Şehrin caz hâli, yeniden

32. Akbank Caz Festivali, iki hafta boyunca onlarca müzisyen ve müzik grubuyla İstanbul’un çeşitli mekânlarında cazla yankılanacak.
Şehrin caz hâli, yeniden

25 Eylül - Salt - İstanbul
Salt ile birlikte

Sahnede 90’lar Salt ’ta Nedir? Sergi . Salt ’ın yeni sergisi Sahnede 90’lar , 1990’lar Türkiye’sindeki kültürel ortamı ve sanat üretimlerini sahne ve performans kavramları üzerinden inceliyor ve dönemin bireysel ve kolektif üretimlerinden kapsamlı bir seçki sunuyor. Nerede? Salt ’ın Beyoğlu ve Salt Galata yapılarında. Ne zaman? 15 Eylül 2022 - 12 Şubat 2023 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. Kimler var? Serginin Salt Beyoğlu ’ndaki yerleştirmesinde aralarında Halil Altındere, Moni Salim Özgilik, Özlem Günyol ve Mustafa Kunt, Esra Ersen, CANAN, Taner Ceylan, Köken Ergun, Hüseyin Katırcıoğlu ve Aydın Teker ’in bulunduğu sanatçıların işleri bulunurken, Salt Galata ’da ise Burak Delier ve Mehmet Sander ’in işlerinden bir seçki yer alıyor. Neden gitmeli? Türkiye’nin sanat sahnesinde disiplinlerarası kavramının gündeme geldiği ve popüler kültürün emsalsiz bir yükselişe geçtiği 1990’lı yılların sanatından örnekler sunan Sahnede 90’lar , dönemin performans üretimlerine yoğunlaşarak kültür, sanat ve eğlence tarihine çok yönlü bir bakış geliştirmeyi amaçlıyor. Sahnede 90’lar hakkında daha kapsamlı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıya uğrayabilir, sergiyi ise Salt ’ın Beyoğlu ve Galata yapılarında ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İstanbul’da güz mevsimi, şehrin caz hâlinin tomurcuklandığı ve müziğin duyulduğu çeşitli mekânlarda yeşerdiği bir zaman dilimi demek. Akbank Caz Festivali, 1991 yılından beri İstanbul’a alternatif bir cazın imkânlarını sunarak yerel ve yabancı sahneden yüzlerce müzisyen ve grubun şehrin müzik atlasında parıldadığı alanlar yaratan bir festival oldu. Güzü iple çektiğimiz bir mevsime dönüştüren başat organizasyonlardan olan festival, pandemin kısıtlamalarından uzak bir formatla bu sene 32. edisyonuyla geri dönüyor. Akbank Caz Festivali'nin direktörü Gözde Sivişoğlu ve Pozitif’in genel müdürü Ayşegül Turfan Mumcuoğlu’yla festivalin İstanbulla ilişkisi, şehrin sosyal-kültürel dokusuna kattıkları ve programdan öne çıkardıkları isimleri konuştuk.

Akbank Caz Festivali direktörü Gözde Sivişoğlu

Akbank Caz Festivali şehrin birçok farklı noktasında ve çeşitli mekânlarda gerçekleşiyor. Özellikle Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Avlusu, Postane İstanbul, HOOD Base, Outro Record Store gibi etrafındaki komüniteyle bütünleşmiş, bulunduğu yer için nefes alanları oluşturan tercihlerinizi çok önemli buluyorum. Festivalin mekânlarını seçerken İstanbulla nasıl bir diyalog kurmayı amaçladınız, şehrin kültür-hayat atlasından nasıl etkilendiniz? 

Gözde Sivişoğlu: Festivalimizin sloganı bildiğiniz üzere “Şehrin caz hali” Her zaman festival kürasyonunu yaparken dikkat ettiğimiz ve şehrin bize sunduklarıyla ilgili bir motto. Şehir bize ne söylüyor? Şehirde neler oluyor? Bunlara her zaman dikkat ediyoruz ve bu diyalogu 32 yıldır taze tutmak için çalışıyoruz.

Her sene farklı mekânları, farklı komüniteleri festivalimizde misafir etmeyi çok önemsiyoruz. Saydığınız mekânlar çok değerli ve dinamik etkinlikler yapıyor. Bu örnekleri takip etmek ve  deneyimlemek bizim için de çok önemli. Birçok farklı mekânla iletişimde olmayı, komüniteyle üretmeyi ve yaratmayı çok önemsiyoruz. 

Bu sene İstanbul’un 14 farklı ilçesine/mahallesine yayılıyoruz. İstanbul çok dinamik ve aynı zamanda büyülü, gizli hazinelere sahip bir şehir. Biz de festivalin yeniliklere her zaman gözünü açan mirasını devam ettiriyoruz. 

Şehir Bize Ne Söyler? atölye seriniz, şehrin 7-12 yaş arasındaki çocuklarını da müziğin yaratıcı sürecine dâhil etmeyi amaçlıyor ve festivali bütünüyle yetişkinlere hitap eden bir etkinlik olmaktan çıkarıyor. Bu seriyle birlikte Akbank Caz Festivali’nin sosyal ve kültürel ilerlemeciliği de amaçlayan bir program tasarımında çocukların yeri ve önemi nedir? Çocuklarda nasıl bir etki bırakmayı öngörüyorsunuz? 

Gözde Sivişoğlu: Çocukların yaratıcılıklarını desteklemenin çok önemli olduğuna inanıyoruz ve her sene festivalimizde çocuklara yer açıyoruz. Çocukların büyürken örnek aldığı/deneyimlediği kültür sanat etkinlikleri gelişimlerinde olumlu rol oynarken, ilerleyen dönemlerde de müzik dinleyicisi olarak bilgili ve keşfetmeye açık bir alan yaratıyor. Bu deneyimler aynı zamanda çocukları küçük yaşlardan itibaren sanatçı olmaya teşvik edebiliyor. Bizler de onlarla bir arada olmanın mutluluğuyla birlikte festivalimizin hem gelecekteki yeni dinleyicilerini ve müzik severlerini hem de sanatçılarını ağırlıyoruz.  

Burhan Öçal | Kaynak: Akbank Caz Festivali

Hem Türkiye caz sahnesinden saygın ve çıkıştaki isimler hem de küresel sahneden yenilikçi ve kült figürlerle festival, yerel ve yabancı müzisyenlerin dağılımı açısından çok dengeli bir programa sahip. Buradaki denge sizin için ne kadar önemli? Akbank Caz Festivali’nin Türkiye’deki caz müzisyenlerine görünürlük sağlamak için somut bir misyonu var mı? 

Gözde Sivişoğlu: Türkiye'nin en köklü caz festivali olan Akbank Caz Festivali 1991 yılında İstanbul'da düzenlenen konserlerle başladı. O günden beri dünyanın en önemli caz müzisyenlerinin yanı sıra gelecek vadeden genç kuşaktan yeni isimlere de programlamasında yer vermeye devam ediyor. Festival; bugün paneller, atölyeler, dinletiler ve disiplinlerarası projeleriyle çok yönlü bir organizasyon hâline gelmiş bulunmakta. Yıllar içinde genişleyen müzikal yelpazemiz kapsamında klasik ve modern cazın yanı sıra elektronik müzik ve dünya müziğinin farklı projelerine de yer vermeye özen gösteriyoruz. Festivalin içeriklerinde de farklı müzik janrları ve farklı disiplinlerin iç içe geçmesi bu anlamda bizim için çok önemli. 

Pozitif'in genel müdürü Ayşegül Turfan Mumcuoğlu

Festivalin programı özellikle pandemiyle geçen iki seneden sonra bizi çok heyecanlandırıyor. Hem yerel hem de yabancı sahneden birçok müzisyeni izleyecek, aynı zamanda da çeşitli söyleşi ve atölyelere katılabileceğiz. Sizin festival programından bize “muhakkak gidin” dediğiniz etkinlikler nedir öğrenebilir miyiz?

Ayşegül Turfan Mumcuoğlu: Her yıl zenginleşen programına farklı deneyimler ekleyerek yeni dünyayı takip eden Akbank Caz Festivali, bu sene de caz dünyasının usta müzisyenlerini ağırlamaya devam ediyor. Uluslararası müzik tarihinin önemli isimlerinden Abdullah İbrahim, Alice ve John Coltrane çiftinin oğlu, saksafoncu, besteci ve prodüktör Ravi Coltrane, birden çok Grammy Ödülü’ne sahip iki Kübalı müzisyen Gonzalo Rubalcaba ve Aymée Nuviola, ECM sanatçılarından Oded Tzur Quartet konserlerini caz severlerin takvimlerinde muhakkak yer almalı. Her sene olduğu gibi küresel caz sahnesinin dinamik ve yeni nesil temsilcilerini de ağırlıyoruz. Portico Quartet, Emma Rawicz Quartet, Emma-Jean Thackray ve Tenderlonious konserleri bu içeriklerimizden. 

Ravi Coltrane | Fotoğraf: Deborah Feingold

Bu seneye özel içeriklerimizden biri de Maffy’nin Cazı: Maffy Falay Tribute Band akşamı olacak. Türkiye cazının en büyük yeteneklerinden biri olan trompetçi Maffy Falay’ı anacağımız gecede önce yönetmen Deniz Yüksel Abalıoğlu’nun altı yıllık çalışmasıyla tamamladığı belgeseli izleyeceğiz. Ardından Falay’a Türkiye’de verdiği konserlerde uzun sure eşlik etmiş olan müzisyenler Engin Recepoğulları, Can Çankaya, Kağan Yıldız ve Ferit Odman’dan oluşan Maffy Falay Tribute Band sahnede olacak. Bu özel gecenin sunuşunu Hakan Rauf Tüfekçi ve Hakan Atala yapacak. 1991 yılından 2013’e kadar festivalin direktörlüğünü yapan sevgili Mehmet Uluğ anısına her yıl düzenlediğimiz özel gece, bu sene 4 Ekim Salı akşamı Babylon’da gerçekleşecek ve Volkan Öktem’in yayımlayacağı ilk albümü #7'den besteler yer alacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🍃 Kings of Convenience aramızda, Princess Chelsea buluşması

Güneşli bir pazardan herkese merhaba. Şehrin bu hafta ajandasında; kapılmalık şehrin caz hâli, Arter'le ada gezisi, perşembe partisi Sirän #2, ziyaret etmelik Stanley Kubrick sergisi ve dahası var.

25 Eyl 2022

Salt ile birlikte
Çemberlitaş, Eylül 2022 | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?