Organize bir kaos


Istanbul Fringe Festival 2021 Hybrid, yarın başlıyor!
Yaz bitti, sonbahar geldi; festivaller sona erdi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, İBB iştiraklerinden Kültür AŞ’nin Şehir Sponsorluğunda ve Hollanda Başkonsolosluğunun destekleriyle eylül ayının…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Low, HEY WHAT
Süre: 46 dakika
Plak şirketleri: Sub Pop Records
Kartonet: Minnesota merkezli Mimi Parker ve Alan Sparhawk ikilisinin 13. stüdyo albümü. Prodüksiyon masasında grubun Ones and Sixes (2015) ve Double Negative (2018) albümlerinde de olduğu gibi BJ Burton var. BJ Burton’a Grammy’e aday gösterildiği Bon Iver’in I, I ve 22, A Million albümlerinin yanı sıra Charlie XCX, Banks, The Japanese House gibi projeler için yaptığı prodüksiyon çalışmalarında denk gelebilirsin. 10 şarkı şarkıdan oluşan albüm, 46 dakikalık organize bir kaos.

Low, HEY WHAT
Neden dinleyelim? Kuşkusuz Mimi Parker ve Alan Sparhawk ikilisinin kırılım noktası Low’un 25. yılında yayımladıkları Double Negative albümüyle yaşandı. Grup her yeni albümde sürpriz yapmaya açıktı ve Ones and Sixes’te farklı bir yöne geçtiklerini göstermişti. Fakat elektronik perküsyonlar, ses manipülasyonları, yavaşça solan vokaller ve pop-dans hitlerine taş çıkartan ritimlerin bir rock grubuna uygulanması asla öngörülemezdi. Riskliydi. Fakat bir o kadar da grubun taşıdığı müzikal mirasa eşsiz bir eklentiydi. Nitekim dinleyiciler de çok sevdi. İkili de sonraki üretimleri için yepyeni bir ufuk çizgisine sahip oldu. HEY WHAT da tam bu noktanın ardından gelen ve kalp atışların hızlandıran akor değişimleriyle dijital platformlarda yerini aldı.
Benzer işler: Sun Kil Moon, Lunch in the Park ve Liars, The Apple Drop.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
31. Akbank Caz Festivali, "Yeniden Şehrin Caz Hâli" sloganıyla etkinlik takviminde yerini aldı. Haftanın filmi The Father, albümüyse Low'dan HEY WHAT.
17 Eyl 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




