🪦 Ryuichi Sakamoto'nun cenaze müziği

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yaşamının son yıllarında cebelleştiği kansere yenik düşerek 28 Mart günü vefat eden Ryuichi Sakamoto, cenazesinde çalınmak üzere 33 şarkılık bir çalma listesi hazırladı. Müzisyenin "Funeral" adını verdiği çalma listesi, 50 yılı aşkın engin ve bereketli bir kataloğun kahramanının esinlerini bir araya getiren retrospektif bir gezinti vadediyor.
Müzisyenin menajer ekibi skmt'nin, "Ryuichi'nin cenazesinde çalınması ve vefatına eşlik etmesi üzre gizli olarak derlediği bir çalma listesi paylaşmak istiyoruz. O, gerçekten de sonuna kadar müzikle bir aradaydı." diyerek paylaştığı çalma listesi; müzikal kariyerine empresyonist piyanistlerin ilhamı altında piyanoyla başlayan Sakamoto'nun klasik kökenlerinden, janrın altın çağında tanıştığı cazdan, geç dönem üretimlerinin elektronik müzik deneyselliklerinden ve daha fazlasından izlerle dolu.
Bu izleri; çalma listesine baştan sona yayılan Erik Satie, Claude Debussy, Johann Sebastian Bach, Bill Evans ve Alva Noto şarkılarında bulmak mümkünken; listede ünlü film müziği bestecisi Ennio Morricone ve Sakamato'yla 40 yılı aşan müzikal işbirliği geçmişiyle David Sylvian gibi isimler de göze çarpıyor.
Bir adım geriden:
Ryuichi Sakamato'nun engin ve derin diskografisi en son, Milan Records ve Sakamoto'nun menajer Norika Sora'nın müzisyene bir hediye olarak tasarladığı ve Alexandro Gonzalez Iñárritu'nun seçkisiyle hayat bulan Travesía derleme albümüyle genişlemişti. Sakamoto'nun vefatından 2 ay önce paylaşılan ve hayattayken yayımladığı son albümü 12 ise, müzisyenin hayatının son 13 ayına açık bir davet verdiği minimalist bir günlük, seslerle yıkandığı içsel bir yolculuktu.
Ryuichi Sakamoto'nun ölümün ardından müzisyenin ilham dolu müzikal hayatında dolaştığımız yazı Dünyaya bedel eşsiz bir ruh: Ryuichi Sakamoto, hâlen genişlemekte olan Sakamoto'nun müzik evrenine bir saygı duruşuydu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




