaldı, ben de üzerine gitar çaldım. Sonra o, üzerine bas çaldı. Şimdi de ben de onun üzerine elektro saz çalacağım. O yüzden en çok o parçayı dinliyorum bu aralar.

Bir kez açtığında defalarca dinlemeden bırakamadığın şarkı nedir?

Narmanlı Han'da çok önemli bir plakçı vardı. Deniz Pınar. Orada biz acayip plaklar bulurduk. Can'in bir EP'si — her iki yüzü 30 dakika sürüyordu. O zamanlar 77 model bir Ford Escort'um vardı; orada da kaset dinlerdim. 60'lık bir kasetin iki yüzüne de buradaki parçayı kaydetmiştim; saatlerce o parçayı dinliyordum. Ritmik olarak bana müthiş çekici geliyor. 

Gruptaki Jaki Liebezeit, en sevdiğim davulcu. David Bowie'den Brian Eno'ya kadar pek çok müzisyen onun hayranı. Eurythmics'in ismini o bulmuş ve ilk albümünde çalmış. Depeche Mode'la da çalmış. Onunla arkadaş olma ve birlikte çalma fırsatı elde etmiştim; 2000'li yılların başından ölümüne kadar hem dost kaldık hem de birlikte müzik yaptık. Can grubunun bu şarkısını dinlememin nedeni, sanırım ritmi. Müzikte en sevdiğim şey güzel bir groove.

Müzik kariyerinde ve üretiminde kırılım noktası oluşturan bir şarkı var mı?

Çok şarkı var ama herhalde "en" diyebileceğim bir tanesi, bir kasedin tam bir yüzü boyunca sürüyordu. Bu, 14 yaşındayken kurduğum ikinci grubun şarkısıydı ve ismi İkide Bir'di. Akın Evliyaoğlu diye bir arkadaşım vardı; iki kişilikti bir gruptuk ve ikimiz de aynı orgu çalıyorduk. Gece Yürüyüşçüsü adını taşıyan ve tek şarkıdan oluşan konsept bir albüm yapmıştık — tür olarak da doğaçlamaydı. O kaset hâlâ bende duruyor, dinliyorum. Gerçekten de o parçayla beraber ilk albümümü ve ilk konsept albümümü yapmışım; sanırım o parçadan sonra benim için her şey değişti.

Hikâyesiyle bağlam kurduğun, sanki ben yazmışım dediğin bir şarkı var mı? Neden?

Ben Harper'ın Roses From My Friends şarkısı geliyor aklıma. Ruhi Su, babamla arkadaş olduğu ve babam da onun ikinci albümünden itibaren tüm albüm kapaklarını ve sanat yönetmenliğini yaptığından her albümünü çalmak için bize gelirdi. Pir Sultan Abdal plağındaki halk müziğinde kavramsal plakları yapan ilk insan herhâlde Ruhi Su'dur. Orada asılmadan önce söylediği bir türkü var: Pir Sultan Abdal'a herkes taş atar, yalnızca bir kişi gülü tercih eder. Kanlar içindeki Abdal, gülü alır ve "Yağmur gibi başıma yağar taşlar / İlle dostun gülü yaralar beni" der. Esas incitenin onu sevenler olduğunu çok güzel bir şekilde anlatır. 

Ben Harper da henüz bu kadar popüler değilken konser vermek için Türkiye'ye gelmişti — o zamanlar Ben Harper'ın rehberliğini yaptım, çok iyi arkadaş olduk. Bu coğrafyanın kültürü ve sazla ilgilendi. Bir gün ona Pir Sultan Abdal'ı ve bu türküyü anlattım. Çok etkilendi, oldukça duygulandı. Bu hikâyeden etkilenerek de Roses From My Friends'i yaptı. O yüzden bu şarkının hikâyesiyle bağ kuruyorum. Benim de küçük de olsa bir katkım var diye düşünüyorum.

Sorularımız son buluyor ve Murat Ertel ekliyor: "Aposto!yu seviyor ve takip ediyorum. Sorularınıza cevap vermek çok güzeldi."


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Bir filmi duymak mı?

İçindekiler: Sesin başrol olduğu filmler, politikleşmiş ve gözü kara Bristol sound'un doğuş hikâyesi ve Dönsün Dursun'da Murat Ertel.

16 Tem 2021

Artiox ile birlikte
Massive Attack

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı