Róisín Murphy'nin yeni albümü yolda

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
1993 yılında Mark Byrdon prodüktörlüğünde kurduğu Moloko grubuyla 90'ların ikinci yarısında ve erken 2000'lerde art pop'tan trip hop'a, acid jazz'dan dance-pop'a dance genişleyen bir jans spektrumunda toplam 4 albüm yayımlayan Róisín Murphy, 20 yıldır sürdüğüdü solo kariyerinin son uzunçaları Hit Parade'i The Universe teklisiyle duyurdu.
2023'ün başında bir DJ Koze düeti olan Can't Replicate ve CooCool şarkılarını paylaşan müzisyen, 6. stüdyo albümü olacak Hit Parade'in müjdesini vermemişti. En son 2020 yılında Róisín Machine adlı albümünü yayınlayan Róisín, görselliği ve ses manzaralarıyla bir disko nostaljisinin yenilikçi bir sunumunu yapmıştı.
Róisín, Hit Parade'te güçlerini birleştirdiği ve albümün yapımcılığını emanet ettiği ünlü Alman house DJ'i ve yapımcısı Stefan Kozella'yla (DJ Koze) yaratıcı ortaklığına dair "Başka ülkelerde, birbirimize sürekli şarkılar ve fikirler ileterek uzaktan çalıştık. Yeni bir işbirliğine her zaman açık fikirlilik ve şevkle yaklaşmak zorundayım. Hit Parade'le bu yaklaşımımı önceki işbirliklerimden çok daha iyi bir şekilde gerçekleştirdim." dedi.
Bir not: Yeni albümünü 8 Eylül'de Ninja Tune etiketiyle yayımlamadan önce rotayı İstanbul'a da kıracak olan Róisín, 7 Haziran akşamı Zorlu PSM'de sahneye çıkacak.
Albümden son tekli The Universe, Hit Parade'in kapak tasarımı ve şarkı listesi de hemen aşağıda.
Róisín Murphy, "The Universe"

Şarkı listesi:
1- What Not to Do
2- CooCool
3- The Universe
4- Hurtz So Bad
5- The House
6- Spacetime
7- Fader
8- Free Will
9- You Knew
10- Can’t Replicate
11- Crazy Ants Reprise
12- Two Ways
13- Eureka
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.





