Bir işgalin gölgesinde cezalar, sansürler ve boykotlar...


O’Art’tan yılın ilk sergisi: Lorem Ipsum Odeabank ’ın günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan sanat platformu O’Art , Lorem Ipsum isimli yılın ilk sergisini 17 Şubat'ta fiziksel olarak sanatseverlerle buluşturdu. Nedir? Lorem Ipsum , tipografinin bir araca dönüştüğü ya da amaç edinildiği iki zıt yaklaşımı bir arada sergileyerek, günümüz sanatıyla ilişkisini nesne-imge-gösterge ilişkiselliğinde yorumluyor; bir yandan toplumun benimsediği göstergeler zincirini bozuma uğratırken bir yandan da olası tüm anlamları kucakladığı bir küratöryel yaklaşım sunuyor. Nerede? Akaretler Sıraevler No: 11. Ne zaman? 17 Mart’a kadar fiziksel olarak deneyimleyebilirsiniz. Neden gitmeli? Lorem Ipsum sergisinde eserlerini görebileceğiniz sanatçılar arasında Nancy Atakan, Emin Çelik, Leyla Emadi, Gülen Eren, Eylül Ersöz, Merve Ertufan, Huo Rf, Berkay Tuncay ve Merve Ünsal yer alıyor. Not almalı: Sergi, fiziki süresini tamamladıktan sonra odeabank.com.tr 'den online olarak deneyimlenebilecek. Odeabank'ın sanat platformu O'Art'ın sanat etkinliklerini ve daha #fazlasını takip etmek için Odeabank'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Ukrayna’daki askerî müdahale pek çok ülkede Rusya merkezli müzik kurumlarına, Rusya vatandaşı bestecilere, şef ve müzisyenlere karşı cephe alınmasına yol açtı. Bir dizi köklü müzik kurumu Ukrayna halkına destek mesajları iletti, bir kısmı konser programlarına Ukrayna Millî Marşı’nı ekledi. Kimi kurumlar da Rusya vatandaşı müzisyen ve şeflerden, Putin’e yönelik bir kınama mesajı yayımlamalarını istedi. Spotify Rusya’dan çekildi. Avrupa Yayın Birliği bu sene Eurovision’a Rusya'dan gelen sanatçıların kabul edilmeyeceğini bildirdi. Tüm bu kültürel yaptırımların ve boykotların olumlu bir yaklaşım olup olmadığı, önemli bir tartışma konusu.
- Ne oldu? Yaşayan en önemli orkestra şeflerinden 68 yaşındaki Valery Gergiev, Putin’in başlattığı operasyonu kınamadığı gerekçesiyle Münih Filarmoni Orkestrası’nda yürüttüğü daimi şeflik görevinden alındı. Münih Belediye Başkanı Dieter Reiter 25 Şubat’ta Gergiev’den Putin’e yönelik bir kınama mesajı yapmasını isteyerek ona 28 Şubat’a kadar süre tanıdıklarını açıklamıştı. Şef Gergiev’in bu çağrı karşısında sessiz kalması üzerine Reiter, Münih Filarmoni adına bir açıklama yaparak Gergiev’in görevini sonlandırdıklarını, bundan böyle Münih Filarmoni’nin konserlerini onun yönetmeyeceğini belirtti.
- Öte yandan: Bu tutumdan etkilenen, yalnızca Gergiev olmadı; 50 yaşındaki soprano Anna Netrebko da kendisine yönelen yoğun baskılar sebebiyle bir süreliğine sahnelerden çekildiğini duyurdu. Oldukça yoğun bir konser takvimi olan Netrebko’nun yakın tarihli tüm konserleri iptal edildi ya da belirsiz tarihlere ertelendi.
- Rusya’da neler oluyor? İşin bir başka boyutu, Rusya’da yaşayan yabancı müzisyenlerin durumu… Moskova’daki Stanislavski Akademik Müzik Tiyatrosu’nun baş balerini Fransa vatadaşı Laurent Hilaire geçtiğimiz hafta sonu, “uyum içinde ve severek çalıştığı işinden istifa etmek zorunda kaldığını” açıkladı. Moskova’dan ayrılmak zorunda kalan bir başka sanatçı da, Bolşoy Balesi’nin eski sanat direktörü koreograf Alexei Ratmansky oldu.
- Neden önemli? Bütün bu kültürel yaptırımlara yönelik sorulması gereken pek çok soru var elbette. Çatışmanın sorumlusu ve savunucusu devlet yöneticileriyken dünya çapında çeşitli cezalarla, sansürle, boykotla karşılaşanların "yalnızca Rusya vatandaşı oldukları için" kültür üreticileri, sanatçılar, sporcular olmaları, savaşın gidişatında ne kadar ve nasıl etkili? Kültürel yaptırımlar, örneğin ekonomik yaptırımlar kadar etkili mi? Yaptırımların politik ve iktisadi düzlemde çeşitli karşılıkları olsa dahi, mesleğinden, işinden olan sanatçıların kayıpları, yaşadıkları yıkım telafi edilebilecek mi?

Kuğu Gölü Balesi
- Görüşler: Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Bolşoy Tiyatrosu'nda sahnelenen Kuğu Gölü Balesi'nin Atina'daki Megaron Konser Salonu'ndan canlı yayınının iptal edilmesi ve Rusya merkezli kültür kuruluşlarıyla iş birliğinin askıya alınması talimatını verme nedenini “Konser salonundaki temsil egemen bir ülkeyi bombalamakta olan Rusya devleti tarafından finanse edildiği için erteleniyor, söz konusu eser bir Rusya vatandaşı olan Çaykovski tarafından yazıldığı için değil. Bolşoy Balesi'nin ana şirketi olan Bolşoy Tiyatrosu gerçekten de bizzat Putin tarafından seçilen bir grup politikacı, bankacı ve iş insanı tarafından kontrol ediliyor.” sözleriyle açıkladı.
- Alınan kararlara tepkiler: Bir grup sanatçı ve gazeteci, kültürel yaptırımların doğru bir uygulama olmadığını savunuyor. İktisatçı ve yazar Mahfi Eğilmez, Avrupa'nın tutumunun ilkel olduğunu düşünüyor. Eğilmez, "Ceza Hukukunun evrensel ilkelerinden birisi suç ve cezaların bireyselliğidir. Başkasının işlediği suçlardan dolayı başkaları cezalandırılamaz." diyor. Sanatçı çift Ilya ve Emilia Kabakov, Artnet News'e verdikleri röportajda kültürel yaptırımlara inanmadıklarını; kültürel bağlantıların, politikacılar başarısız olduğunda insanları bir araya getirebilecek yegane araçlar olduğunu belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15. yaşını geride bırakan MUBI'nin hikâyesine ve gelecek projelerine ortak oluyor, sonra Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin müzik sektörüne yansımalarını inceliyoruz.
04 Mar 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.



